BM’ye Göre Körfez Ülkeleri Saldırgan Statüsünde
BM raporuna göre, Körfez ülkeleri ABD ve İsrail’in saldırganlığını destekleyerek saldırgan konumda bulunuyor.
İslami Analiz / Haber Merkezi
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarında, Körfez ülkelerinin durumu hakkında önemli bilgiler gün yüzüne çıktı. İran’ın, Körfez’deki ABD üsleri ve diğer hedeflere yönelik potansiyel misillemeleri, Birleşmiş Milletler kararlarına göre hukuken meşru kabul ediliyor. Bu durum, Körfez ülkelerinin saldırgan bir pozisyonda kalmasına neden oluyor.
Avrupa ve ABD medyasında, “İran, savaşa dahil olmayan Arap ülkelerini de hedef alıyor” şeklindeki iddiaların, Birleşmiş Milletler kararlarıyla çürütüldüğü anlaşıldı. Aksa Tufanı ile birlikte uluslararası kurumlar ve hukukun geçerliliği yeniden sorgulanmaya başlandı.
14 Aralık 1974 tarihinde kabul edilen 3314 sayılı BM Kararı’nın 3. Maddesi, topraklarını ABD ve İsrail’in saldırganlığına açan Körfez ülkelerinin de saldırgan statüsünde olduğunu belirtiyor. Ancak dikkat çeken bir nokta, İran’ın yalnızca ABD-İsrail ile bağlantılı üsler ve binalar haricinde başka hedefleri vurmaktan kaçınmasıdır.
BM Kararı 3314: Topraklarını Kullandıran “Saldırgan”dır
BM’nin ilgili kararı şöyle tanımlıyor:
Bir devlet, kendi egemenliği altındaki toprakların veya askerî üslerin, bir başka devlet tarafından üçüncü bir devlete karşı “saldırı” amacıyla kullanılmasına izin veriyorsa, topraklarını kullandıran devletin kendisi de “Saldırgan” (Aggressor) statüsündedir.
İsviçreli emekli Albay Jacques Baud, bu durumu şu şekilde özetliyor: “Bu ülkeler, ABD ve İsrail’in saldırı gerçekleştirmek için kendi hava sahalarını, üslerini ve istihbarat varlıklarını kullanmasına izin verdiklerinde, kendileri de ‘saldırgan’ olarak kabul edilirler. Bu nedenle İran’ın da o topraklara karşılık verme hakkı vardır. Katar, Kuveyt, BAE ve Suudi Arabistan’ın zarar görmesinin sebebi budur; uçaklar onlara ait olmasa bile altyapılarını kullandırdıkları için hukuken saldırgandırlar.”
Albay Baud’un ifadelerine göre, İran’ın Suudi Arabistan’daki Prens Sultan Hava Üssü’nü veya BAE’deki lojistik ve istihbarat merkezlerini hedef alması, hukuken bir saldırı değil, saldırganın üssüne karşı yapılan meşru bir müdafaa eylemidir.
İspanya’nın Karşı Çıkışı
İran’ın asimetrik caydırıcılığı ve BM kararının getirdiği hukuki gerçeklik, Batı ittifakında da çatlaklara yol açtı. ABD’nin İran’ı vurmak için İspanya’daki üsleri kullanma talebine Madrid yönetiminin “Hayır” demesi, bu hukuki gerçeklerle doğrudan bağlantılı. İspanya’nın yanı sıra Almanya da, ABD’nin peşinden giderek İran’ın yasal ve askeri meşru hedefi konumuna düşmekten kaçınıyor.




