Hamaney’den ABD’ye Uyarı: Yeni Bir Savaş Bölgeyi Tehdit Eder

Ayetullah Hamaney, ABD’nin İran’a yönelik tehditlerinin bölgesel bir savaşa yol açabileceği konusunda uyardı.

İslam Devrimi Lideri Ayetullah Seyyid Ali Hamaney, On Günlük Fecr-i Sadık kutlamalarının başlangıcında, pazar sabahı İmam Humeyni Hüseyniyesi’nde çeşitli toplumsal kesimlerden gelen bir grup ile bir araya geldi.

Toplantıda son gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hamaney, ABD’nin yeni bir savaş başlatması halinde bunun kaçınılmaz olarak bölgesel bir çatışmaya dönüşeceği konusunda dikkatli olunması gerektiğini vurguladı.

Hamaney, “Savaş tehdidi, uçaklar ve gemiler hakkında konuşmak yeni bir durum değil. Geçmişte Amerikalılar sürekli olarak tehditlerde bulundu ve ‘savaş seçeneği masada’ dedi,” diyerek, İran halkının bu tehditlerden etkilenmeyeceğini ifade etti.

Ayetullah Hamaney, İran İslam Cumhuriyeti’nin hiçbir ülkeye saldırı başlatmayacağını, ancak İran’a yönelik saldırılara karşı güçlü bir yanıt verileceğini belirtti.

ABD ile İran arasındaki gerilimin temelinin, Washington’un İran’ı kontrol altına alma isteği ve İran milletinin bu duruma karşı direnişi olduğunu söyleyen Hamaney, “Amerika İran’ı yutmak istiyor; ancak bilge İran milleti ve İslam Cumhuriyeti buna engel oluyor,” dedi.

İran ile ABD arasındaki 47 yıllık çatışmanın kökenlerine değinen Hamaney, Amerikalıların uzun yıllar boyunca İran’da her alanda hâkimiyet kurduğunu hatırlatarak, “Kaynaklar, petrol, siyaset, güvenlik ve dış ilişkiler onların kontrolündeydi. Şimdi Pehlevi dönemi koşullarına geri dönmek istiyorlar; ancak İran milleti buna karşı dimdik duruyor,” şeklinde konuştu.

İmam Humeyni’nin İran’a dönüşünde halk tarafından coşkuyla karşılandığını hatırlatan Hamaney, bu durumun monarşinin sona erdiğinin ve yeni bir siyasi sistemin temellerinin atıldığının bir göstergesi olduğunu ifade etti.

İslam Cumhuriyeti’nin iki temel özelliğine dikkat çeken Hamaney, bunların halk egemenliğinin sağlanması ve din karşıtı çizgiden uzaklaşılarak İslami bir sürecin başlatılması olduğunu belirtti. Eksikliklerin mevcut olduğunu kabul eden Hamaney, ancak ülkenin dini ve İslami yapısının güçlendirilmesi yönünde genel bir ilerleme kaydedildiğini vurguladı.

Ayetullah Hamaney, ülkenin gerçek sahipleri olan halka iade edilmesinin ve ABD nüfuzunun sona ermesinin Washington’u derinden rahatsız ettiğini, bu durumun ABD’nin İran’a yönelik düşmanlığının temelini oluşturduğunu ifade etti.

İmam Humeyni’nin “yapamayız” anlayışını “yapabiliriz” inancına dönüştürdüğünü söyleyen Hamaney, önceki yönetimler döneminde yaşanan aşağılanma ve bağımlılığın bu sayede tersine çevrildiğini dile getirdi.

İran’ın bilimsel ve teknolojik ilerlemelerine de değinen Hamaney, bu gelişmelerin milletin yeniden kazandığı özgüven ve umut sayesinde mümkün olduğunu belirtti.

İranlı gençlerin umutsuz olduğu iddialarını reddeden Hamaney, gençlerin kararlı ve umut dolu olduğunu, ülkenin geleceğini de onların şekillendireceğini ifade etti.

Konuşmasının başka bir bölümünde, son dönemdeki olayların ABD ve İsrail’in yönlendirmesiyle gerçekleştiğini savunan Hamaney, bu olaylarda hem dışarıdan fonlanan kışkırtıcıların hem de duygusal tepkilerle hareket eden bazı gençlerin yer aldığını kaydetti.

ABD Başkanı’nın kargaşayı teşvik eden açıklamalarının, yabancı müdahalenin bir kanıtı olduğunu belirten Hamaney, ülke genelinde sokağa çıkan milyonların İran halkının gerçek temsilcileri olduğunu vurguladı.

İran’a yönelik düşmanlığın, İslam Cumhuriyeti’nin bağımsız çizgisi küresel güçlerin çıkarlarıyla çatıştığı sürece devam edeceğini ifade eden Hamaney, benzer olayların gelecekte de yaşanabileceği uyarısında bulundu.

Güvenlik güçlerinin görevlerini yerine getirdiğini belirten Hamaney, ancak geçmişte olduğu gibi son olaylarda da asıl belirleyici olanın halkın sahadaki varlığı olduğunu vurguladı.

Olayların temel amacının ulusal güvenliği zayıflatmak olduğunu belirten Hamaney, güvenlik olmadan ekonomik, bilimsel ve toplumsal ilerlemenin mümkün olmayacağını ifade etti.

Konuşmasını, ABD’nin İran’a yönelik düşmanlığının temelinde İran’ı ve kaynaklarını kontrol etme arzusunun yattığını yineleyerek tamamlayan Hamaney, insan hakları gibi gerekçelerin bu hedef için öne sürülen bahaneler olduğunu belirtti.

İran’ın saldırganlık başlatmayacağını yineleyen Hamaney, ancak herhangi bir düşmanca girişimin sert bir karşılıkla yanıtlanacağını ve olası bir savaşın kaçınılmaz olarak bölgesel bir boyut kazanacağını sözlerine ekledi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu