Afrika’daki Yabancı Askeri Üsler ve Egemenlik Sorunları

Afrika’daki yabancı askeri üsler, egemenlik sorunlarını derinleştiriyor ve bağımlılığı azaltma gerekliliğini ortaya koyuyor.

İslami Analiz / Haber Merkezi

Afrika, terörle mücadele, korsanlık, ekonomik çıkarların korunması ve jeopolitik rekabet gibi birçok alanda küresel güçlerin rekabet alanı haline gelmiştir. Bu durum, kıtanın zengin kaynaklarına erişim ve bunların kontrolü için önemli bir çatışma ortamı yaratmaktadır.

Afrika Boynuzu, stratejik konumu nedeniyle büyük bir öneme sahiptir. Kızıldeniz, Arap Denizi ve Hint Okyanusu’na yakınlığı, Aden Körfezi’ne olan mesafesi ve Babülmendep Boğazı’nın varlığı, bu bölgeyi kritik bir askeri üs haline getirmektedir. Somali, Eritre, Cibuti ve denize kıyısı olmayan Etiyopya’dan oluşan bu bölge, su yollarının kontrolü açısından stratejik bir noktadır.

Şu anda Afrika Boynuzu’nda 16 ülkeye ait toplam 19 askeri üs bulunmaktadır. Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Somaliland bölgesinde yeni bir üs inşa ederken, Türkiye, Rusya ve Suudi Arabistan’ın da bölgede yeni üsler kurması beklenmektedir.

Cibuti, 9 askeri üs ile dikkat çekmektedir. Bu üslerin 3’ü Fransız, 6’sı ise ABD, Almanya, Çin, Japonya, İtalya ve İspanya’ya aittir. Fransız askeri varlığı, 1883 yılına kadar uzanmakta olup, 1977’de bağımsızlığını kazanan Cibuti’de Fransa’nın en büyük askeri üssü bulunmaktadır. ABD, burada Afrika’daki en büyük askeri üssü olan Camp Lemonnier’i işletmektedir. Bu üs, terörle mücadele ortak komutanlığına ev sahipliği yapmakta ve ABD Afrika Komutanlığı’nın merkezi konumundadır.

Somali’de ise ABD’nin eş-Şebab ve IŞİD ile mücadele ettiği 5 yabancı askeri üs bulunmaktadır. Türkiye, 2017 yılında Somali ordusunu eğitmek amacıyla Mogadişu’da büyük bir denizaşırı üs açmıştır. Birleşik Krallık ve BAE’nin de bölgede askeri varlıkları mevcuttur.

Eritre, İsrail tarafından Kızıldeniz’in girişinde üsler kurularak stratejik öneme sahip bir bölge haline getirilmiştir. BAE, burada da askeri varlık bulundurmakta ve çeşitli askeri operasyonlar gerçekleştirmektedir. Kenya’da da ABD ve İngiliz askeri üsleri bulunmaktadır.

Batı Afrika ve Sahel bölgesinde ise Fransa, Senegal, Fildişi Sahili, Gabon, Çad, Burkina Faso ve Nijer gibi ülkelerde askeri üsler kurmuştur. Ancak, bu ülkelerde artan tepkiler ve yönetim değişiklikleri, Fransız güçlerinin çekilmesine neden olmuştur. ABD ise Nijer’de varlığını sürdürmekte, ancak Fransız güçlerinin çekilmesi sonrası bölgedeki etkisini kaybetmektedir.

Kuzey Afrika’da Libya’da Rusya ve BAE’ye ait askeri üsler bulunmaktadır. Türk askeri varlığı ise Trablus hükümeti ile yapılan anlaşmalar çerçevesinde düzenlenmektedir. ABD’nin Kuzey Afrika’daki varlığı ise daha çok askeri iş birliği ve eğitim faaliyetleri ile sınırlıdır.

Sonuç olarak, Afrika’daki yabancı askeri üslerin varlığı, egemenlik sorunlarını derinleştirmekte ve kıtanın bağımsızlığı için ortak bir askeri gücün kurulması gerekliliğini gündeme getirmektedir. Birçok Afrika ülkesi, yabancı güçlerin güvenliklerine gerçek bir önem vermediğini ve kıtanın iç çatışmalarını körüklediğini düşünmektedir.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu