New York Beşinci Cadde’de Kur’ân ve Secde Manzarası

New York’un Beşinci Caddesi’nde Ramazan’da binlerce Müslüman secde etti. İslam’a yönelen Amerikalıların hikayesi.

New York’un Beşinci Caddesi, bu Ramazan gecesi sıradan bir manzaraya ev sahipliği yapmadı. Şehrin kalbinde, Tiffany & Co., Gucci ve Louis Vuitton gibi lüks markaların vitrinleri arasında, binlerce Müslüman secdeye kapandı.

Ezanın sesi, gökdelenler arasında yankılanırken, Kur’ân’ın tilaveti caddelerde dalga dalga yayıldı. Ancak bu geceyi özel kılan sadece bu görüntü değildi. Ramazan’ın ilk teravih namazında, yüzlerce Amerikalı, New York’un kaldırımlarında İslam’ı seçti.

Bu olay, Amerika’nın büyük medya kuruluşlarını bile susturdu ve dünyanın dört bir yanındaki Müslümanların kalbine dokundu. Modern medeniyetin merkezi olarak bilinen Amerika’da, kiliselere olan bağlılık giderek azalıyor. Pew Research Center’ın verilerine göre, kendini Hristiyan olarak tanımlayanların oranı son yirmi yılda önemli ölçüde düştü. Kiliseye gidenlerin oranı ise tarihsel olarak en düşük seviyeye indi.

Birçok kilise kapandı, bazıları restoran ya da konut haline getirildi. Genç kuşak, kiliselere sırt çevirdi ve birçok kişi kendini “dinsiz” olarak tanımlamaya başladı. Donald Trump bile, kiliselerin boşaldığını ve ülkenin manevi temellerinin zayıfladığını ifade etti. Ancak bu tabloya rağmen, mescitler doluyor ve cemaat kaldırımlara taşınıyor.

New York’a akın eden insanlar, Manhattan’a ulaşmak için yola koyuldu. Brooklyn’den bir baba, üç çocuğunu yanına alarak yola çıktı. En küçük çocuğu seccadesini göğsüne bastırmıştı ve heyecanla, “Baba, bugün gerçekten sokakta mı namaz kılacağız?” diye sordu. Baba gülümseyerek, “Evet oğlum, bugün bütün dünya görecek,” yanıtını verdi.

Queens’ten üniversite öğrencileri metroya bindi, gözlerinde heyecan vardı. Bronx’tan on iki saat çalışan işçiler, ezan vakti yaklaştıkça yorgunluklarını unuttu. Harlem’den yıllar önce Müslüman olan büyükler ve Staten Island’dan ilk defa gelen gençler, bu tarihi anı yaşamak için bir araya geldi.

New York İslam Merkezi ve Manhattan’daki mescitler hızla doldu. “Yer kalmadı” haberi yayıldı, ancak kimse geri dönmedi. İlk kişi seccadesini kaldırımlara serdi, ardından diğeri ve yüzlercesi. Saflar Beşinci Cadde’den Broadway’e doğru uzandı. Beşinci Cadde’nin ortasına taşınır bir minber kuruldu ve bir imam Kur’ân okumaya başladı. İlk âyet yükseldiğinde şehir bir anda sustu.

Yaşlı bir Hristiyan kadın, bastonunu durdurup dinledi ve gözyaşlarını tutamadı. Arapça bilmiyordu ama Kur’ân kalbe tercümansız iniyordu. İmam “Allahu Ekber” dediğinde, binlerce el aynı anda kalktı ve tekbir gökdelenler arasında yankılandı. Bir baba, oğlunu omzunda taşıyordu. Secde vakti geldiğinde çocuk, gözleri parlayarak, “Beni indir baba, ben de Allah’a secde etmek istiyorum,” dedi. Baba eğildi, çocuğunu yere indirdi ve küçük eller soğuk taşlara değdi.

Namazdan sonra bir kadın, “Bugün ilk defa yalnız olmadığımı hissettim. Bu ülkenin benim de yurdum olduğunu anladım,” şeklinde konuştu. Teravih sırasında izleyen genç bir Amerikalı kadın, “Sizin gibi olmak istiyorum. Bana ne yapmam gerektiğini söyleyin,” dedi. Kelime-i şehâdet getirerek safa katıldı ve ardından başkaları da geldi. Bir genç, “Yıllardır aradığım şeyi bu gece buldum,” derken, bir diğeri, “Kilisede bulamadığım huzuru bu kaldırımda buldum,” ifadelerini kullandı. Altmış altı yaşındaki bir adam ise, “Gerçek dinin lüks bir binaya ihtiyacı olmadığını anladım. Allah’a gösterişli mabedlerde değil, bu soğuk taşların üzerinde de ulaşılabiliyormuş,” dedi.

Gece sona erdiğinde, yüzü aşkın kişi İslam’ı seçmişti. Bu, tek bir gecede, bir kaldırım üzerinde gerçekleşmişti. Bazı kişiler sataşmaya çalıştı, ancak hiçbir Müslüman öfkeyle karşılık vermedi; cevapları vakarlı duruşları oldu. Hakarete sabır, dışlanmaya dua, kine karşı muhabbetle yanıt verildi.

Birçok New Yorklu da incelik gösterdi. Yoldan geçenler, ayak ucunda sessizce yürüdü, otobüs sürücüleri motorlarını kapattı. Bir esnaf, pizza getirip “Ramazanınız mübarek olsun” dedi. Bir kadın, penceresine “Hoş geldiniz, Allah sizi korusun” yazılı bir levha astı. Bu, gönülden gelen bir incelikti.

O gece, iman sınır tanımadığını, sayı ile tartılamayacağını ve dünya ışıkları karşısında sönmeyeceğini açıkça gösterdi. Beşinci Cadde, sermayenin simgesi olarak secdegâh oldu ve Broadway’de Kur’ân sesi yükseldi. Şehir sustu ve o büyük sükûtun içinde tek bir ses kaldı: Kur’ân’ın sesi.

Allah Teâlâ, dünyanın her yerindeki Müslümanları muhafaza buyursun. O gece iman edenleri din üzere sabit kılsın ve kalplerimizi hak üzere daim eylesin. Ve’s-selâmü aleyküm ve rahmetullahi ve berekâtüh.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu