Andy Burnham, İngiltere’yi Avrupa Birliği’ne Yaklaştırabilir mi?

Andy Burnham, İngiltere’nin Avrupa Birliği ile ilişkilerini yeniden şekillendirebilir mi? Ekonomik sorunlarla mücadele ve Brexit sonrası gelişmeler.

İngiltere’de İşçi Partisi lideri olarak göreve başlayan Andy Burnham, başbakanlık koltuğuna oturduğu günden itibaren ülkenin siyasi istikrarını sağlama ve Brexit sonrası yaşanan ekonomik zorluklarla başa çıkma taahhüdünde bulundu.

56 yaşındaki Burnham’ın liderliği, yalnızca İngiltere’nin iç siyaseti açısından değil, aynı zamanda Londra’nın Avrupa Birliği ile olan ilişkileri bakımından da yeni bir dönemin başlangıcını simgeliyor. Brexit karşıtı bir duruş sergileyen Burnham, 2016’daki referandum öncesinde İngiltere’nin AB’den ayrılmasının ülkeyi zayıflatacağı görüşünü savunmuştu. Şimdi ise en önemli soru, İngiltere’yi yeniden Avrupa’ya yaklaştıracak bir strateji izleyip izleyemeyeceği.

Yeni Başbakan, kısa vadede AB’ye yeniden katılma hedefini gündeme almasa da, ekonomi, sanayi, teknoloji ve güvenlik alanlarında Avrupa ile daha yakın işbirliği yapma niyetini taşıyor. Avrupa başkentlerinden gelen ilk tepkiler de Burnham döneminde Londra ile Brüksel arasında yeni bir işbirliği sürecinin başlayabileceğine işaret ediyor.

Burnham, Brexit öncesinde bu sürecin zararlarını vurgulayarak, ayrılığın İngiltere’nin uluslararası konumunu olumsuz etkileyeceğini belirtmişti. Şimdi, başbakanlık görevine gelmesiyle birlikte, Brexit sonrası dönemde İngiltere’yi Avrupa Birliği’ne yeniden yaklaştıracak bir yol haritası izleyip izleyemeyeceği merak ediliyor.

Avrupa Birliği’ne katılma konusunu acil bir hedef olarak görmese de, uzmanlar Burnham’ın ekonomik, sanayi ve teknoloji alanlarında daha fazla işbirliğini savunmasının Londra ile Brüksel arasında yeni bir yakınlaşmayı mümkün kılabileceğini düşünüyor. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, İngiltere ile ilişkilerin güçlendirilmesi için yeni hükümetle işbirliği yapmaya hazır olduklarını ifade etti. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Almanya Başbakanı Friedrich Merz de benzer şekilde, AB ile İngiltere arasında daha yakın bir işbirliği kurulması gerektiğini belirttiler.

Ancak uzmanlar, Burnham’ın önceliğinin Avrupa değil, iç politikadaki sorunlar olacağını vurguluyor. Yüksek yaşam maliyetleri, ekonomik durgunluk ve kamu hizmetlerindeki sıkıntılar, yeni hükümetin karşılaşacağı ilk zorluklar arasında yer alıyor.

Brexit referandumunun yapıldığı 2016 yılından bu yana İngiltere, siyasi istikrarsızlık dönemleri yaşamıştır. David Cameron’ın görevden ayrılmasının ardından Theresa May, Brexit anlaşmasını parlamentodan geçirmekte başarısız oldu. Boris Johnson döneminde kabul edilen ayrılık anlaşması tartışmalara yol açarken, Liz Truss yalnızca 50 gün başbakanlık yapabildi. Rishi Sunak ise Brexit sonrası sorunlarla başa çıkmaya çalıştı. Son on yılda hiçbir İngiliz başbakanı tam bir seçim dönemini tamamlayamadı.

Burnham, bu karmaşık siyasi mirasın yanı sıra Brexit’in ekonomik ve toplumsal sonuçlarıyla da yüzleşmek zorunda kalacak. Uzmanlar, Burnham’ın hemen AB’ye dönüş gibi radikal bir adım atmasının beklenmediğini, bunun yerine savunma, ticaret, enerji, gıda güvenliği ve gençlerin hareketliliği gibi alanlarda Avrupa ile ilişkilerin güçlendirilmesinin daha olası olduğunu belirtiyor.

Brexit sonrası, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler, gümrük işlemleri ve ticari engeller nedeniyle zorluklar yaşamaktadır. Ekonomistler, İngiltere ekonomisinin Brexit nedeniyle potansiyelinin altında kaldığını savunuyor. AB ile daha kolay ticaret yapmanın ve bazı ortak pazarlara yeniden yaklaşmanın İngiliz ekonomisine fayda sağlayabileceği ifade ediliyor.

Ancak Burnham’ın karşısındaki en büyük engellerden biri Brexit konusundaki toplumsal hassasiyet. İngiltere’de Avrupa Birliği meselesi hâlâ son derece tartışmalı bir konu. Muhafazakar Parti lideri Kemi Badenoch, Avrupa karşıtı tutumunu sürdürürken, Brexit’in mimarlarından biri olan Reform UK lideri Nigel Farage, yeniden güçlü bir siyasi aktör olma potansiyelini koruyor. Uzmanlar, Burnham’ın iç politikada başarılı olması durumunda 2029 seçimlerinden sonra Avrupa ile daha büyük bir yakınlaşma adımı atabileceğini öngörüyor. Ancak bunun için kamu desteğini kazanması ve Brexit konusunda bölünmüş toplumu ikna etmesi gerekecek.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu