İran Savaşının Uzaması İsrail İçin Ciddi Tehdit Oluşturuyor

İran’ın füze saldırıları ve İsrail’in sınırlı savunma kapasitesi, uzun sürecek bir savaşın Tel Aviv için risklerini artırıyor.

Uzmanlar, İran’ın artan füze saldırıları ve İsrail’in sınırlı hava savunma kapasitesi nedeniyle uzun bir savaşın Tel Aviv için ciddi tehditler oluşturabileceğini vurguluyor. Al Jazeera’da Simon Speakman Cordall tarafından kaleme alınan bir analize göre, ABD ve İsrail liderleri, İran’a karşı yürütülen askeri çatışmanın haftalarca sürme ihtimalinin bulunduğunu belirtiyor. Bu durumun özellikle İsrail açısından askeri, sosyal ve ekonomik anlamda ağır maliyetler getirebileceği değerlendiriliyor.

Donald Trump yönetimi, ABD’nin uzun süreli askeri operasyonları sürdürebilme kapasitesine dikkat çekerken, İsrail’in Gazze’deki savaşı, Lübnan ve Suriye ile geçmişte yaşanan çatışmalar nedeniyle zaten ciddi bir yıpranma sürecinde olduğu ifade ediliyor.

İsrail’in Cumartesi günü İran’a yönelik gerçekleştirdiği saldırılar sonrasında, Tel Aviv ve Hayfa gibi birçok şehirde hava saldırısı alarmları sıkça çalmaya başladı. Okullar kapatılırken, on binlerce yedek asker göreve çağrıldı ve birçok İsrailli, son günlerde sığınaklara gitmek zorunda kaldı.

İsrail Toplumunda Militarizm Artıyor

Analizde, savaşın başlangıcında İsrail toplumunda geniş bir destek oluştuğu, ancak bunun aynı zamanda militarizmin güçlenmesine yol açtığı belirtiliyor. İsrailli siyasal iktisatçı Shir Hever, savaşın patlak vermesiyle birlikte toplumda güçlü bir militarizm dalgası oluştuğunu ifade ederek, İran’a karşı uzun yıllardır oluşturulan algının bu desteği pekiştirdiğini belirtiyor.

Tel Aviv Üniversitesi’nden akademisyen Daniel Bar-Tal ise, İsrail toplumunun çocukluktan itibaren İran’ı “nihai düşman” olarak görmeye şartlandığını, bu durumun savaş sırasında toplumsal dayanıklılığı artırırken, militarizmi derinleştirdiğini dile getiriyor.

Uzayan Savaş, İsrail’in Savunma Kapasitesini Zorlayabilir

Uzmanlar, savaşın uzaması halinde İsrail’in askeri kapasitesinin ciddi bir sınavla karşılaşacağını vurguluyor. Savunma analisti Hamza Attar, İran’ın savaşın ilk üç gününde İsrail’e 200’den fazla balistik füze fırlattığını, bu füzelerin her birinin İsrail’in hava savunma sistemleri tarafından önlenmeye çalışıldığını, her önleme girişiminin de bir önleyici füze kullanılmasını gerektirdiğini aktarıyor.

İsrail’in üç katmanlı hava savunma sistemi bulunuyor. Bunlar arasında kısa menzilli roketlere karşı Iron Dome, orta menzilli füzelere karşı David’s Sling ve balistik füzelere karşı Arrow 2 ve Arrow 3 yer alıyor. Ancak, İsrail’in elindeki önleyici füze stokunun miktarı hakkında net bir bilgi bulunmuyor. Attar, uzun süreli bir savaşta bu stokların hızla azalabileceğine ve savunma önceliklerinin askeri hedeflere kaydırılabileceğine dikkat çekiyor.

İran’ın Füze Kapasitesi Savaşın Seyrini Etkileyebilir

Analize göre, İran’ın balistik füze üretim kapasitesi de savaşın gidişatını etkileyebilecek önemli bir faktör. İran’ın aylık yaklaşık 100 balistik füze üretebildiği tahmin ediliyor. Bu füzelerin menzili ise kısa, orta ve uzun menzilli kategorilerde değişiklik gösteriyor. Ancak, İran’ın toplam füze stoğu ve fırlatma sistemlerinin sayısı kesin olarak bilinmiyor. Attar, füze stokunun tek başına belirleyici olmadığını, fırlatma sistemleri olmadan çok sayıda füzenin anlamının kalmayacağını belirtiyor.

Ekonomik Maliyetler Artıyor

Analizde, İsrail ekonomisinin uzun süredir devam eden savaşların baskısı altında olduğu vurgulanıyor. 2024 yılında Gazze ve Lübnan’daki savaşlar için yaklaşık 31 milyar dolar harcama yapıldığı, 2025 yılında ise askeri harcamaların 55 milyar dolara ulaşacağı ifade ediliyor. Bu durum, ülkenin bütçe açığını artırırken, kredi derecelendirme kuruluşlarının İsrail’in kredi notunu düşürmesine yol açtı. Hever, İsrail ekonomisinin borç, enerji ve kamu hizmetleri alanlarında ciddi baskı altında olduğunu, ancak bunun tek başına askeri operasyonları durdurmaya yeterli olmayabileceğini belirtiyor.

Analizde, ABD’nin gelişmiş silah sistemleri ve askeri desteğinin devam etmesi halinde, İsrail’in ekonomik zorluklara rağmen askeri operasyonlarını sürdürebileceği değerlendirmesi yapılıyor.

Kaynak: Mepa News

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu