29 Mayıs 2026 – Fetih Ruhu ve Vakıf Medeniyeti Hutbesi
Diyanet İşleri Başkanlığı, 29 Mayıs 2026 tarihli Cuma hutbesinde ‘Fetih Ruhu ve Vakıf Medeniyeti’ konusunu ele aldı.
Tarih: 29.05.2026
FETİH RUHU VE VAKIF MEDENİYETİ
Muhterem Müslümanlar!
Aziz milletimiz, yüce dinimiz İslam ile tanıştıktan sonra hak ve adaleti sağlamak için büyük bir mücadele vermiştir. Bu kutsal hedef doğrultusunda durmaksızın seferler düzenleyerek zaferler kazanmıştır. Allah’ın yardımıyla birçok kalbi fethederek, pek çok yere barış ve huzur getirmiştir. Bunun en güzel örneği, İstanbul’un fethiyle sonuçlanan büyük bir seferdir.
Aziz Müminler!
Dinimiz, fetih ruhunu sadece bir savaş anlayışı olarak görmemektedir. Bu ruh, Kur’an-ı Kerim’in barış ve esenlik mesajlarını, Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in güzel ahlakını tüm insanlığa ulaştırma çabasıdır. Cenâb-ı Hakk’ın, “İçinizden hayra çağıran, iyiliği emredip kötülüğü meneden bir topluluk bulunsun. İşte onlar, kurtuluşa erenlerdir” buyruğuna uyarak, adalet ve iyiliğin temsilcisi olma gayretidir. Bu, ilim ve hikmetle yükselen bir medeniyet inşa etme azmidir.
Kıymetli Müslümanlar!
Şanlı atalarımız, fetih ruhunu yaşatmak ve kalıcı hale getirmek amacıyla bulundukları her yerde vakıflar kurmuş, insanları İslam’ın değerleriyle buluşturmak için çaba göstermiştir. Peygamberimizin, “İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olandır” hadisi gereğince; camiler, medreseler, hastaneler, kütüphaneler, aşevleri, köprüler ve çeşmeler inşa ederek iyiliği kurumsal hale getirmiştir. Din, dil ve ırk ayrımı gözetmeden, kimsesizlerin kimsesi, yetimlerin koruyucusu, mazlumların umudu olmuştur. Merhamet ve güzel ahlakın en güzel örneklerini tüm dünyaya sunmuş, insanların hafızalarında silinmez izler bırakmıştır.
Değerli Müminler!
Vakıflar, vakfedenlerin topluma bıraktığı önemli miraslardır. Bizim görevimiz, vakıf medeniyetimizi yeniden canlandırmaktır. Atalarımızın bizlere bıraktığı değerli vakıf eserlerini korumak ve gelecek nesillere yeni vakıf mirasları bırakmaktır.
Bu vesileyle, cennet vatanımızı bizlere emanet eden aziz ecdadımıza, şehitlerimize ve ebediyete intikal eden gazilerimize Yüce Rabbimizden rahmet diliyoruz. Cenâb-ı Hak, vakıflara öncülük edenlerden, destek verenlerden ve bu mirası geleceğe taşımak için çalışanlardan razı olsun.
Hutbemizi, Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in hadis-i şerifleriyle sonlandırıyoruz: “Kim, güzel bir işe öncülük ederse hem kendi yaptığının sevabını hem de kendisinden sonra o işi yapanların sevaplarını alır. Üstelik onların sevaplarından da bir şey eksilmez…”
Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü




