Asgari Ücret Açlık Sınırının Altında Kalıyor
Asgari ücret, açlık sınırının altında kalarak hanehalkı ekonomisinde ciddi sorunlar yaratıyor.
Türkiye, kontrol altına alınamayan enflasyon sorunuyla başa çıkmaya çalışırken, maaşlar da hızla erimeye devam ediyor. Türk-İş (Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu), Temmuz 2026 dönemi için gerçekleştirdiği “Açlık ve Yoksulluk Sınırı” araştırmasının sonuçlarını kamuoyuna açıkladı. Rapor, ülkedeki enflasyonist baskıların temel tüketim maddeleri üzerindeki etkisinin sürdüğünü ve mevcut asgari ücretin, temel yaşam maliyetlerini karşılama konusunda ciddi bir yetersizlikle karşı karşıya olduğunu ortaya koyuyor.
Temmuz 2026 dönemine ait veriler, gelir ve harcama dengesizliğini gözler önüne seriyor. Açlık sınırı, dört kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli bir şekilde beslenebilmesi için gerekli olan aylık gıda harcaması tutarının 36 bin 939 TL’ye yükseldiğini gösteriyor. Yoksulluk sınırı ise gıda harcamasının yanı sıra barınma, elektrik, su, yakıt, ulaşım, eğitim ve sağlık gibi zorunlu giderlerin eklenmesiyle toplam 120 bin 325 TL olarak hesaplandı. Bekar bir çalışanın aylık asgari yaşam maliyeti ise 47 bin 758 TL’ye ulaştı. Mutfak enflasyonu da dikkat çekici bir artış gösterdi; dört kişilik ailenin gıda harcamaları Temmuz ayında aylık bazda yüzde 3,30 arttı. Son 12 ayda mutfak enflasyonu yüzde 39,85, 2026’nın ilk yedi ayında ise toplamda yüzde 22,54 olarak gerçekleşti.
Mevcut asgari ücret 28 bin 75 TL iken, bu rakam açlık sınırının 8 bin 864 TL altında kalıyor. Bu durum, hanehalkı ekonomisindeki kırılganlığı daha da derinleştiriyor. Ekonomik koşullar göz önüne alındığında, haneye giren tek gelir kaynağı asgari ücret olduğunda, bu miktar ailenin yalnızca zorunlu gıda harcamasını bile karşılamaya yetmiyor. Bir asgari ücretli, barınma, fatura, ulaşım ve diğer sabit giderler hesaba katılmadan, sadece mutfak enflasyonu nedeniyle yaklaşık 8 bin 900 TL’lik bir bütçe açığı ile karşı karşıya kalıyor.




