Danıştay: Mahkeme kararını etkisizleştirme yapılamaz

Danıştay, mahkeme kararıyla daire başkanlığına iade edilen İETT yöneticisinin yeniden uzman kadrosuna atanmasını hukuka aykırı buldu.

Danıştay İkinci Dairesi, İETT’de görev yapan bir yöneticinin mahkeme kararı uyarınca daire başkanlığına iade edilmesinin ardından yeniden uzman kadrosuna atanmasını hukuka aykırı buldu. Daire, bu işlemin mahkeme kararını etkisizleştirme sonucunu doğurduğuna hükmederek, davacının temyiz başvurusunu kabul etti ve bölge idare mahkemesinin davayı reddeden kararını bozdu.

Dava, İstanbul Elektrik Tramvay ve Tünel İşletmeleri Genel Müdürlüğü İnsan Kaynakları ve Eğitim Daire Başkanlığında daire başkanı olarak görev yapan kişinin uzman kadrosuna atanmasına ilişkin işlemin iptali ve bu nedenle yoksun kaldığı mali hakların ödenmesi istemiyle açıldı.

İlk derece mahkemesi, idarenin daha önceki bir iptal kararını uygulayarak davacıyı yeniden daire başkanı olarak atadığını, ancak herhangi bir somut gerekçe ortaya koymadan kısa süre sonra tekrar uzman kadrosuna geçirdiğini belirledi. Mahkeme, bu işlemin yargı kararını sonuçsuz bırakmayı amaçladığı ve idareye tanınan takdir yetkisinin kamu yararı ile hizmet gerekleri doğrultusunda kullanılmadığı sonucuna vardı. Bu gerekçeyle atama işlemi iptal edildi ve davacının mahrum kaldığı parasal hakların iadesine karar verildi.

Bölge idare mahkemesi ise idarenin personelin görev ve unvanını değiştirme konusunda takdir yetkisine sahip olduğunu değerlendirdi. Davacının kadro derecesinin korunduğuna ve uzman kadrosuna atanmasının mevzuata uygun olduğuna dikkat çeken mahkeme, işlemde kamu yararı ve hizmet gerekleri yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle ilk derece kararını kaldırarak davayı reddetti.

Davacı, idareye tanınan takdir yetkisinin sınırsız olmadığını ve yapılan işlemin önceki mahkeme kararını etkisiz hale getirdiğini ileri sürerek kararı temyiz etti. İETT yönetimi ise üst düzey yöneticilerin atanması ve görevden alınmasında geniş bir takdir yetkisi bulunduğunu, davacının kazanılmış haklarının korunduğunu savundu. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı da işlemin hukuka uygun olduğunu ve yargı mercilerinin yerindelik denetimi yapamayacağını belirtti.

Danıştay İkinci Dairesi, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 76. maddesi uyarınca idarelerin memurların görev ve yer değişikliklerinde takdir yetkisi bulunduğunu, ancak bu yetkinin yalnızca kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek kullanılabileceğini vurguladı. Daireye göre, bu sınırların aşılması halinde idari işlemin sebep ve amaç unsurları yönünden hukuka aykırılığı söz konusu oluyor.

Dosyadaki bilgilere göre davacı, 1998 yılında İETT bünyesinde memur olarak göreve başladı; 1999’da şef, 2015’te ise daire başkanı oldu. 2020 yılında uzman kadrosuna atanan davacı, daha önce verilen mahkeme kararı doğrultusunda 1 Şubat 2022’de yeniden daire başkanı olarak görevlendirildi. Ancak görevini sürdürdüğü sırada tekrar uzman kadrosuna atandı.

Yüksek mahkeme, davacının uzun yıllar boyunca kariyer ve liyakat ilkelerine uygun biçimde görev yaptığını, daire başkanlığı görevinde başarısız veya yetersiz olduğuna ilişkin nesnel ve hukuken geçerli herhangi bir bilgi ya da belgenin dosyada yer almadığını belirtti. Bu nedenle, somut bir gerekçe gösterilmeden yapılan atamanın kamu yararı ve hizmet gerekleriyle açıklanamayacağına karar verildi.

Danıştay, 11 Şubat 2026 tarihli ve oybirliğiyle verilen kararla davacının temyiz istemini kabul etti. Bölge idare mahkemesinin kararı bozulurken, dosyanın yeniden karar verilmek üzere ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmedildi. Karar düzeltme yolu ise kapatıldı.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu