Financial Times: İran, ABD ile Savaşta Söz Sahibi Oluyor
Financial Times’a göre, İran, ABD ile olan çatışmada inisiyatifi eline alarak savaşın seyrini belirliyor.
İngiliz Financial Times gazetesinde yayımlanan bir analiz, İran’ın son altı aylık çatışmanın ardından ABD ile yaşanan gerilimde belirleyici bir rol üstlendiğini ortaya koyuyor.
Analizde, Washington’un artık savaş alanında belirleyici bir etkiye sahip olmadığı, aksine Tahran’ın belirlediği tempoda hareket ettiği ifade ediliyor. Donald Trump’ın İran’a yönelik tehditleri karşısında geri adım atması, İran’ın önemli bir avantaj elde ettiğini gösteriyor.
Gazete, son iki hafta içinde İran’ın inisiyatifi ele alarak ABD mevzilerine yönelik önleyici saldırılar gerçekleştirdiğini belirtiyor. Özellikle, İran’ın Ürdün’deki ABD askeri tesislerine düzenlediği saldırı dikkat çekici bir örnek olarak sunuluyor.
Financial Times, bu saldırıyı bir “sürpriz” olarak nitelendirirken, Yemen güçlerinin de Kızıldeniz’deki deniz seyrüseferini aksatmayı başardığını aktarıyor. İran, ABD’nin artan saldırgan tutumuna karşılık vererek, savaşın devam etmesinin hem askeri hem de ekonomik açıdan Washington için maliyetli olacağını göstermek amacıyla saldırgan bir tutum sergiliyor.
Avrupa Dış İlişkiler Konseyi’nden Ellie Geranmayeh, İran’ın ABD ile mücadelesinin bölgesel sonuçlar doğuracağını belirterek, “Savaşı başlatanlar ABD ve İsrail olabilir, ancak savaşın nasıl biteceğini belirleyecek olan onlar değildir,” diyor.
İsrail Askeri İstihbarat Teşkilatı’nın eski İran analisti Danny Citrinowicz, İran içinde müzakere etmenin faydasız olduğuna dair bir görüş birliği olduğunu ifade ediyor. İran, savaşın devam etmesinin maliyetini artırarak pes etmeyeceğini gösteriyor.
İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Seyyid Ali Hamaney’in şehit edilmesinin ardından İran, tüm imkanlarını seferber ederek savaşın seyrini kendi lehine değiştirmeye çalışıyor. Eski Amerikan Kuvvetleri İstihbarat Sorumlusu Karen Gibson, İran’ın stratejisinin ABD’yi ekonomik ve siyasi açıdan geri çekilmeye zorlamak olduğunu vurguluyor.
Gazete, İran’ın son haftalarda Kuveyt ve Bahreyn’e yönelik saldırılarını artırdığını ve bu durumun Washington’u askeri güçlerini daha güvenli noktalara taşımaya zorladığını belirtiyor. Ürdün’de ise ABD’nin müttefiki olarak öfke ve hayal kırıklığı artıyor; yüzlerce aktivist, ABD’nin ülkeden çekilmesi için bir açık mektup imzaladı.
Sonuç olarak, bazı analistler, İran’ın düşmanlarının uzun süreli bir savaşa dayanacak siyasi iradeye sahip olmadığını ve savaşın sürmesi durumunda karşı tarafın iradesinin zayıflayacağını öngörüyor.




