İran: Lübnan’daki Ateşkes Anlaşmaların Temel Unsurudur
İran, Lübnan’daki ateşkesin her türlü anlaşmanın ayrılmaz parçası olduğunu vurguladı ve ihlalleri eleştirdi.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Lübnan’daki ateşkesin her türlü anlaşmanın temel bir unsuru olduğunu ifade etti. Bekayi, hem İsrail’in hem de ABD’nin bu ateşkesi ihlal ettiğini belirtti.
Basın toplantısında gündemdeki gelişmeleri değerlendiren Bekayi, Lübnan’daki ateşkesin önemine dikkat çekti. Hizbullah ile İsrail arasındaki gerilime de değinen Bekayi, İsrail’in bölgede ciddi ihlaller gerçekleştirdiğini ve sivil hedeflere yönelik saldırıların sürdüğünü savundu. Ayrıca, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin bu süreçte etkisiz kaldığını ifade etti.
Bekayi, ateşkes ihlallerinin yalnızca İsrail tarafından değil, ABD tarafından da yapıldığını belirterek, bölgedeki saldırgan politikaların devam ettiğini vurguladı. İran’ın, kendisine yönelik saldırılara karşılık olarak hedef aldığı noktaları vurduğunu da ekledi.
İran’ın ulusal güvenliğe yönelik tehditleri yakından takip ettiğini belirten Bekayi, gerekli önlemlerin alınacağını ifade etti. ABD Başkanı Donald Trump’ın nükleer iddialarına da değinen Bekayi, İran’ın bu konudaki adımlarını kendi değerlendirmeleri doğrultusunda belirlediğini ve önceliklerinin çatışmaların sona erdirilmesi olduğunu söyledi.
ABD ile müzakerelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bekayi, görüşmelerin başından itibaren derin bir güvensizlik ortamında gerçekleştiğini belirtti. “Diplomasi, gücün yerini alan bir araç değildir” diyen Bekayi, müzakerelerin karşılıklı şüphe ve çelişkili mesajlar altında sürdüğünü, bu durumun süreci uzattığını ifade etti.
Bölgedeki gerilimin artmasında İsrail’in etkili olduğunu savunan Bekayi, Tel Aviv yönetimini diplomatik süreçleri sabote eden bir aktör olarak tanımladı. İran’ın ABD ve İsrail’i ayrı değerlendirmediğini de vurguladı.
ABD’nin değişken ve çelişkili açıklamalarına atıfta bulunan Bekayi, Amerikan yönetiminde karar alma sisteminde bir belirsizlik ve tutarsızlık gözlemlendiğini söyledi. İranlı yetkili, medya organlarına ABD açıklamalarını aşırı ciddiye almamaları yönünde çağrıda bulundu.
Avrupa Birliği’nin İran’a yönelik eleştirilerine de yanıt veren Bekayi, AB’nin yaklaşımını “çifte standart ve ikiyüzlülük örneği” olarak nitelendirdi. İran’a yönelik saldırıların görmezden gelindiğini, buna karşın İran’ın savunma adımlarının eleştirildiğini belirtti.
Bazı ülkelerin ABD ve İsrail ile iş birliği yaptığına dikkat çeken Bekayi, İran’ın komşu ülkelerin tutumlarına ilişkin kendi değerlendirmelerine sahip olduğunu ifade etti. Bu ülkelerin komşuluk ilişkileri ve hukuki yükümlülükler konusunda gereken hassasiyeti göstermediğini savunan Bekayi, bu durumun gözden geçirilmesi gerektiğini vurguladı.
Lübnan’daki gelişmelere ilişkin Bekayi, bir devletin temel görevlerinden birinin egemenliğini ve sınırlarını korumak olduğunu belirtti. Lübnan’daki direniş hareketlerinin yıllardır İsrail’in bölgedeki politikalarına karşı önemli bir engel oluşturduğunu ifade eden Bekayi, Tahran’ın Lübnan’a destek vermeye devam edeceğini kaydetti.
ABD Başkanı Donald Trump döneminde gündeme gelen Gazze’ye ilişkin uluslararası girişimlerin başarısız olduğunu belirten Bekayi, Filistin’deki gelişmeler karşısında oluşturulan mekanizmaların amaçlarına ulaşamadığını söyledi. ABD’nin ateşkes ihlalleri ve CENTCOM açıklamalarının Washington’a yönelik güvensizliği artırdığını savunan Bekayi, İran’ın saldırı eylemleri karşısında savunma hakkını kullandığını belirtti.
Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf ve Dışişleri Bakanı Seyyid Abbas Erakçi’nin Doha ziyaretinin olumlu geçtiğini açıklayan Bekayi, bu ziyarette savaşın sona erdirilmesine yönelik konuların ele alındığını ifade etti. İran ile karşı taraf arasındaki temaslarda Pakistan’ın arabulucu rolü üstlendiğini belirten Bekayi, İran’ın görüş ve önerilerinin Pakistan aracılığıyla karşı tarafa iletildiğini söyledi.
Bloke edilen İran varlıkları ve bunların serbest bırakılmasıyla ilgili bir soruya yanıt veren Bekayi, İran’ın Nükleer Anlaşma (KOEP) kapsamında elde ettiği şeyin, İran halkına ait olan ve daha önce bloke edilmiş fonların serbest bırakılması olduğunu belirtti. Bekayi, “Hiçbir taraf İran’a para vermedi. Biz herhangi bir imtiyaz peşinde değiliz; hakkımız olanı talep ediyoruz ve bu bizim kesin talebimizdir” dedi.




