Türkiye Sağlık Turizminde Rekor Büyüme Gerçekleştiriyor

Türkiye, sağlık turizminde 2023’ün ilk çeyreğinde 302 bin hastaya hizmet vererek 761,5 milyon dolar gelir elde etti.

Türkiye, 2023 yılının ilk çeyreğinde sağlık turizminde kayda değer bir başarıya imza attı. Ülke, bu dönemde 302 bin 487 uluslararası hastaya sağlık hizmeti sunarak toplamda 761,5 milyon dolarlık bir gelir elde etti.

Avrupa, Orta Doğu, Balkanlar, Türk cumhuriyetleri ve Kuzey Afrika gibi birçok bölgeden sağlık turisti çeken Türkiye, estetik ve plastik cerrahi, saç ekimi, diş tedavileri, göz hastalıkları, ortopedi, kardiyoloji ve onkoloji gibi çeşitli tıbbi alanlarda sunduğu hizmetlerle uluslararası hastaların gözdesi haline geldi.

Hizmet İhracatçıları Birliği (HİB) Yönetim Kurulu Üyesi ve Sağlık Hizmetleri Komite Başkanı Mustafa Eröğüt, Türkiye’nin sağlık turizminde son yıllarda istikrarlı bir büyüme sergilediğini belirtti. 2025 yılına gelindiğinde, sağlık hizmeti almak amacıyla Türkiye’yi ziyaret eden kişi sayısının 1 milyon 398 bin 580’e ulaşacağını ve sağlık turizminden elde edilen gelirin 3 milyar 22 milyon 452 bin dolar olacağını ifade etti.

Eröğüt, yılın ilk çeyreğinde elde edilen olumlu sonuçların devam ettiğini vurgulayarak, 302 bin 487 uluslararası hastanın sağlık hizmeti aldığını ve sağlık turizmi gelirinin 761 milyon 523 bin dolara ulaştığını söyledi. Kişi başına düşen sağlık turizmi gelirinin önceki yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 39 artış göstermesi, Türkiye’nin artık sadece daha fazla hasta kabul eden değil, aynı zamanda daha yüksek katma değer üreten bir sağlık turizmi merkezi haline geldiğini gösteriyor.

Sağlık turizminde nicelik kadar nitelik odaklı büyümeye de önem verdiklerini belirten Eröğüt, kişi başı gelirdeki artışın Türkiye’nin ileri teknolojiye sahip sağlık altyapısı ve uluslararası standartlardaki sağlık kuruluşları sayesinde gerçekleştiğini ifade etti.

Yıl sonuna dair beklentilerinin olumlu olduğunu dile getiren Eröğüt, sağlık turizminde sürdürülebilir büyümeyi destekleyecek çalışmalara kararlılıkla devam ettiklerini kaydetti.

Orta Asya ülkelerinden gelen talebin son yıllarda dikkat çekici bir artış gösterdiğini belirten Eröğüt, Türkiye’nin uluslararası sağlık hizmetlerindeki rekabet gücünü artırarak yabancı hasta sayısını yükseltmeyi ve sağlık hizmeti ihracatından elde edilen geliri artırmayı hedeflediklerini açıkladı. Bu kapsamda sağlık turizminin ülkenin hizmet ihracatına katkısını artırmak amacıyla tanıtım, markalaşma ve uluslararası işbirliği faaliyetlerini sürdürüyorlar.

Türkiye’nin coğrafi konumu, güçlü sağlık altyapısı ve uluslararası standartlardaki sağlık hizmetleri sayesinde yaklaşık 180 ülkeden sağlık turisti kabul ettiğini belirten Eröğüt, özellikle Almanya, Birleşik Krallık, Irak, Azerbaycan, Rusya, Libya ve Körfez ülkeleri gibi ülkelerin Türkiye’ye en fazla hasta gönderen pazarlar arasında yer aldığını ifade etti. Ayrıca Kazakistan, Özbekistan ve diğer Orta Asya ülkelerinden gelen talepte de son yıllarda kayda değer bir artış gözlemlendiğini vurguladı.

Eröğüt, Türkiye’nin sağlık turizmindeki en önemli avantajlarından birinin farklı branşlarda dünya standartlarında sağlık hizmetleri sunabilmesi olduğunu belirterek, uluslararası hastaların en çok ilgi gösterdiği alanların estetik ve plastik cerrahi, saç ekimi, diş tedavileri, göz hastalıkları, ortopedi, kardiyovasküler cerrahi ve organ nakli gibi ileri uzmanlık gerektiren alanlar olduğunu ifade etti.

Türkiye, 40’tan fazla şehirde sağlık turizmi hizmeti sunan 1500’den fazla sağlık kuruluşu ve yüzlerce uluslararası akreditasyona sahip merkezi ile dünya çapında önde gelen sağlık destinasyonlarından biri konumundadır. Uluslararası hastaların tercih sebepleri arasında yüksek klinik başarı oranları, gelişmiş teknoloji altyapısı, deneyimli hekim kadroları ve Avrupa ile karşılaştırıldığında maliyet avantajı bulunmaktadır.

Eröğüt, sağlık turizminde sadece hasta sayısındaki artışı değil, aynı zamanda kişi başına elde edilen katma değeri de önemsediklerini belirterek, kişi başı ortalama sağlık harcamasının yaklaşık 2 bin 500 dolara ulaştığını ifade etti. Özellikle onkoloji, kardiyovasküler cerrahi, organ nakli gibi alanlarda bu rakamın 10 bin ila 50 bin dolar arasında değiştiğini kaydetti. Bu durum, Türkiye’nin yalnızca yüksek hacimli değil, aynı zamanda yüksek katma değerli sağlık hizmetlerinde de güçlü bir konuma sahip olduğunu gösteriyor.

Ticaret Bakanlığı, HİB ve sektör paydaşlarıyla yürütülen çalışmalar sayesinde Türkiye’nin küresel sağlık turizmi markasını güçlendirmeyi hedeflediklerini belirten Eröğüt, Heal in Türkiye markasının uluslararası sağlık hizmetleri alanındaki ortak vitrin niteliği taşıdığını ifade etti. Ayrıca, Ticaret Bakanlığı tarafından sağlanan yurt dışı tanıtım, fuar katılımı ve marka desteklerinin sektörün uluslararası rekabet gücünü artırdığını vurguladı.

Eröğüt, Türkiye’nin uluslararası alandaki güçlü itibarını koruyabilmesi için kayıt dışı faaliyetlerle etkin bir şekilde mücadele etmenin önemine dikkat çekerek, Heal in Türkiye platformunun uluslararası hastaların yetkilendirilmiş sağlık kuruluşlarına güvenle ulaşmasını sağladığını belirtti. Türkiye, Joint Commission International (JCI) akreditasyonuna sahip sağlık kuruluşu sayısıyla dünya çapında önde gelen ülkeler arasında yer almakta ve JCI gibi uluslararası akreditasyonların yaygınlaşması, hasta güvenliği ve hizmet standartlarının sürekli geliştirilmesine katkı sağlamaktadır.

Uluslararası hastalara, tercih edecekleri sağlık kuruluşunun veya aracı kuruluşun yetkilendirilmiş olmasına dikkat etmeleri, tedavi sürecine dair tüm hizmetleri yazılı sözleşme ile güvence altına almaları ve yalnızca sosyal medya üzerinden hizmet veren kayıt dışı aracı kuruluşlardan kaçınmaları tavsiyesinde bulundu.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu