Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan BM’ye 5 maddelik reform teklifi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM Genel Kurulu’nda Gazze, Suriye ve küresel krizleri değerlendirdi; Güvenlik Konseyi için 5 maddelik BM reform teklifi sundu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 81. oturumunda dünya liderlerine hitap etti. Konuşmasının merkezine Gazze ve Filistin’de yaşananları yerleştiren Erdoğan; Suriye, Rusya-Ukrayna savaşı, Karadeniz’in güvenliği, İran, Hürmüz Boğazı, Kıbrıs ve uluslararası sistemin geleceğine ilişkin mesajlar verdi.
Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın iki yıldır üst üste Genel Kurul’a katılamamasını eleştiren Erdoğan, Türkiye’nin Filistin halkının sesi olmayı sürdüreceğini söyledi. Filistin’i henüz tanımayan ülkelere kararlarını gözden geçirme çağrısı yapan Erdoğan, 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasını desteklediklerini belirtti.
Son 12 ayda dünyanın 60’tan fazla çatışma ve savaşa sahne olduğunu ifade eden Erdoğan, bu dönemin son 30 yılın en kanlı süreçlerinden biri olarak kayıtlara geçtiğini söyledi. Gazze, Ukrayna, Myanmar, Darfur, İran ve Lübnan gibi bölgelerde 250 bin kişinin yaşamını yitirdiğini, çok daha fazla insanın yerinden edildiğini belirtti.
Gazze’de son üç yılda çoğu kadın ve çocuk 74 bin kişinin İsrail saldırılarında hayatını kaybettiğini aktaran Erdoğan, yakıt sıkıntısı nedeniyle hastanelerdeki jeneratörlerin yüzde 70’inden fazlasının çalışamadığını kaydetti. Gazze’yi çocukların yaşamını yitirdiği ve yüksek oranda çocuk uzuv kaybının yaşandığı bir bölge olarak nitelendiren Erdoğan, Batı Şeria’daki yerleşimci şiddeti ile Kudüs’te Müslüman ve Hristiyanların kutsal mekânlara erişiminin engellenmesini de eleştirdi.
Erdoğan, Filistin devletinin kurulmasına yönelik girişimlerin engellenemeyeceğini vurgulayarak, Filistin’in bağımsız ve egemen bir devlet olarak gelecekte yerini alacağına inandığını söyledi.
BM yapısında reform çağrısı
Birleşmiş Milletler’in kuruluş amacını yerine getirmekte zorlandığını savunan Erdoğan, Güvenlik Konseyi’nin mevcut yapısının değiştirilmesi gerektiğini belirtti. “Dünya 5’ten büyüktür” yaklaşımını yineleyen Erdoğan, haksızlıklar karşısında sessiz kalmayacaklarını ve mazlumların haklarını savunmayı sürdüreceklerini ifade etti.
Konuşmasında uluslararası sistemin yeniden yapılandırılması için beş temel ilke sıralayan Erdoğan, uluslararası hukukun güçlü ve zayıf ülkelere farklı uygulanmaması gerektiğini söyledi. Krizlerin çözümünde bölge ülkelerinin daha fazla sorumluluk üstlenmesini isteyen Erdoğan, Karadeniz Tahıl Koridoru’nu bölgesel sahiplenmeye örnek gösterdi.
Erdoğan’ın BM reform teklifi kapsamında öne çıkardığı diğer başlıklar ise açık diplomasinin yeniden güçlendirilmesi, gelir adaletsizliğine karşı yeni bir yaklaşım geliştirilmesi ve teknolojiye erişimde yeni eşitsizlik duvarlarının oluşmasının önlenmesi oldu. Erdoğan, insan merkezli bir teknoloji anlayışının benimsenmesi gerektiğini vurguladı.
Cumhurbaşkanı, daha sonra yayımladığı değerlendirmede reformun yalnızca Güvenlik Konseyi’ne yeni üyeler eklenmesiyle sınırlı tutulamayacağını belirtti. Veto imtiyazının kaldırılmasını reform sürecinin başlangıç noktası ve temel hedefi olarak niteleyen Erdoğan, hiçbir ülkenin uluslararası toplumun çoğunluğunun iradesini süresiz biçimde engelleyememesi gerektiğini söyledi.
Erdoğan, Güvenlik Konseyi üyelerinin belirli dönemler için Genel Kurul tarafından dönüşümlü olarak seçilebileceği bir model önerdi. Yeniden görev almak isteyen ülkelerin ise BM üyelerinin çoğunluğunun güvenini tekrar kazanması gerektiğini ifade etti.
Bölgesel gelişmelere ilişkin mesajlar
Suriye’nin güvenli ve huzurlu bir ülke olma yolunda ilerlediğini belirten Erdoğan, Türkiye’nin Suriye halkının yanında kalacağını söyledi. Rusya-Ukrayna savaşının Ukrayna’nın egemenliği ve toprak bütünlüğü temelinde sona ermesi gerektiğini ifade eden Erdoğan, Karadeniz’de ticari gemilere yönelik saldırıların kim tarafından gerçekleştirilirse gerçekleştirilsin kabul edilemez olduğunu vurguladı.
Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer özgürlüğünün korunması gerektiğini belirten Erdoğan, Kıbrıs konusunda da uluslararası topluma çağrıda bulundu. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin tanınmasını isteyen Erdoğan, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün kabul edilmesi, KKTC’ye yönelik izolasyonun sona erdirilmesi ve farklı ülkelerin KKTC ile siyasi, diplomatik ve ekonomik ilişkiler kurması gerektiğini söyledi.
Türkiye’nin çatışmaların ortasında savunma sanayisi ve dayanıklı ekonomisi sayesinde istikrarını koruduğunu dile getiren Erdoğan, Türkiye’nin güvenlik mimarisinin dışında bırakıldığı bir Avrupa’nın daha güçlü ve güvenli olamayacağını savundu. Türkiye’nin Avrupa’nın ayrılmaz parçası olduğunu belirten Erdoğan, Avrupa Birliği ile ilişkilerin stratejik bir anlayışla ilerletildiğini kaydetti.
Guterres ve liderlerle temaslar
Genel Kurul’daki konuşmasının ardından BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile görüşen Erdoğan, İsrail’in Gazze’de barış istemediğinin son gelişmelerle bir kez daha görüldüğünü söyledi. Batı Şeria’daki yerleşimci şiddetinin ve Kudüs’teki kutsal mekânlara yönelik saldırıların durumu ağırlaştırdığını belirten Erdoğan, iki devletli çözüm zemininin korunması gerektiğini ifade etti.
Görüşmede İran ve Ukrayna’daki gerilimin düşürülmesi gerektiğini de dile getiren Erdoğan, Türkiye’nin diplomatik girişimlerin sürmesi için çalıştığını söyledi. Hürmüz Boğazı konusunda ise bölge ülkelerinin öncülüğünde yürütülecek bir sürecin yararlı olabileceğini kaydetti. Kıbrıs başlığında, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğini ve eşit uluslararası statüsünü tanımayan önerilerin sonuç vermeyeceğini vurguladı.
New York’taki temasları kapsamında İngiltere Başbakanı Andy Burnham, Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae, Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani, Senegal Devlet Başkanı Bassirou Diomaye Faye, Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki ve Bangladeş Başbakanı Tarık Rahman ile ayrı ayrı görüşen Erdoğan, savunma sanayisi, ticaret, enerji ve altyapı alanlarındaki işbirliği fırsatlarını ele aldı.
Erdoğan, Bloomberg için kaleme aldığı makalede de BM Güvenlik Konseyi’nin veto hakkının kaldırılması gerektiğini savundu. Salgınlar, enerji krizleri, tedarik zinciri sorunları, bölgesel savaşlar, iklim değişikliği, düzensiz göç ve ekonomik kırılganlıkların küresel kurumların güçlendirilmesini zorunlu kıldığını belirten Erdoğan, dünya sorunlarının birkaç ülkenin iradesine bırakılamayacağını ifade etti.
Mevcut Güvenlik Konseyi yapısının İkinci Dünya Savaşı sonrasındaki güç dengelerini yansıttığını söyleyen Erdoğan, daha adil, etkili ve hesap verebilir bir temsil düzenine ihtiyaç bulunduğunu dile getirdi. Bölgesel aktörlerin kendi coğrafyalarındaki sorunlarda daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini belirten Erdoğan, gelişmekte olan ülkelerin kalkınma hakkının ve finansmana erişiminin güvence altına alınması çağrısında bulundu.
Erdoğan, ticaret, ulaşım, lojistik ve enerji koridorlarının güvenliğinin de uluslararası gündemde daha fazla önem taşıdığını söyledi. Türkiye’nin devlet geleneği, diplomatik kapasitesi ve farklı bölgelerle kurduğu ilişkiler sayesinde küresel sistemdeki reform arayışlarına katkı sunmayı sürdüreceğini belirtti.
Emine Erdoğan’dan çocuklar için dijital güvenlik çağrısı
Emine Erdoğan da BM Genel Kurulu kapsamında düzenlenen çocuklar için güvenli dijital sistemler konulu etkinliğe katıldı. BM Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı sıfatıyla programa iştirak eden Emine Erdoğan, lider eşleriyle bir araya geldi.
Dijitalleşmenin çocuklar üzerindeki etkisine dikkat çeken Emine Erdoğan, ekran süresinin sınırlandırılmasının yalnızca ebeveynlerin veya çocukların bireysel sorumluluğu olarak görülemeyeceğini söyledi. Çocukların güvenliğinden toplumun tamamının sorumlu olduğunu belirten Emine Erdoğan, güvenliğin dijital sistemlere sonradan eklenen bir unsur değil, tasarım aşamasından itibaren temel alınan bir ilke olması gerektiğini vurguladı.
Farklı ülkelerin teknoloji şirketlerine yönelik birbirinden ayrı düzenlemeler yapmasının küresel standartların oluşmasını zorlaştırdığını ifade eden Emine Erdoğan, Birleşmiş Milletler çatısı altında ortak dijital güvenlik standartları geliştirilmesi çağrısında bulundu.




