Mübadele Anlaşmasının 103. Yılı: Tarihin İzleri

Türkiye ve Yunanistan arasındaki nüfus mübadelesinin üzerinden 103 yıl geçti. Tarihin izleri ve mübadillerin yaşamları üzerine bir değerlendirme.

30 Ocak 1923 tarihinde Türkiye ve Yunanistan arasında imzalanan nüfus mübadelesi anlaşması, 27 bin 687 Müslüman mübadilin deniz yoluyla Anadolu’ya ulaşmasının üzerinden tam 103 yıl geçti. Bu anlaşma çerçevesinde, yaklaşık 400 bin Türk, Yunanistan’dan Anadolu’ya göç ederken, 1,2 milyon Ortodoks Rum ise Yunanistan’a yerleşti.

Mübadillerin yeni yerleşim yerlerinde sosyokültürel ve ekonomik uyum sağlamalarını desteklemek amacıyla, 10 farklı mıntıka belirlenmişti. Sakarya bölgesini kapsayan 7’nci mıntıka, İzmit olarak tanımlandı. Deniz yoluyla İzmit’e getirilen mübadiller, Selanik, Girit, Manastır, Yanya ve Cezayir-i Bahr-i Sefid gibi bölgelerden gelerek, Adapazarı istasyonuna ulaştılar.

Adapazarı istasyonunda indirilen mübadiller, buradan kara yoluyla Adapazarı, Serdivan, Akyazı, Hendek ve Söğütlü ilçelerine dağıtıldılar. Geyve’ye yerleşen mübadiller ise trenden inmeden demir yolu ile ilçeye ulaştılar.

Toplumlar Büyük Yıkımlardan Sonra Sessiz Kalır

Sakarya Üniversitesi Balkan Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Samet Çakmaker, Balkanların tarih boyunca cazibe merkezi olduğunu ancak bunun beraberinde bazı olumsuzluklar da getirdiğini ifade etti. Çakmaker, bu bölgelerin savaşlar, yıkımlar ve büyük insan kayıplarına tanıklık ettiğini belirtti. Toplumların yaşadığı trajedilerin sadece tarih kitaplarında değil, edebiyat eserlerinde de yer bulduğunu vurguladı.

Çakmaker, mübadele sonrası yaklaşık 2 milyon insanın yer değiştirmesinin büyük bir sosyal olay olduğunu ancak bu konuyla ilgili edebi eserlerin sayısının oldukça az olduğunu dile getirdi. 2000 sonrası yazılan romanlarda bu temanın daha fazla işlendiğini gözlemlediklerini belirtti.

Sakarya Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Burak Çıtır, Anadolu’daki Rum Ortodoksların Yunanistan’a, Yunanistan’daki Müslümanların ise Anadolu’ya göç ettirildiğini hatırlattı. Çıtır, bu göç sürecinin dönemin yöneticileri tarafından, Anadolu’daki nüfusun niteliksel olarak iyileştirilmesi amacıyla gerçekleştirildiğini söyledi.

Demir yoluyla yapılan nüfus mübadelesinin özellikle Anadolu’nun batı ve Ege kıyılarında yoğunlaştığını belirten Çıtır, İzmit mıntıkasının bu sürecin başlangıç noktası olduğunu ifade etti. Deniz yoluyla İzmit’e getirilen mübadillerin, 2-3 gün içinde evrak işlemlerinin tamamlanmasının ardından yerleştirilecekleri yerlere gönderildiğini kaydetti.

Serdivan’a yerleşen mübadillerin, yanlarında getirdikleri tarım ürünlerini bölgeye ekerek, ticari hayata katkıda bulunduklarını belirten Çıtır, Balkanların tarımsal ürünlerinin uluslararası ticarete dahil olduğunu vurguladı. Ayrıca, Yunanistan’a gönderilen Rum Ortodoks nüfustan kalan bazı mülklerin harabe halde olduğunu, devletin mübadillerin yerleşimi için köy, cami ve sağlık hizmetleri inşa ettiğini de sözlerine ekledi.

Sakarya’ya gelen mübadillerin çeşitli zorluklar yaşadığını ifade eden Çıtır, Serdivan’da dağ köyü inşasına başlandığını ve burada 400 haneye kadar yerleşim yerleri oluşturulduğunu belirtti. Ancak, ovalık alanlarda yerleşim sırasında sıtma hastalığı gibi sorunlarla karşılaşıldığını ve bazı mübadillerin Manisa Akhisar veya Hendek bölgesine gitmek zorunda kaldıklarını aktardı. Sakarya’nın, mübadillerle birlikte geliştiğini vurguladı.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu