Irak’ta İran uçuşları protestosu büyüyor: Tepki dalgası
Irak’ta İran uçuşlarının durdurulması geniş kesimlerin tepkisini çekti. Siyasi gruplar ve halk, kararı egemenlik ihlali olarak değerlendiriyor.
Irak’ta İran uçuşlarının askıya alınmasıyla başlayan tartışma giderek büyüyor. Dini merciler, siyasi hareketler, direniş grupları ve toplumun farklı kesimleri, kararı ABD baskısına boyun eğmek ve Irak’ın egemenliğini zedelemek olarak değerlendiriyor. Bağdat Cuma İmamı Ayetullah Seyyid Yasin el-Musevi, uygulamayı Washington’a teslimiyet şeklinde nitelendirirken, bazı gruplar karar değişmezse havalimanlarında oturma eylemleri düzenleme uyarısında bulundu.
Irak hükümetinin aldığı karar, bölgedeki dış baskıların ülke içindeki siyasi dengeler üzerindeki etkisini yeniden gündeme taşıdı. Eleştirilerde, İran seferlerinin durdurulmasının yalnızca ulaşım alanında bir düzenleme olmadığı, aynı zamanda Irak’ın bağımsız karar alma kapasitesi ve ulusal itibarı açısından da sonuçlar doğurduğu savunuluyor.
Necef İlim Havzası’nın önde gelen müderrislerinden el-Musevi, uçuşlarda seyahat edenlerin önemli bölümünü Hz. Hüseyin’i ziyaret edenlerin oluşturduğunu belirtti. Kararı eleştiren el-Musevi, kısıtlamayı haklı gösterecek güvenilir bir güvenlik gerekçesinin kamuoyuna sunulmadığını söyledi. Konuyu Iraklı ve İranlı yetkililerle takip ettiğini aktaran el-Musevi, Bağdat’ın ABD’nin iradesine tabi olmaması ve Irak’ın gücünü destekleyen ülkelerle ilişkilerini geliştirmesi gerektiğini ifade etti.
Ketaib-i Seyyid eş-Şüheda Genel Sekreteri Ebu Ala el-Velai de İran’a yönelik uygulamayı reddetti. Velai, milletvekillerine hükümeti ABD’nin baskılarına karşı daha bağımsız bir tutum almaya çağırmaları yönünde mesaj verdi. Eski Başbakan Adil Abdülmehdi ise İran uçuşlarının durdurulmasını büyük bir hata ve ulusal egemenlikten taviz olarak değerlendirdi; kararın geri alınmasının yanlışta ısrar etmekten daha doğru olacağını belirtti.
Ketaib-i Seyyid eş-Şüheda üyesi Milletvekili Fatih el-Hazali, İran’ın DEAŞ’la mücadele döneminde Irak’a sağladığı desteği hatırlattı. Hazali, o süreçte silah ve yaralıların taşınması bakımından İran hava yolu şirketlerinin oynadığı role dikkat çekerek, Irak egemenliğinin dış baskılarla korunamayacağını savundu. Nüceba Hareketi Genel Sekreteri’nin basın danışmanı Hüseyin el-Musevi de İran’ın Irak petrolünün geçişine, enerji tedarikine ve ülkenin savunmasına sunduğu katkıları gündeme getirdi. Musevi, mevcut tutumun Bağdat’ın Washington’ın taleplerine aşırı ölçüde uyum sağladığını gösterdiğini ileri sürdü.
Nüceba Hareketi Genel Sekreteri Ekrem el-Kabi, uçuşların yeniden başlatılması konusunda sonuç alınamaması halinde havalimanlarında halkın, Hüseyni muvakkiblerin ve ziyaretçilere hizmet veren grupların oturma eylemleri düzenleyebileceği uyarısında bulundu. Kabi, bazı siyasi çevrelerin İran’a yönelik yaptırımlara uyum göstermesini ve Müslüman bir ülkeye uygulanan baskıyı kabul etmesini eleştirdi.
Irak hükümeti ise havalimanlarının, ABD Hazine Bakanlığı tarafından İran uçuşlarına yönelik uygulanan yaptırımlardan muaf tutulması için Washington’la görüşmeler yürütüldüğünü açıkladı. Açıklama, ABD’nin 27 İran hava yolu şirketine yaptırım getirmesinin ardından geldi. Necef Uluslararası Havalimanı’ndan İran’a ve İran’dan Necef’e yapılan seferlerin de 25 Eylül’den itibaren ikinci bir duyuruya kadar durdurulduğu bildirildi.
Irak’ın Tahran Büyükelçisi Yaser el-Haccac, uçuşların yeniden başlaması için çalışmaların sürdüğünü belirtti. Haccac, seferlerin durdurulmasının öğrenciler, hastalar ve diğer yolcular açısından ciddi güçlükler oluşturduğunu söyledi. Ancak kararı eleştiren bazı Iraklılar, muafiyet için ABD makamlarıyla müzakere edilmesini dahi yaptırım çerçevesinin kabulü olarak yorumladı.
Kararın ekonomik ve sosyal etkileri de tartışmaların merkezine yerleşti. Necef Vilayet Meclisi Başkanı Hüseyin el-İsavi, yasağın öğrenciler, hastalar, tüccarlar ve ziyaretçiler üzerindeki sonuçlarına dikkat çekti. Milletvekili ve eski İletişim Bakanı Hiyam el-Yasiri, uygulamanın Irak’a mali zarar vereceğini ve özellikle hastalarla öğrencileri mağdur edeceğini söyledi. Uzman Muhammed ez-Zeydavi ise kararı aceleci ve yararsız olarak nitelendirerek turizm ve ticaret alanlarında kayıplara yol açabileceğini savundu.
Irak Meclis Başkan Yardımcısı, İran yolcu uçaklarına yönelik yasağın aceleyle alındığını, teknik bir temele dayanmadığını ve anayasayla bağdaşmadığını ifade etti. Milletvekili Raed el-Maliki de İran’a karşı uygulanan tek taraflı yaptırımlara uyulmasının Irak’ın egemenliğinin ihlali anlamına geleceğini belirtti. Iraklı bazı kaynaklar ayrıca, Bağdat’ın ABD’nin İran’a yönelik hava ambargosuna uymasına rağmen Washington’ın Irak’a ait paraların transferini sürdürmediğini öne sürdü.
Ketaib-i Hizbullah tarafından yayımlanan bildiride ise dini mercilerden, İran’a yönelik yaptırımlarla iş birliğinin dini hükmü konusunda görüş istenmesi çağrısı yapıldı. Grup, Tahran’a ekonomik destek verilmesini ve ABD yaptırımlarına karşı çıkılmasını istedi. Ayrıca Irak halkına İran ürünleriyle ticaretin sürdürülmesi ve yaptırımların etkisini artıracak adımlardan kaçınılması çağrısında bulunuldu.
Öte yandan Basra ve Bağdat’ta, Şehit Seyyid Hasan Nasrallah’ın ölüm yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen gösterilerde hükümetin İran yaptırımlarına uyma kararı da protesto edildi. Gösterilere katılanlar, uçuşların durdurulmasına karşı olduklarını dile getirdi. Basra milletvekilleri ise hükümete konuyla ilgili net bir tutum alması için 48 saat süre verdi. İran uçuşları protestosunun önümüzdeki günlerde daha geniş kesimlere yayılabileceği belirtiliyor.




