Arakçi: İran’a Ne Yapması Gerektiğini Kimse Söyleyemez

İran Dışişleri Bakanı Arakçi, nükleer programın meşru bir hak olduğunu ve kimsenin İran’a ne yapması gerektiğini söyleyemeyeceğini belirtti.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ülkesinin dış politikasının temel ilkelerinin bağımsızlık, onur ve ulusal gurur olduğunu belirtti. Nükleer programın İran’ın meşru hakkı olduğunu vurgulayan Arakçi, hiçbir gücün İran’a dayatma yapamayacağını ifade etti.

Birinci Ulusal Dış Politika ve Dış İlişkiler Tarihi Kongresi, Arakçi’nin yanı sıra Stratejik Dış İlişkiler Konseyi Başkanı Kemal Harrazi ve eski Dışişleri Bakanı Ali Ekber Salihi gibi önemli isimlerin katılımıyla Dışişleri Bakanlığı Siyasi ve Uluslararası Araştırmalar Merkezi’nde gerçekleştirildi. Kongrede konuşan Arakçi, İslam Devrimi’nin yıldönümü dolayısıyla İmam Humeyni’yi ve devrim şehitlerini anarak, İran halkının iradesini ortaya koyan bu önemli mücadeleyi saygıyla andı. Dönüm noktası olan bu yıldönümünün, devrimin nedenleri, idealleri ve dış politika stratejileri üzerine yeniden düşünmek için bir fırsat sunduğunu vurguladı.

İran halkının devrim sürecindeki ana sloganının “Bağımsızlık, özgürlük, İslam Cumhuriyeti” olduğunu hatırlatan Arakçi, özgürlük talebinin doğal bir hak olduğunu ancak bağımsızlık vurgusunun tarihsel bağlamının önemine dikkat çekti. İran’ın tarih boyunca resmi anlamda sömürge olmamasına rağmen, özellikle Kaçarlar döneminde yabancı müdahalelere maruz kaldığını ve bu durumun derin bir aşağılanma hissi yarattığını belirtti. O dönemde ülke yönetiminin kendi toprakları üzerinde gerçek anlamda söz sahibi olamadığını ifade etti.

Pehlevi rejiminin kuruluşuna ve 28 Mordad darbesine atıfta bulunan Arakçi, İmam Humeyni’nin 1964 yılında yaptığı tarihi konuşmayı anımsatarak, yabancı askeri danışmanlara tanınan dokunulmazlık yasasını sert bir dille eleştirdi. Arakçi, İmam’ın “Bir Amerikalı hizmetçi sizin şahınızı ezse kimse ona dokunamaz ama şahınız bir Amerikan köpeğini ezse cezalandırılır” sözleriyle bağımsızlığın nasıl ihlal edildiğini ortaya koyduğunu söyledi.

İran halkının devrimle birlikte gerçek bağımsızlık talebini gerçekleştirdiğini belirten Arakçi, İran Anayasası’nın temelinin bağımsızlık olduğunu vurguladı. Yabancı tahakkümünün reddi ve ulusal egemenliğin korunmasının, İslam Cumhuriyeti’nin vazgeçilmez ilkeleri arasında yer aldığını ifade etti.

Arakçi, İran’ın nükleer programına bu perspektiften yaklaşılması gerektiğini belirterek, barışçıl nükleer faaliyetler ve uranyum zenginleştirme hakkı için ağır bedeller ödendiğini söyledi. “Kimsenin bize neye sahip olup neye sahip olmayacağımızı dikte etme hakkı yoktur. Zenginleştirme hakkı bizim meşru hakkımızdır ve bu tamamen bize aittir” dedi.

Düşmanların, “endişe” gerekçesiyle İran’dan zenginleştirmeden vazgeçmesini istediğini belirten Arakçi, İran’ın hiçbir gücün talimatıyla hareket etmeyeceğini vurguladı. Nükleer programla ilgili soruların yalnızca diplomasi yoluyla yanıtlanabileceğini ifade eden Arakçi, İran’ın tesislerinin bombalanmasına rağmen bu girişimlerin başarısız olduğunu hatırlattı.

Müzakerenin kaçınılmaz olduğunu ancak bunun yalnızca İran halkının haklarına saygı gösterilmesi durumunda sonuç vereceğini dile getiren Arakçi, “Biz kimsenin hakkımızı tanımasını istemiyoruz. Hakkımız zaten vardır ve buna saygı gösterilmelidir” dedi.

İran’ın nükleer silah peşinde olmadığını belirten Arakçi, “Bizim atom bombamız, büyük güçlere ‘hayır’ diyebilme iradesidir” ifadesini kullandı. Zorbalığın reddinin İran Anayasası’nda açıkça yer aldığını vurgulayan Arakçi, bu hakkın büyük bedeller ödenerek kazanıldığını ve bundan vazgeçmenin daha ağır maliyetler doğuracağını söyledi.

Arakçi, 12 günlük savaşta İran halkının teslim alınamaz olduğunu bir kez daha kanıtladığını belirterek, savaşın üçüncü gününde “kayıtsız şartsız teslimiyet” çağrısı yapanların, on ikinci günde “kayıtsız şartsız ateşkes” istemek zorunda kaldığını hatırlattı. Bölgedeki askeri yığınağın İran’ı korkutmadığını ifade eden Arakçi, “Biz diplomasiye inanıyoruz, mantığımız var ama savaşa da hazırız; gücümüz de var” dedi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu