Kanada Avrupa hamlesi: ABD mallarına boykot büyüyor
Kanada Avrupa hamlesi kapsamında ABD’ye ekonomik bağımlılığını azaltmayı hedefliyor. Amerikan ürünlerine boykot ve AB ile ortak üyelik seçeneği gündemde.
Kanada ile ABD arasında karşılıklı gümrük vergileri ve sonuçsuz kalan müzakerelerle derinleşen ticaret anlaşmazlığı, iki ülkenin ilişkilerinde yeni bir dönemin kapısını araladı. Washington yönetiminin sert ticaret politikaları Kanada kamuoyunda tepki yaratırken Ottawa, en büyük ticaret ortağına olan bağımlılığını azaltmak amacıyla Avrupa Birliği’ne yöneldi.
Başbakan Mark Carney’nin öncülük ettiği Kanada Avrupa hamlesi, ABD pazarındaki kırılganlığı dengelemeyi ve Brüksel ile kapsamı mevcut ticari anlaşmaların ötesine geçen yeni bir iş birliği kurmayı amaçlıyor.
Diplomatik gerilim, Kanadalı tüketicilerin tercihlerini de değiştirdi. The Washington Post’un aktardığı verilere göre, Amerikan ürünlerini satın almama ve ABD’ye seyahat etmeme eğilimi ülkede yaygın bir toplumsal tutuma dönüştü. Kanadalıların ABD’ye yaptığı seyahatler, haziran ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 25 azaldı.
Kanada Merkez Bankası verileri de süpermarket alışverişlerinden teknoloji platformlarına kadar birçok alanda ABD menşeli ürünlere olan ilginin gerilediğine işaret etti. Carney, tüketim alışkanlıklarını değiştiren vatandaşlara teşekkür ederek yerli ürünlerin tercih edilmesini ve ülke içi seyahatin artırılmasını en güçlü yanıt olarak nitelendirdi.
İki ülke arasındaki gerilim, ticaret görüşmelerinin çökmesi ve ABD-Meksika-Kanada Anlaşması’nın 16 yıllık uzatılmasına yönelik sürecin Washington tarafından reddedilmesiyle daha da tırmandı. ABD’nin çok sayıda Kanada ürününe yüzde 50 oranında ek gümrük vergisi uygulamasına karşılık Ottawa, benzer ekonomik büyüklükteki Amerikan ithalatına yüzde 15 ile yüzde 50 arasında değişen misilleme vergileri getirdi.
Kanada, misilleme tarifelerini belirlerken özellikle Michigan, Ohio, Iowa ve Maine gibi eyaletlerde üretilen ve Kanada pazarına yüksek ölçüde bağlı sektörleri hedef aldı. İhracatının yüzde 70’inden fazlasını ABD’ye yapan ülke açısından bu süreç önemli ekonomik riskler taşısa da Ottawa yönetimi, ulusal egemenlikten taviz vermeyeceğini açıkladı.
Carney, Avrupa temasları kapsamında Avrupa Parlamentosu’na hitap etmeye hazırlanırken Kanada’nın ABD dışında da güçlü ekonomik ortaklıklar kurabileceği mesajını vermeyi planlıyor. The Wall Street Journal ve Newsweek’in diplomatik kaynaklara dayandırdığı haberlerde, Kanada için AB çatısı altında yeni bir “ortak üye” statüsünün oluşturulmasının gündeme geldiği belirtildi.
Önerilen iş birliğinin yalnızca mal ticaretiyle sınırlı kalmaması bekleniyor. Görüşmelerde yapay zeka, savunma sanayisi, kritik mineraller, veri merkezleri, deniz altı iletişim kabloları ve Kanada enerji kaynaklarının Avrupa’ya doğrudan aktarılması gibi stratejik başlıkların da ele alınacağı kaydedildi.




