NATO Zirvesi Ankara’da: Erdoğan Dünya Liderlerini Ağırlayacak

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Zirvesi’nde dünya liderlerini ağırlarken, Türkiye’nin uluslararası konumu güçleniyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi’ne ev sahipliği yapmaya hazırlanırken, Ankara, uluslararası diplomasi ve güvenlik önlemleri açısından önemli bir merkez haline geliyor. ABD Başkanı Donald Trump, Almanya Başbakanı Friedrich Merz ve 30’dan fazla liderin katılımıyla gerçekleşecek bu zirve, Türkiye’nin NATO içindeki rolünü yeniden gözler önüne serecek.

Erdoğan için bu zirve, sadece bir diplomatik organizasyon değil, aynı zamanda uluslararası alandaki etkisini artırma fırsatı olarak değerlendiriliyor. Zirve, 2014 yılında tamamlanan ve bini aşkın odasıyla dünyanın en büyük devlet başkanlığı komplekslerinden biri olan Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilecek. Zirve öncesinde, Ankara’da güvenlik önlemleri en üst seviyeye çıkarıldı ve yaklaşık 56 bin güvenlik görevlisi görev alacak. Devlet konuklarının ulaşımı için askeri havaalanının genişletildiği de bildirildi.

Son yıllarda Rusya ile olan yakın ilişkileri nedeniyle NATO içinde eleştirilen Türkiye, bugün ittifakın vazgeçilmez bir üyesi olarak öne çıkıyor. Karadeniz’e açılan boğazları kontrol etmesi, Orta Doğu’ya komşu olması ve NATO’nun en büyük ikinci ordusuna sahip bulunması, Ankara’nın stratejik önemini artırıyor. Erdoğan, zirve öncesinde yaptığı açıklamalarda Türkiye’nin askeri gücünün NATO için hayati olduğunu vurgulayarak, “Texas’tan Ankara’ya uzanan güçlü bir güvenlik ve savunma ağı kurulmalı” mesajını iletti.

Zirvenin en dikkat çekici unsurlarından biri de Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump arasında gerçekleşmesi beklenen görüşme. Trump’ın geçmişte Erdoğan’ı “güçlü bir lider” ve “dost” olarak nitelendirmesi, iki lider arasındaki ilişkinin diğer Batılı liderlere kıyasla daha sıcak olduğu yorumlarına yol açıyor. Diplomatik çevreler, Trump ile Erdoğan arasındaki görüşmelerin zirvenin en kritik anlarından biri olacağını belirtiyor.

Avrupa başkentlerinde de Türkiye’nin NATO içindeki rolüne yönelik yaklaşımın değiştiği gözlemleniyor. Rusya’nın Ukrayna’yı işgali, Orta Doğu’daki çatışmalar ve ABD’nin NATO’daki geleceğiyle ilgili belirsizlikler, Avrupa ülkelerinin Ankara’yı güvenlik mimarisinin vazgeçilmez bir parçası olarak görmesine neden oldu. Diplomatik kaynaklara göre, Avrupa, hem Ukrayna savaşında Rusya üzerindeki baskının artırılmasında hem de olası yeni güvenlik düzenlemelerinde Türkiye’nin desteğini önemli buluyor.

2017 yılında Türkiye’nin Rus yapımı S-400 hava savunma sistemini satın alması NATO içinde ciddi bir kriz yaratmıştı. Ankara’nın Finlandiya ve özellikle İsveç’in NATO üyeliğini geciktirmesi de ittifak içinde gerilime yol açmıştı. Ancak son dönemde Türkiye’nin Moskova ile ekonomik ilişkilerini azaltması ve Suriye’deki gelişmeler sonrasında Rusya ile mesafeyi açması, Ankara ile Batılı müttefikler arasındaki ilişkilerin yeniden güçlenmesine katkı sağladı. Zirvede yeni savunma sanayi iş birliklerinin gündeme gelmesi bekleniyor; Türkiye’nin ABD’den F-35 savaş uçakları gibi çeşitli savunma sistemlerine yönelik taleplerini yine dile getirmesi öngörülüyor.

NATO Zirvesi öncesinde Avrupa Birliği de Ankara ile temaslarını hızlandırdı. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ile Avrupa Komisyonu üyeleri Marta Kos ve Magnus Brunner, Ankara’da güvenlik, ticaret, enerji ve göç konularında iş birliğini görüştü. Avrupa Parlamentosu, son Türkiye raporunda demokrasi, hukuk devleti ve muhalefete yönelik baskılar konusunda eleştirilerini sürdürse de, güvenlik alanındaki gelişmeler nedeniyle Türkiye ile iş birliğinin artırılması gerektiği yönündeki görüşlerin güç kazandığı ifade ediliyor.

Öte yandan, zirve öncesinde Türkiye’deki muhalefet, gazeteciler ve sivil toplum temsilcilerine yönelik operasyonlar, uluslararası kamuoyunun gündeminde önemli bir yer tutuyor. Uluslararası insan hakları örgütleri, son günlerde çok sayıda gazeteci, çevre aktivisti ve insan hakları savunucusunun gözaltına alındığını, bazı yabancı basın mensuplarına ise akreditasyon verilmediğini bildirdi. Ancak NATO yönetiminin bu konuda kamuoyu önünde eleştirel bir açıklama yapmaması dikkat çekiyor. Diplomatik kaynaklar, ittifakın mevcut jeopolitik koşullarda birlik görüntüsünü korumayı öncelikli hedef olarak gördüğünü belirtiyor.

Ankara’nın zirvedeki en önemli beklentilerinden biri de Türkiye’nin Avrupa’nın yeni savunma girişimlerine tam olarak dahil edilmesi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Avrupa savunma projelerinin dışında bırakılmasının kimseye fayda sağlamayacağını savunarak, Ankara’nın milyarlarca avroluk savunma fonlarına ve ortak projelere erişim talebini zirvede müttefiklerin gündemine getirmesi bekleniyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu