Ramazan Ayında Maneviyatı Yükseltmek

Ramazan ayı, manevi bir yolculuk ve Allah’ın misafiri olma fırsatıdır.

Ramazan ayı, insanlara Allah’ın misafiri olma fırsatı sunan bir manevi ziyafet dönemidir. Bu ayda ruhumuz, ilahi kelimelerle beslenmeli ve Kuran’ın derinliklerine dalmalıyız. Kuran, sadece bir kitap değil, aynı zamanda ruhumuzu yücelten bir rehberdir. Bu kutsal ayda, bu kitabın misafiri olarak onun öğretilerinden faydalanmak ve kendimizi geliştirmek önemlidir.

Peygamber Efendimiz, bu özel ayda kendimizi özgür kılmak için istiğfar etmemizi öğütlüyor. Özgürlük, insanın en büyük nimetlerinden biridir. Kendi heva ve heveslerimizin esaretinden kurtulmak, gerçek bir fazilettir. Bu ayda, günahların esiri olan ruhlarımızı istiğfar ile kurtarmalıyız. Özgürleştiğimizde, ilahi ayetlerle yücelme fırsatını yakalayabiliriz.

Özgür olmayan bir insan, Allah’ın misafiri olamaz ve bu ziyafetten fayda sağlayamaz. Böyle biri, ne yetişkin ne de tebliğ edici olabilir. Eğer bir insan, Allah’ın misafiri olmayı başarır ve ilahi feyizden nasibini alırsa, o zaman tebliğ etme yeteneğine de ulaşır. Bu nedenle, bir insanın baliğ olması, tebliğ edebilmesi için şarttır.

Bu ayda, Allah’ın misafirliğine davet edildik. O’nun ziyafet sofrasında esma-u hüsna ile dolu bir bereket bulunmaktadır. Bizlere, “Allah’ın ahlakıyla ahlaklanın” denilmiştir. Cuma akşamları okunan Cevşen-i Kebir duasının amacı, bu isimlerle bereketlenmek ve bu sıfatları hayatımıza yansıtmaktır. Herkes, bulunduğu alanda bu esma-ul hüsnanın mazharı olmalıdır.

Ramazan ayı, Kuran-ı Kerim’in maarifinin en tatlı ve en lezzetli zamanıdır. Kuran, bize keramet dersi vermekte ve kendisini “Kerim” olarak tanıtmaktadır. Bu kitap, ilim veya hikmet kitabı olmanın ötesinde, nuraniyet veren bir kaynaktır. Kuran’da hata veya unutkanlık yoktur; her varlığın hakkı gözetilmiştir. Ramazan, Kuran ayı olarak biliniyor ve bu nedenle insan, keramet dersi almalıdır. Kuran’ın öğretmenleri de kerim varlıklardır ve bu kadro, Allah’ın kelamını bizlere aktarmaktadır.

Allah, bizlere Kerim olmayı ve merhamet göstermeyi istemektedir. Merhamet, yardım kuruluşlarının işidir; ancak burada, insanın kerim kılınması hedeflenmektedir. Bazı insanlar, hangi sınıftan olursa olsun, heva ve rüşvet gibi fesatların içinde kaybolmuş durumdadır. Ancak kerimane bir yaşam sürenler, Kuran’ın hizmetine girmiş ve günahlardan kaçınmış olanlardır. Eğer bir insan bu seviyeye ulaşamazsa, iyi bir insan olabilir ancak kerim olamaz ve Kuran’ın öğrencisi olamaz.

Bizden istenen, sadece iyi bir insan olmak değil, aynı zamanda melek gibi bir varlık olmaktır. Ramazan ayı, bu dönüşüm için bir fırsat sunmaktadır. Peygamber Efendimiz, günahların kötü kokusunun insanı rezil ettiğini ve istiğfar ile kendimizi temizlememiz gerektiğini belirtmiştir. Bir insan, günahın pis kokusunu alamıyorsa, bu durum onun hastalığıdır. Günah, insanı gaflete sürükler; bu nedenle, Rabbimiz bizi tezkiye etmek istemektedir.

Sonuç olarak, Allah, bizlere keramet dersi vermekte ve melek gibi bir yaşam sürmemizi istemektedir. Ramazan ayı, bu amaca ulaşmak için bir vesiledir.

Ayetullah Cevadi Amuli

——————————————————–

1-Bihar-ul Envar, c. 56, s.220
2- Bihar-ul Envar, c. 58, s.129
3- Vakia 77
4- Alak 3-4
5- Araf 179
6- Bihar-ul Envar, c.7, s.287

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu