Fehim Taştekin: Trump, İran Savaşında Zafer Arayışında
Fehim Taştekin, ABD ve İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaşta gelinen durumu değerlendiriyor.
Ortadoğu uzmanı Fehim Taştekin, Evrensel gazetesinde kaleme aldığı yazısında, ABD ve İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaşın mevcut durumunu değerlendiriyor. Taştekin, savaşın dördüncü haftasına girdiğini ve bu süreçte Amerikan hegemonyasının zayıfladığını vurguluyor.
İran, ağır kayıplara rağmen savaşta direncini sürdürürken, ABD’nin inisiyatifi kaybettiği gözlemleniyor. İsrail, İran’a maksimum zarar vermek ve istikrarsızlık yaratmak için çeşitli stratejiler geliştirirken, bu durumun esasen ABD’nin sorunu olduğunu belirtiyor. İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki stratejik hamleleri, savaşın seyrini etkileyen önemli bir faktör haline geldi.
Trump yönetimi, Hürmüz’de yeni bir denge kurabilirse savaşı sona erdirebileceğini düşünüyor. Ancak, İran’ın kontrolünü kaybetmemesi durumunda ABD’nin enerji düzeninde büyük sorunlar yaşanabileceği uyarısında bulunuyor. İran, düşmanlarının hedeflerini boşa çıkartarak savaşı Hürmüz ve enerji darboğazına sıkıştırmayı başardı. Bu süreçte, ABD’nin müttefikleri de saldırılara maruz kaldı ve Trump, İsrail’e enerji tesislerine saldırmama uyarısında bulunmak zorunda kaldı.
Trump’ın NATO ile koalisyon kurma çabaları başarısız oldu ve bu durum, ABD’nin uluslararası ilişkilerdeki zayıflığını gözler önüne serdi. NATO ülkeleri, İran’ı kınayan ortak bir bildiri yayınlamakla yetindi. ABD, iki uçak gemisinden birinin yangınla hizmet dışı kalmasının ardından, diğerini İran’dan uzak tutmaya çalışıyor. Hürmüz’de kara harekâtı seçeneğini gündeme getiren Trump, tutarsız açıklamalarla dikkat çekiyor.
İran, askeri varlıklarını yok ettikten sonra Hark Adası’nı işgal etmeyi hedefliyor. Ancak bu, daha büyük bir bataklığa dönüşebilir. Trump, uranyum stoklarını ele geçirmek için komando harekâtı planları yapıyor, ancak bu da umutsuz bir girişim olarak değerlendiriliyor. İran’ın hava kuvvetleri ve füze sistemlerinin hala aktif olduğu gerçeği, savaşın seyrini etkileyen bir diğer unsur.
İran, Amerika’nın kullandığı üsleri hedef alarak, kendi gücünü de göstermiş oldu. Savaşın sonuçlarına dair kesin bir yargıya varmak için henüz erken olsa da, Pentagon’daki gelişmeler, savaşın Trump için olumsuz bir tablo çizdiğini gösteriyor. Savaş karşıtı protestolar, Trump’ın müttefikleri arasında da bir rahatsızlık yaratıyor.
İsrail ve bağlantılı lobilerin Trump üzerindeki etkisi, Orta Doğu’daki güç dengesini zorlaştırıyor. ABD, İran’ı çevreleme stratejisi çerçevesinde büyük bir risk alırken, Asya’daki savunma sistemlerini Orta Doğu’ya kaydırmak zorunda kalıyor. Bu durum, stratejik bir geri çekilme anlamına geliyor.
Sonuç olarak, ABD ve İsrail’in istemediği bir durum ortaya çıktı; savaş, İran halkını devletin etrafında kenetledi. İran, asimetrik savaş yetenekleriyle çatışmanın seyrini değiştirmeyi başardı. 2024’teki Direniş Ekseni senaryoları, Lübnan’daki Hizbullah’ın etkisiyle sarsıldı. NATO, Irak’tan çekilirken, Orta Doğu’daki Amerikan üsleri de hedef alındı. Amerikan güçlerinin gelecekteki stratejileri, kalmak mı yoksa çekilmek mi üzerine şekillenecek.




