Mali’deki Saldırılar ve Rus Varlığının Geleceği
Mali’deki saldırılar, Rus varlığını nasıl etkileyecek? Çatışmaların ardından Rus güçlerinin durumu ve geleceği üzerine değerlendirmeler.
Hafta sonu Mali’nin başkenti Bamako ve kuzeydeki Kidal kenti gibi çeşitli yerleşim yerleri, Azavad Kurtuluş Cephesi’ne (FLA) bağlı Tuareg ayrılıkçı gruplar ile İslamcı militanların ortaklaşa gerçekleştirdiği saldırılara maruz kaldı. Bu olay, Sahel bölgesinde yaklaşık 14 yıldır devam eden isyanın yeni bir aşamasını temsil ediyor.
Mali’de uzun süredir bulunan Rus güçleri de bu çatışmalara dahil oldu. Ancak, Rus Afrika Kolordusu’nun Kidal’den çekilme konusunda FLA ile bir anlaşmaya vardığına dair bilgiler, ülkedeki varlıklarının ne ölçüde sürdüğü veya daha geniş bir çekilme sürecine girip girmediği konusunda belirsizlik yarattı.
Rus paralı askerleri, Wagner Grubu çatısı altında en az beş yıldır Mali’de faaliyet göstermekte ve Aralık 2021’deki darbenin ardından daha da belirgin hale gelmişlerdi. Bu darbe sırasında, mevcut cunta lideri Assimi Goita, Fransa’nın askeri varlığına karşı artan tepkiler sonucu Rus güçlerini ülkeye davet etmişti.
Wagner, 2014’te Kırım’ın ilhakından sonra Moskova’nın desteklediği hükümetleri desteklemek amacıyla birçok Afrika ülkesine yayıldı. Mali’nin yanı sıra Sudan, Orta Afrika Cumhuriyeti, Nijer, Libya ve Mozambik gibi ülkelerde de etkinlik gösterdi. Wagner’in Mali’deki varlığı 2025’te sona ermesi beklenirken, 2023’te kurulan Afrika Kolordusu, Rus Savunma Bakanlığı’nın denetiminde faaliyet göstermeye başladı. Bu yeni oluşum, Batılı güçlerin bölgeden çekilmesiyle Moskova’nın etkisini sürdürmek amacıyla oluşturuldu.
Hafta sonu yaşanan saldırılar sırasında Rus güçlerinin Mali ordusuna destek verdiği yönünde haberler yer aldı. Ancak, Kidal’deki Rus varlığının belirgin bir şekilde azaldığı gözlemlendi. İsyancıların kenti hızla ele geçirmesinin ardından, Rus ve Malili güçlerin bölgeden ayrılması için FLA ile Afrika Kolordusu arasında bir mutabakat sağlandı.
FLA, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, Mali Cumhuriyeti liderliğinin ortak kararı doğrultusunda Kidal’daki Afrika Kolordusu birliklerinin Mali ordusu ile birlikte bölgeden çekildiğini duyurdu. Açıklamada, yaralı askerlerin ve ağır ekipmanın tahliye edildiği, personelin ise kendilerine verilen görevleri yerine getirmeye devam ettikleri belirtildi.
Analistler, bu çekilmeyi bir stratejik yeniden konumlanma olarak değil, taktik bir yenilgi olarak değerlendirdi. Ruslan Trad, Afrika Kolordusu’nun, FLA ile güvenli bir çekilme konusunda müzakere yapmadan önce fiilen kuşatıldığını ifade etti. Bu durum, güçlü bir pozisyondaysanız, çıkışınızı müzakere etmediğinizi gösteriyor. Trad ayrıca, Tessit’teki üslerini kaybetmelerinin daha geniş bir toprak kaybı sürecinin bir parçası olduğunu belirtti.
Rusya’nın Mali’deki varlığının sona erip ermeyeceği konusunda ise, böyle bir sonuca varmanın henüz erken olduğunu vurguladı. Afrika Kolordusu’nun diğer bölgelerde operasyonlara devam edeceğini belirtmesi ve Rus savaş yanlısı blog yazarlarının bu çekilmeyi geçici olarak sunmaları, Moskova’nın Mali’deki stratejik ve ekonomik çıkarları göz önüne alındığında tam bir çekilmenin olası görünmediğini düşündürüyor.
Azavad Ulusal Kurtuluş Hareketi’nin liderlerinden Mahfoud Ag Adnan, Kidal’daki anlaşmanın Gao gibi diğer bölgelere de uzanabileceğini ifade etti. Rus vatandaşları ve bağlantılı güçlerin Kuzey Mali’den çekilmesi için Rus büyükelçiliği ile müzakerelerin sürdüğünü belirtti. Ayrıca, Rus ve Malili güçlerin Bamako hükümetinin yetki alanına girecekleri orta Mali’deki Sevare bölgesine doğru çekilmeleri konusunda bir mutabakata varıldığını da ekledi.
Ag Adnan, adını vermediği üçüncü bir tarafın müzakereleri kolaylaştırdığını ve komşu Nijer ile Burkina Faso’ya müdahale etmemeleri çağrısında bulundu.
Çekilmenin ardından Moskova, Mali’nin en kısa sürede barış ve istikrara kavuşmasını umduğunu ifade etti. Ancak Kremlin sözcüsü Dmitry Peskov, Afrika Kolordusu’nun durumu kontrol altına alıp almayacağı konusunda yorum yapmadı.




