Eski ABD Büyükelçisi Freeman: Körfez Ülkeleri İran ile Barışmalı

Chas Freeman, Körfez ülkelerinin stratejik açmazlarını ve İran ile barış gerekliliğini vurguladı.

İslami Analiz / Haber Merkezi

ABD’nin eski Suudi Arabistan Büyükelçisi Chas Freeman, Washington ve Tel Aviv ekseninde hareket eden Körfez ülkelerinin karşılaştığı ciddi stratejik ve ekonomik sorunları gündeme getirdi. Freeman, petrol gelirlerine dayanan ‘rant devleti’ modelinin çökme aşamasına geldiğini, yabancı iş gücünün bölgeden kaçma ihtimalinin arttığını ve panik halinde yapılan silah alımlarının, bu ülkeleri ABD’nin güvenlik şemsiyesinden vazgeçerek İran ile zorunlu bir barışa yönlendirdiğini belirtti.

Ortadoğu’daki artan gerilim ve ABD-İsrail işbirliği, Körfez ülkelerini (Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Kuveyt) tarihi bir krizle baş başa bıraktı. Freeman’ın analizleri, savaşın sadece askeri alanda değil, aynı zamanda ekonomik ve sosyolojik boyutlarda da derin yaralar açtığını ortaya koyuyor.

Freeman, ABD ve İsrail ile kurulan güvenlik ittifaklarının, Körfez ülkelerini korumak bir yana, bu bölgeleri adeta bir ‘serbest ateş alanı’ haline getirdiğini ifade ediyor. Körfez’deki paniği dört ana başlık altında ele alıyor.

Ekonomik ve Sosyolojik Çöküş Tehlikesi

Körfez ülkelerindeki yönetimler, özellikle Arap Baharı sonrası, vatandaşlarının siyasi sadakatini petrol ve doğalgaz gelirleriyle sağlanan yüksek refah seviyeleriyle güvence altına alıyordu. Ancak savaşın enerji altyapısına zarar vermesi, bu dengeyi altüst etti. Katar Enerji Bakanı’nın vurulan tesislerin onarımının 3 ila 5 yıl süreceğini açıklaması, ‘rant devleti’ modelinin zayıfladığını gösteriyor. Freeman, gelir akışının durması ve refah standartlarının çökmesi durumunda, bölge yönetimlerinin halklarını nasıl yatıştıracağı konusunda ciddi soru işaretleri olduğunu vurguluyor.

Yabancı İşgücünün Kaçışı

Demografik yapı, bölgenin bir diğer zayıf noktası olarak öne çıkıyor. Körfez ülkelerindeki fiziksel işlerin ve hizmet sektörünün neredeyse tamamı, Güney Asya’dan gelen göçmen işçiler tarafından yürütülüyor. Freeman, bu ülkelerdeki göçmen işçilerin füzelerin hedefi haline gelmek istemeyeceklerini ve büyük bir kaçış yaşanabileceğini belirtiyor. Yabancı işgücünün ani çıkışı, Körfez’in günlük işleyişini ve tedarik zincirlerini ciddi şekilde etkileyebilir.

Panik Alımları

Güvenlik zafiyeti, bölgedeki ülkelerde rasyonellikten uzak bir panik havası yaratmış durumda. Freeman, Körfez ülkelerinin, ABD’ye milyarlarca dolarlık yeni silah sistemleri almak için devlet rezervlerindeki altınları büyük miktarlarda sattığını aktarıyor. Bu panik satışları, küresel altın fiyatlarında geçici düşüşlere yol açıyor. Ancak Freeman, sipariş edilen silahların teslimatının yıllar süreceğini ve bu sistemlerin bugünkü füze tehditlerini durduramayacağını belirtiyor.

Zorunlu Diplomatik Dönüşüm

Körfez ülkeleri, topraklarında büyük ABD üslerine izin verirken, bunun kendilerini İran füzeleri için ‘meşru bir hedef’ haline getireceğini hesaba katmamışlardı. Freeman, bu durumu ünlü bir Arap atasözüyle özetliyor: ‘Isıramadığın eli öpmek zorundasın’. Deneyimli diplomat, bu ülkelerin, hiçbir koruma sağlamayan ABD güvenlik şemsiyesinden vazgeçmek zorunda kalacaklarını ifade ediyor. Körfez’in geleceği, Çin veya Rusya’nın önerdiği yeni bölgesel güvenlik yapıları çerçevesinde İran ile barışçıl bir şekilde bir arada yaşama yollarını bulmaktan geçiyor.

Chas W. Freeman Jr. Kimdir?

Chas W. Freeman Jr., 1989-1992 yılları arasında ABD’nin Suudi Arabistan Büyükelçisi olarak görev yapmış, bölgedeki güç dinamiklerini ve Suudi kraliyet ailesinin işleyişini en iyi bilen diplomatlardan biridir. Daha önce ABD Savunma Bakan Yardımcılığı görevinde de bulunmuş olan Freeman, aynı zamanda Çin uzmanıdır ve 1972’deki tarihi Pekin ziyaretinde Başkan Richard Nixon’ın baş tercümanı olarak görev yapmıştır. ABD’nin Ortadoğu politikalarına, özellikle İsrail lobisinin Washington üzerindeki etkisine yönelik eleştirel yaklaşımlarıyla tanınmaktadır.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu