ABD’nin İran’da Sivillere Yönelik Yeni Füze Kullanımı Üzerine Endişeler
ABD’nin İran’da sivillere karşı kullandığı yeni füze, büyük kayıplara yol açtı. PrSM’nin etkileri ve sonuçları üzerine detaylar.
ABD’nin yeni geliştirdiği Precision Strike Missile (PrSM) füzesi, İran’da sivil kayıplara yol açan bir saldırıda kullanıldı. Airwars’ın analizine göre, bu füzeler patlama noktasından 150 metre uzaklığa ölümcül saçmalar yayarak, en az 50 metre mesafedeki sivillerin ölümüne sebep oldu.
PrSM, uzun süredir gizli tutulan bir mühimmat olarak dikkat çekiyor. İran’daki çatışmalarda ilk kez kullanıldığı bildirilen bu füze için ABD Savunma Bakanlığı, Lockheed Martin ile 8.4 milyar dolarlık bir sözleşme imzalayarak üretiminin artırılacağını duyurdu.
Diğer mühimmatlardan farklı olarak, PrSM yere ulaşmadan hemen önce patlayacak şekilde tasarlanmış. Bu patlama, etrafa on binlerce ölümcül saçma yayarak, önüne çıkan her şeyi hedef alıyor. İran’ın Lamerd kentinde gerçekleşen üç ayrı PrSM saldırısında, hasar yarıçapının en az 170 metreye ulaştığı tespit edildi. Saldırılarda en az yedisi çocuk, ikisi kadın olmak üzere toplam 21 sivil hayatını kaybetti, 170’e kadar kişi de yaralandı.
Ne ABD ordusu ne de Lockheed Martin, PrSM’nin hasar yarıçapı hakkında kamuoyuna bilgi verdi. Ancak Airwars, tanıtım materyallerinin azami yarıçapın yaklaşık 50 metre olduğunu ima ettiğini belirtti. Bu, Lamerd’de gözlemlenen hasar yarıçapının yalnızca üçte biri kadar bir mesafe.
Gelecekteki ABD askeri operasyonlarında önemli bir rol oynaması beklenen PrSM’nin kullanımı, sivil kayıplar açısından ciddi endişelere yol açıyor. Eski ABD Kara Kuvvetleri Silahlı Çatışma Hukuku danışmanı Michael Meier, yoğun nüfuslu bölgelerde PrSM kullanmanın zor olduğunu vurgulayarak, “Öldürücülük yarıçapının 100 metre olduğunu varsayarsak, sivil kayıplar kaçınılmazdır” dedi.
Lockheed Martin, PrSM füzelerinin Yüksek Hareket Kabiliyetli Topçu Roket Sistemi’nden (HIMARS) ateşlendiğini ve 500 kilometreye kadar hedefleri vurabildiğini açıkladı. Her bir mühimmatın yaklaşık 180 bin saçma taşıdığı belirtiliyor. Ancak, bu mühimmatın ne kadar uzağa ulaşabildiği ve savaş başlığının büyüklüğü gibi önemli detaylar kamuoyuna açıklanmadı.
28 Şubat 2026’da, ABD’nin İran’ın güneyindeki Lamerd kentinde en az üç PrSM füzesi kullandığı bildirildi. ABD ordusu, bu saldırıların sorumluluğunu reddediyor. Airwars’ın yaptığı hasar analizi, kullanılan füzelerin PrSM olduğunu doğruladı ve bu durum, mühimmatın çatışmada bilinen ilk kullanımı olma ihtimalini güçlendirdi.
Saldırılardan sonra internette yayımlanan görüntülerde, tipik füze saldırılarında görülen büyük kraterler yerine, binalar ve sokaklar üzerinde küçük çukurların bulunduğu gözlemlendi. PrSM’nin tasarımı gereği, yere 15 ila 20 metre yükseklikte infilak ederek, tek bir büyük krater yerine binlerce küçük iz bıraktığı ifade ediliyor.
Görsel kanıtlar, patlamaların 550 metrelik bir hat üzerindeki üç ayrı noktada gerçekleştiğini gösteriyor. Airwars, İranlı gazetecilerin çektiği görüntüler ve muhabirlerin tanıklıklarıyla hasarın dağılımını haritalandırdı. PrSM’nin havada infilak etmesi nedeniyle her saldırının kesin merkez noktasını belirlemek zor olsa da, güvenlik kameralarından elde edilen verilerle patlama noktaları tahmin edilebiliyor.
İran medyasına göre, saldırılar bir dakikadan kısa bir süre içinde gerçekleşti. İlk saldırı, Şehrak İsar yerleşim bölgesini vurdu ve bu saldırıda en küçük yaşta kurban olan iki yaşındaki Avina Berzegar hayatını kaybetti. İkinci saldırıda ise Şehit Naimi Spor Salonu’nda en az yedi sivil öldü. Bu saldırıda en uzak ölüm vakası, 12 yaşındaki İlya Hatemi’ye ait. Diğer kurbanlar arasında genç kızların da bulunduğu bildiriliyor.
PrSM’nin kullanımına ilişkin hukuki kaygılar da gündemde. Meier, “Vurmak istediğiniz meşru askeri hedefi, mühimmatın öngörülen etkilerini ve bu etkinin aşırı olup olmayacağını değerlendirmek zorundasınız” dedi. ABD Savunma Bakanlığı ve Lockheed Martin, PrSM’nin etkileri hakkında kamuoyuna bilgi vermekten kaçındı. Ancak yapılan analizler, bu mühimmatın gelecekteki çatışmalarda daha önemli bir rol üstlenebileceğini gösteriyor.




