İsrailli Yerleşimcilerin Suriye Topraklarına Yönelik İddiaları

İsrailli yerleşimcilerin Suriye topraklarına yönelik saldırıları, bölgedeki gerilimi artırıyor. İşgal altındaki Kuneytra’da yaşanan olaylar endişe yaratıyor.

Geçtiğimiz hafta, işgal altındaki Kuneytra bölgesinde bulunan Suriye’nin Hadir köyünde, büyük bir İsrailli yerleşimci grubu, bir binanın üzerine çıkarak İsrail bayrağı salladı ve güney Suriye’ye yerleşim kurulmasını talep eden şarkılar söyledi. Olay sırasında, İsrail ordusuna bağlı askerlerin durumu izlediği görüldü. Ancak ordu, yerleşimcilerle askerler arasında bir arbede yaşandığını ve bazı yerleşimcilerin gözaltına alındıktan sonra İsrail’e geri gönderildiğini bildirdi.

İsrail ordusu, bu durumu “sivilleri ve askeri güçleri tehlikeye atan ciddi bir suç eylemi” olarak nitelendirdi. Bu olay, İsrail’in yerleşimci hareketinin genişleyen hedeflerinin bir örneği olarak öne çıkıyor. Geleneksel olarak Batı Şeria’ya odaklanan ‘Büyük İsrail’ vizyonu, artık Suriye, Lübnan ve Gazze gibi yeni alanlara doğru genişlemeye çalışıyor.

Hadir köyünün muhtarı Muhammed, bu tür müdahalelerin yeni olmadığını belirterek, “İsrailliler, Filistin’i ve Golan Tepeleri’ni işgal ettikleri gibi, şimdi de bu toprakları almaya çalışıyorlar” dedi. Ayrıca, “Yerleşimcilerin bu tür müdahaleleri her gün yaşanıyor. Burada Filistinlilerin yaşadığı gibi bir Nekbe yaşamamak için dua ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Olayın merkezinde yer alan grup, “Başan’ın Öncüleri” adlı yeni bir yerleşimci hareketinin parçası. Bu grup, 2025 yılında kurulmuş ve daha önce de Suriye’ye geçişler gerçekleştirmişti. Başan, güneybatı Suriye’yi ifade eden bir bölge adı olup, bu grup, Batı Şeria’daki Filistin topraklarının ele geçirilmesini hedefleyen stratejiler geliştirmekte.

Son yıllarda, İsrail’in Gazze, Lübnan ve Suriye’ye yönelik saldırıları artarken, yeni yerleşimci gruplar da ortaya çıkmaya başladı. Suriyeli-Filistinli yazar Nedal Bitari, bu yeni hareketlerin “İsrail’de yaşanan dönüşümü” temsil ettiğini ve yayılmacı eğilimlerin daha da güçlendiğini vurguladı.

İsrail ordusunun yerleşimcileri gözaltına alıp polise teslim ettiği iddiasına rağmen, iki tarafın çoğu zaman işbirliği içinde hareket ettiği gözlemleniyor. İşgal altındaki Batı Şeria’da yerleşimciler, İsrail ordusunun koruması altında Filistinlilere karşı saldırılar düzenliyor. Yerleşimcilere, etnik temizlik uygulamalarını kolaylaştırmak amacıyla yüz binlerce silah dağıtıldığı belirtiliyor.

Bu durum, yerleşimcilerin nasıl olup da kapalı askeri bölgelere yasa dışı şekilde girebildiği konusunda ciddi soru işaretleri doğuruyor. Bitari, İsrail ordusunun durumdan habersiz olmasının imkansız olduğunu savunuyor. Zira, işgal altındaki Golan Tepeleri ve Kuneytra üzerinde yoğun bir gözetim mevcut.

İskoç-Suriyeli analist Robin Yassin-Kassab, İsrail ordusu ile yerleşimciler arasında bir işbirliği olduğuna dair güçlü bir kanaat taşıyor. Yassin-Kassab, “Eğer büyük bir Suriyeli grup işgal altındaki Golan Tepeleri’ne girmeye çalışsaydı, nasıl bir tepki verileceğini düşünün” dedi.

İsrail hükümetinin yerleşimci hareketi giderek daha fazla desteklediği de dikkat çekiyor. Yüksek düzeydeki aşırı sağcı bakanlar, yerleşimci hareketin savunucuları arasında yer alıyor ve bu durum, devlet ile yerleşimciler arasındaki sınırları bulanıklaştırıyor.

Şam yönetiminin stratejisi ise, daha fazla İsrail saldırganlığını davet etmeden zaman kazanmak olarak özetlenebilir. 1974 yılında imzalanan Ayrıştırma Anlaşması’nın yeniden tesis edilmesi umuluyor. Ancak, Esed rejiminin 2024’te düşmesinin ardından, İsrail güçleri, Suriye topraklarında daha fazla ilerleme kaydetmiş durumda.

İsrail’in genişleyen işgali, Kuneytra’daki yerleşimcilerin varlığı ile daha da derinleşebilir. “Başan’ın Öncüleri” hareketi, bu durumu açıkça kabul ediyor ve bölgenin istikrara kavuşmasına katkı sağlayacaklarını savunuyorlar. Ancak bu tür provokasyonlar, Suriye’nin tepkisini artırabilir ve hükümet için ciddi sorunlar doğurabilir.

Hadir köyündeki muhtar Muhammed, bu tür provokasyonların Suriye’ye karşı bir savaş başlatmak için yapıldığını belirterek, “Eğer bu tür olaylar bizi öfkelendirirse, bu onlara işgali genişletmek için bir gerekçe verir” uyarısında bulundu.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu