BM: 2025’te Her 14 Dakikada Bir Sivil Hayatını Kaybediyor

BM, 2025 yılında her 14 dakikada bir sivilin öldüğünü ve kayıpların daha yüksek olabileceğini açıkladı.

Birleşmiş Milletler (BM) Operasyonlar ve Savunuculuk Bölümü Direktörü Edem Wosornu, geçtiğimiz yıl 20 silahlı çatışma bölgesinde her 14 dakikada bir sivilin hayatını kaybettiğini ifade ederek, gerçek kayıpların bu rakamların çok üzerinde olabileceğini vurguladı.

Wosornu, BM Güvenlik Konseyi’nde, BM Genel Sekreter Yardımcısı ve Acil Yardım Koordinatörü Tom Fletcher adına yaptığı konuşmada, “2025 yılında yaklaşık her 14 dakikada bir sivil öldürüldü. Bu ölümler, BM’nin belgeleyebildiği 20 silahlı çatışma alanındaki kayıpların sadece bir kısmını temsil ediyor” dedi. Wosornu, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Sudan, Ukrayna ve işgal altındaki Filistin toprakları gibi birçok bölgede gerçek kayıpların çok daha fazla olduğunu belirtti.

Wosornu, çatışma bölgelerinde sivillerin yanı sıra sağlık hizmetlerinin de hedef alındığını ifade ederek, 2025 yılında 18 çatışma bölgesinde sağlık hizmetlerine yönelik 1350’den fazla saldırı kaydedildiğini açıkladı.

Ayrıca, çatışma alanlarında açlık sorununun derinleştiğine dikkat çeken Wosornu, “2025 yılında 147 milyon insan, büyük ölçüde silahlı çatışmalar nedeniyle akut gıda güvensizliği ile karşı karşıya kalacak. Gıda, artık bir savaş aracı haline gelmiştir” dedi.

Wosornu, çatışmaların arttığı bir dünyada kimsenin güvende olmadığını belirterek, “Savaşın kendilerine ulaşmayacağına inananlar, tehlikeli bir yanılsama içindeler. Savaş, sınır tanımaz ve ayrıcalık tanımaz” diye konuştu.

Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) Başkanı Mirjana Spoljaric Egger, Orta Doğu’dan Afrika Boynuzu’na kadar çatışmaların siviller üzerindeki yıkıcı etkilerini gözlemlediklerini belirterek, savaşların yalnızca fiziksel yıkıma değil, aynı zamanda hukuk ve dilin de çökmesine neden olduğunu ifade etti.

Egger, liderlerin ordularını sınırsızca hareket ettirmeleri ve düşmanlarını insanlık dışı olarak nitelendirmeleri durumunda, savaş suçlarını teşvik ettiklerini ve insan olmanın ahlaki temellerini tehdit ettiklerini vurguladı. Ayrıca, çatışmalarda gözlerden uzak gözaltı merkezlerinde uluslararası insancıl hukukun ihlallerinin yaşandığını belirtti.

Egger, “Kasıtlı zulüm tesadüfen olmaz. Kazara işkence veya kötü muamele diye bir şey yoktur” diyerek, hukukun hiçe sayılmasından kaynaklanan eylemleri meşrulaştırmak için tasarlanmış bir sistemin varlığına dikkat çekti.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu