Florida Valisi Adayı Fishback’ten Silahlı Tehdit: ‘Polisi Beklemeyeceğiz’

Florida valisi adayı James Fishback, evinin bahçesindeki yangını kundaklama olarak nitelendirerek silahlı tehditte bulundu.

Florida Valiliği için yarışan James Fishback, Madison County’deki evinin bahçesinde meydana gelen yangını “siyasi şiddet” ve “kundaklama” olarak değerlendirdi. Olayın ardından elinde AR-15 tipi tüfekle bir video paylaşan Fishback, kendisine veya ekibine yönelik bir saldırı durumunda doğrudan ateş açacaklarını açıkladı.

Yatırımcı ve siyasetçi olan Fishback, seçim kampanyası sürecinde Florida’nın İsrail ile olan tüm finansal ve ticari ilişkilerini sona erdirme vaadiyle dikkat çekmişti. Bu açıklamalarının ardından evinin bahçesinde bir yangın çıktığını duyuran Fishback, durumu kendisine yönelik bir suikast girişimi olarak tanımladı.

Olayın Detayları ve Resmi Açıklamalar

8 Şubat 2026 tarihinde gerçekleştiği bildirilen olayda, Fishback evinin yan bahçesinde alevlerin yükseldiğini ve yangının 100 yıllık tarihi bir binaya 3 metre kadar yaklaştığını ifade etti. Ancak yerel yetkililer, Fishback’in iddialarını çürüten açıklamalarda bulundu:

  • Soruşturma Yok: Madison County Şerif Ofisi ve İtfaiye birimleri, olayla ilgili herhangi bir kriminal soruşturma başlatılmadığını duyurdu.
  • Sınıflandırma Yapılmadı: Yetkililer, yangının kundaklama olarak sınıflandırılması için yeterli delil bulunmadığını belirtti.
  • Kamera Kaydı Eksikliği: Olay anında mülk üzerinde güvenlik kamerası bulunmadığı için şüpheli bir şahıs tespit edilemedi.

Sosyal Medyada Silahlı Gözdağı

Olayın hemen ardından sosyal medya platformu X (Twitter) üzerinden bir video paylaşan Fishback, elinde Ruger AR-556 model yarı otomatik tüfekle taraftarlarının önünde yürüdü. Paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

“Eğer birisi personelimize veya gönüllülerimize saldırırsa polisi beklemeyeceğiz. Sizi doğrudan vuracağız. Haklarımız devredilemez. Kampanyamızın meşru müdafaa hakkı vardır.”

Fishback’in Siyasi Vaatleri

Fishback, sadece İsrail karşıtı politikalarıyla değil, Florida siyasetinin genel düzenine aykırı diğer vaatleriyle de dikkat çekiyor. Eyalette çalışan tüm yabancı yetenekli işçilerin (H-1B sahipleri) işten çıkarılmasını savunuyor ve “Önce Amerika” (America First) retoriğiyle İsrail’e giden ödeneklerin kesilmesini talep ediyor. Kudüs’teki Ağlama Duvarı ile ilgili yaptığı bazı açıklamalar ise Cumhuriyetçi Parti içinde “antisemitizm” suçlamalarına yol açmıştı.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu