Almanya Dışişleri Bakanı Türkiye’nin Etkisini Vurguladı

Almanya Dışişleri Bakanı, Türkiye’nin çatışma bölgelerindeki etkisini ve AB ile ilişkilerini değerlendirdi.

Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, Türkiye’nin çatışma bölgelerinde önemli bir rol oynadığını ifade etti. Berlin’de Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından düzenlenen basın toplantısında, Türk hükümetinin Avrupa Birliği’ne (AB) tam üyelik hedefine bağlı kaldığını duyduğunu belirtti.

Wadephul, “Bu iyi bir sinyal. Alman hükümeti açısından, özellikle ortak çıkarlarımızın bulunduğu konularda Türkiye ile AB arasındaki stratejik ilişkileri daha da geliştirmek arzu edilen bir durumdur” dedi. Türkiye’nin, önemli bir NATO müttefiki ve AB’nin ticaret ortağı olarak savunma ve sanayi politikalarına katkıda bulunmasının önemine de değindi.

Türkiye’nin AB ile ilişkilerinin genişletilmesi için neler sunabileceğini konuştuklarını aktaran Wadephul, “Türkiye, AB’ye doğru ilerlemek isterse Almanya’da dostane ve güvenilir bir ortak bulacaktır. Kopenhag kriterleri, yani demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları, AB üyeliği için bağlayıcı bir ön koşul olmaya devam etmektedir” şeklinde konuştu.

Wadephul, bu yıl temmuz ayında Ankara’da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi’ne de dikkat çekerek, “Bu zirve Türkiye’yi NATO’nun güçlendirilmesi açısından kilit bir konuma getiriyor” dedi. Türkiye’nin bu zirvede mükemmel bir ev sahipliği yapacağına inandığını ifade eden Wadephul, zirvede ABD ile Avrupa arasındaki yük paylaşımının yeniden düzenlenmesi konusunun ele alınacağını belirtti.

Türkiye’nin, kasım ayında Antalya’da düzenleyeceği Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı ile iklim koruma çabalarının merkezinde yer alacağını vurgulayan Wadephul, Türkiye’nin güvenilir bir ortak olduğunu ve Almanya’nın destek vermeye hazır olduğunu söyledi.

Wadephul, Türkiye ile Almanya arasında yıllar sonra gerçekleştirilen stratejik diyalog toplantısının iki ülke ilişkilerini yeni bir seviyeye taşımak amacıyla yapıldığını ifade etti.

Toplantıda, Türkiye-AB ilişkileri, güvenlik politikaları, Ukrayna savaşı ve İran’daki gelişmeler gibi bölgesel sorunlar da gündeme geldi. Wadephul, Türkiye’nin coğrafi yakınlığı ve siyasi, ekonomik önemi nedeniyle bu çatışma bölgeleri üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğunu belirtti. Bu nedenle Almanya’nın Türkiye ile yakın bir koordinasyon içinde olmasının önemini vurguladı.

İsveç’te bu hafta düzenlenecek NATO Dışişleri Bakanları Toplantısı’na da değinen Wadephul, “Mesajımız net. İttifakımız sarsılmaz ve söz ile eylemde birlikte duruyoruz” dedi. İran’daki savaşın ve Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının dünya genelindeki etkilerine de dikkat çeken Wadephul, Türkiye’ye Pakistan, Mısır ve diğer ülkelerle yaptığı arabuluculuk için teşekkür etti.

Güvenlik, ekonomi ve enerji alanlarındaki çıkarların korunması konusunda bölge ülkeleriyle yakın diyalog içinde olduklarını belirten Wadephul, “Hepimiz gelecekte İran’ın komşuları için bir tehdit oluşturmaması gerektiği konusunda hemfikiriz. Bu nedenle İran’ın nükleer silaha sahip olmaması gerekir” ifadelerini kullandı.

Wadephul, İran’ın balistik füze programını sonlandırması ve Hürmüz Boğazı’nı açması gerektiğini de sözlerine ekledi.

Ukrayna savaşına ilişkin olarak, Wadephul, Avrupa’nın güvenliğine yönelik en büyük tehdidin Rusya’nın Ukrayna’ya karşı yürüttüğü saldırgan savaş olduğunu belirtti. Türkiye’nin bu süreçte arabuluculuk yapmayı defalarca teklif ettiğini ifade eden Wadephul, Rusya’nın doğrudan görüşmelere başlaması durumunda savaşın sonuna yaklaşılabileceğini savundu. “Biz Avrupalılar bu konuda yapıcı ve daha aktif bir rol üstlenmeye hazırız, ancak Rusya’nın da ciddi bir şekilde müzakere etme isteğine ihtiyacımız var” dedi.

Gazze’deki duruma da değinen Wadephul, insani yardımın yetersizliğine dikkat çekerek, “Gazze Şeridi’ndeki insanlar ön planda olmalı ve onlar acı çekiyor” dedi. Gazze’deki insanların ilaç ve yardıma ihtiyaç duyduğunu belirten Wadephul, bu yardımların ulaşabilmesi için gerekli imkanların sağlanması gerektiğini vurguladı.

Wadephul, Sumud Filosu gibi eylemlerin katılımcılar için riskli olduğunu ve bu nedenle böyle eylemleri tavsiye etmediklerini ifade etti. Ayrıca, İsrail’in Küresel Sumud Filosu’na saldırısına karşı uluslararası hukuka saygı gösterilmesi çağrısında bulundu.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu