Münir Derman: Gönül İnsanı ve Tasavvufun İzinde

Münir Derman’ın hayatı, eserleri ve tasavvufi görüşleri üzerine derin bir inceleme.

Oktay Sarı yazdı…

Bazı kişilerin hayatlarına geç tanık olmak, insanı derin bir üzüntüye sevk edebilir. Onlarla yüz yüze görüşememek, seslerini duyamamak ve ellerini öpememek, insan ruhunu hüzne boğar. Ancak bu durum, nasip meselesidir; belki de o değerli insanlardan bir nebze faydalanabilmek, bizim için bir teselli kaynağıdır.

Dr. Münir Derman adını duyduğumda, onun eserlerine ulaşmak için hemen harekete geçtim. Fakat ne yazık ki, “Allah Dostu Der ki” adlı kitabı da dahil olmak üzere, 11 eserinin basımları internette bulunmuyor ve eski kitapçıların raflarında bile yüksek fiyatlarla satılmakta. Bir gün bu eserlere ulaşmayı umarak, bazı web sitelerinden edindiğim bilgilerle yetinmek zorunda kaldım. Ancak Melek Hiç gibi bazı isimlerin gönüllerde bıraktığı derin izler, zamanla unutulup gidebiliyor.

“Dünyâya garib geldim, garib gitmem lâzım. Garibin yeri tenhâdadır.” diyen Dr. Münir Derman, hayatı boyunca birçok zorlukla karşılaşmış bir kişilikti. Mısır Câmiu’l-Ezher’de İslami ilimler okuduktan sonra tıp eğitimi alarak hekimlik ve vaizlik yapmış, aynı zamanda judo eğitmenliği de yapmıştır. Yıllarca Ankara’nın Samanpazarı’nda bir otelde yaşamış, akciğer kanseri teşhisi konulduğunda ise Keçiören’deki Sanatoryum’a kaldırılmıştır. Doktoru, daha iyi bir hastaneye gitmesi gerektiğini söylediğinde, “Beni yoksul ve düşkün insanların yanında barındırın”</em diyerek lüks hastaneleri reddetmiştir. 2 Aralık 1989'da, iki yıl boyunca kaldığı sanatoryumda hayata veda etmiştir. Onun kabrini Ankara'nın Memlik Köyü'nde ziyaret etme şansım oldu; umarım bu ziyaretlerim tekrar olur. Kabir taşındaki yazıyı paylaşmak, benim için bir görevdir:

“Bir gövde borcum vardı toprağa, verdim borcumu. Artık toprak düşünsün Rabbi’ne kendi borcunu. Ruhumun toprağa borcu yoktur benim. Arama toprakta beni, ben başka yerdeyim. Toprağım temiz idi, temiz teslim ettim borcumu. Bu kabir, ruhumla gövdemin ayrılış yeri. Burada arama, burada değilim. Sıkıntım kalmadı artık, aç ve yoksul değilim. Dünyada haksızlık, sefalet, açlık. Şikâyet etmedim Rabbimden bu nedir diye. Kırklar, yediler, dörtler, üçlerle arkadaş idim. Hızır’la buluştum, konuştum, dertleştim dünya yüzünde. Şikâyet etmedim kendi halimden. Nefsinle uğraşma, bu savaş değildir. Kabirde azabının esası budur. Bırak nefsi kendi haline. Uğraşma onunla, yakışmaz sana. Gövde, nefis, ruh başka başkadır. Yekdiğerine karıştırıp çengelleme onları. Nefis dünyada kalır, gövde toprakta. Ruh gider aslı olan Rabbine. Burada arama, burada değilim, azabta değil, narda değilim. Sıkıntım kalmadı, aç ve yoksul değilim. Gövdemi verdim toprağa, borçlu değilim. Nefsimin derdi dünyada kaldı. Üzme kendini, ben de senin gibiyim. Rabbimin yanında uçar gibiyim.”

Dr. Münir Derman’ı tanıtan bu eser, Esragül Battal Bayraktar tarafından kaleme alınmış bir tez çalışmasının kitap haline getirilmiş versiyonudur. Kitap, giriş, iki ana bölüm ve sonuç kısmından oluşmaktadır. Giriş bölümünde, Münir Derman’ın yaşadığı dönemin sosyo-kültürel yapısı, dini, siyasi ve bilimsel durumu ele alınmaktadır. Birinci bölümde ise Derman’ın hayatı, kişiliği, tasavvufla olan ilişkisi, irşadı, hocaları ve vefatı incelenmektedir. İkinci bölümde ise Derman’ın tasavvufi görüşleri üzerinde durulmaktadır. Sonuç kısmında ise genel bir değerlendirme yapılmaktadır.

Yazar, Münir Derman’ın talebelerinden merhum Hüseyin Ayırgan‘ın ses kayıtlarından yararlanmış, ayrıca Derman’ın kızı Ayşin Derman, torunu Esra Balcıoğlu ve diğer talebeleriyle özel görüşmeler gerçekleştirmiştir. Münir Derman’ın eserleriyle tanışmasına vesile olan ailesi de bu kitabın oluşumunda önemli bir rol oynamıştır. Yazar, Derman’lı bir ortamda yetiştiği için bu eseri yazarak bir nevi borcunu ödemiştir. Ancak, mutasavvıfların ve âlimlerin borcunun nasıl ödenebileceği konusunda bir bilgim olmadığını da belirtmeliyim.

Yazarın birincil kaynaklardan faydalanması, kitabın içeriğine samimiyet katmaktadır. Münir Derman ve tasavvuf üzerine olan bu çalışma, günümüzün teknoloji ve akılcılıkla dolu ortamında, insanlığın tasavvufi düşünceye olan ihtiyacını bir kez daha gözler önüne sermektedir. Kitap, düzenli bir içerik sunmakla kalmayıp, imla kurallarına da büyük bir titizlikle uyulması sayesinde keyifle okunabilir bir hale gelmiştir.

Kitabın bibliyografyası oldukça kapsamlıdır. Münir Derman ve onun tasavvufi görüşleri hakkında bilgi edinmek isteyenler için önemli bir kaynak niteliğindedir.

Kitabın ekler bölümünde, Münir Derman’a ait fotoğraflar yer almaktadır. Bu fotoğraflar arasında annesi Şehvâre Hanım, eşi Câhide Hanım, judo eğitmenliği yaptığı döneme ait görüntüler ve son dönemlerindeki durumu da bulunmaktadır. Belgeler kısmında ise nüfus kaydı, emeklilik dilekçesi, kendi yazdığı vasiyetname ve bazı gazete kupürleri yer almaktadır.

Daha fazla ayrıntıya girmeden, sizi Dr. Münir Derman’ın derin düşünceleriyle baş başa bırakmak istiyorum:

“Yüzüne baktığınız zaman Allah’ı hatırlatan kimselerle sohbet edip arkadaş olun çünkü o kişiler velidir.”

“Cesedi ile bu mekânda, gönlü ile sonsuzlukta olanların sözlerini dinlemek lazımdır.”

“Bakın ben 62-63’ü geçtim. 50 senedir güneş üzerime doğmadı. 50 senedir abdestsiz gezmem. 50 senedir iki saat uyurum. Günde bir defa yemek yerim.”

“Hz. Fahr-i Kâinât’ın eteğine yapışanı ateş yakmaz. Etek her tarafta görünmez, yakala. Çok yemek, çok uyumak, çok zır zır etmek insanın gönlünü öldürür.”

“Bir büyüğün emriyle çile süzgecinden geç, halvete gir. Himmetini almaya çalış. Fakat birçok cesed arzularından, dünya hırslarından soyunmak gerek. Akıl ve mantık malzemenle bu sözlere hücuma kalkma… İyi olmaz. Kendine yazık etmiş olursun. Yavaş yavaş helak olursun. Bu sözler başkalarının ağzına benzemiyor amma doğrudur. Dünyanız ma’mur, yolunuz bu denizde açık olsun. Su kadar aziz olun.”

Son devrin bir mutasavvıfını tanıttığı için Esragül Battal Bayraktar‘a teşekkür etmek az kalır. Münir Derman’ın eserlerinin yeniden basılarak okuyuculara sunulması, tıbbi ve edebi yazılarının yanı sıra basılmamış eserlerinin de bir külliyatta toplanması en büyük dileğimizdir.

Son Devir Mutasavvıflarından Doktor Münir Derman Hayâtı, Eserleri ve Tasavvufî Görüşleri

Dr. Esragül Battal Bayraktar

Kökler Derneği Yayınları

Mart 2021, 1. Baskı

İstanbul

383 sayfa

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu