İngiltere’de Filistin Destekçilerine Yönelik Mahkeme Kumpası
İngiltere’de Filistin destekçilerine yönelik mahkemede sansür uygulandı. Siyonist lobi etkisiyle yargı süreci tartışmalı hale geldi.
İslami Analiz / Haber Merkezi
İngiltere’de, Siyonist İsrail’in silah fabrikalarını hedef alan Filistin destekçileri hakkında açılan davada, İngiliz devletinin hukuk sisteminin nasıl ihlal edildiği ortaya çıktı. Eski MI6 ajanı olan bir hakimin direktifleri doğrultusunda, duruşmalarda “İsrail”, “Gazze” ve “Elbit Systems” gibi kelimelerin kullanılmasına yasak getirildi. Bu durum, Siyonist lobinin İngiliz basını üzerindeki etkisini de gözler önüne serdi.
Küresel Batı’nın savunduğu “ifade özgürlüğü” ve “bağımsız yargı” ilkeleri, Siyonist rejimin çıkarları söz konusu olduğunda çiğnendi. ABD merkezli bağımsız araştırmacı gazetecilik platformu The Grayzone‘un kurucusu Max Blumenthal, Andrew Napolitano’nun YouTube kanalında bu durumu detaylandırdı ve İngiltere’deki ulusal güvenlik devleti ile Siyonist silah tüccarları arasındaki ilişkiyi gözler önüne serdi.
İngiltere’de faaliyet gösteren ve İsrail ordusunun en büyük silah tedarikçilerinden biri olan Elbit Systems‘e ait fabrikaları hedef alan aktivist grup Palestine Action, İngiliz devletinin hedefi haline geldi. Blumenthal, grubun sahadaki etkisini şu şekilde ifade etti:
“Palestine Action, Elbit Systems’in fabrikalarını işgal ederek onlara büyük zararlar verdi. Bu durum, Siyonistlerin soykırımın maliyetini artırmalarına neden oldu. Daha önceki davalarda İngiliz jürileri, bu aktivistlerin insanlara zarar vermediğini, aksine hayat kurtarmak için silahlara zarar verdiklerini anladığında beraat etmişlerdi. Bu beraatler, Siyonistleri ve İngiliz derin devletini rahatsız etti.”
İngiliz yargısının, geçmişteki beraat kararlarının tekrarlanmasını engellemek amacıyla, “Filton Altılısı” olarak bilinen altı aktivistin davasına MI6 geçmişine sahip Hakim Jeremy Johnson’ı atadığı belirtildi. Blumenthal, duruşma sürecinde uygulanan sansürü şu sözlerle açıkladı:
“Sanıkların mahkemede ‘İsrail’ kelimesini kullanmaları yasaklandı. Gazze’deki soykırım tartışmaları ve eylemlerinin hedefi olan ‘Elbit Systems’ adının anılması bile yasaklandı. Bu durum, sanıkların eylemlerinin bağlamını ve motivasyonlarını jüriye açıklamalarına engel oluyor. Dava tamamen bir kumpas.”
İngiliz devleti, Palestine Action grubunu resmi olarak bir ‘terör örgütü’ olarak tanımaya hazırlanıyor. Blumenthal, jürinin bu durum karşısında büyük bir tuzakla karşılaştığını belirtti:
“Eğer jüri, bu altı kişiyi sadece mülke zarar vermek gibi basit suçlardan mahkum ederse, Hakim Johnson bu kararı ‘terörizm’ mahkumiyetine dönüştürüp onları uzun yıllar hapse atma yetkisine sahip olacak. Bu gerçek, jüriden gizleniyor.”
Blumenthal’in aktardığına göre, İngiltere’de yapılan bir protestoda, sadece “Palestine Action’ı destekliyorum” yazılı dövizler taşıyan 500 kişi, “terör örgütü propagandası” suçlamasıyla gözaltına alındı.
İngiltere’deki bu cadı avı, Siyonist lobinin etkisiyle ana akım medyada katı bir sansürle gizleniyor. Blumenthal, İngiliz medyasının bu gerçekleri haber yapamadığını vurgulayarak, “Eğer bir İngiliz gazeteci bu konuları sosyal medyada tartışırsa hapse girebilir,” dedi. Ancak bu sansür, cesur bir milletvekili olan Zara Sultana’nın parlamento dokunulmazlığını kullanarak bu bilgileri ifşa etmesiyle kırıldı. Sultana, iki gün önce meclis kürsüsünde bu yasaklı bilgileri açıkladı. Buna rağmen İngiliz basını bu skandalı haber yapmaktan kaçınıyor.”




