Kudüs’te işgal politikaları ve Mescid-i Aksa tehdidi
Kudüs’teki işgal politikaları ve Mescid-i Aksa’ya yönelik tehditler, Uluslararası Selahaddin ve Kudüs Paneli’nde ele alındı.
HÜDA PAR tarafından Kudüs’ün fetih yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen Uluslararası Selahaddin ve Kudüs Paneli, Haliliye Belediyesi Gençlik ve Kültür Merkezi Konferans Salonu’nda yapıldı. Programa HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu’nun yanı sıra akademisyenler, araştırmacılar, âlimler, kanaat önderleri ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı.
Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan program, HÜDA PAR Genel Başkan Vekili İshak Sağlam’ın selamlama konuşmasıyla sürdü. Özgür Kudüs Platformu Başkanı Süleyman Kızılçınar’ın moderatörlüğündeki panelde Prof. Dr. Ahmet Ağırakça, “Selahaddin’in Kudüs’teki Adaleti ve Uluslararası Sistemin Gazze Sınavı” başlıklı sunum gerçekleştirdi. Tunuslu Büyükelçi Dr. Rıza Bukadi’nin ardından Gazze Âlimler Birliği Başkanı Dr. Mervan Ebu Asım da Mescid-i Aksa’nın durumu ve Kudüs’ün demografik yapısına yönelik müdahaleleri anlattı.
Kudüs’teki demografik değişim politikası
Ebu Asım, Kudüs’ün batı ve doğu olarak ayrıştırıldığını, stratejik tepelere yerleşim yerleri kurulduğunu ve tarıma elverişli alanların işgal edilerek toprağın zarar gördüğünü belirtti. Mescid-i Aksa bölgesine ulaşımın çok sayıda askerî noktada kontrol edildiğini aktaran Ebu Asım, Doğu Kudüs olarak adlandırılan bölgenin surlarla çevrilerek girişlerin kapılara sıkıştırıldığını söyledi.
Kudüs halkının ağır ekonomik baskı altında tutulduğunu ifade eden Ebu Asım, evlerini satmaları için yüksek miktarlarda para teklif edildiğini, kabul etmeyenlere ise ağır vergiler uygulandığını kaydetti. Bu politikaların bölgedeki nüfusu azaltmayı ve demografik değişim oluşturmayı hedeflediğini belirten Ebu Asım, 1948’den bu yana Batı Şeria ve Kudüs’ün işgal altında olduğunu dile getirdi.
Mescid-i Aksa’ya yönelik tehditler
Mescid-i Aksa’nın çevresindeki tarihî yapıların yıkılmak istendiğini savunan Ebu Asım, Mağribiler Mahallesi’nin tamamen yıkılarak el konulmaya çalışıldığını söyledi. 1969’da Selahaddin Eyyubi’nin tarihî minberinin yakıldığını hatırlatan Ebu Asım, Müslümanların Mescid-i Aksa’ya girişinin engellendiğini ve mabedin alanının yalnızca Kıble Mescidi’nden ibaretmiş gibi gösterilerek kalan bölümün hedef alındığını ifade etti.
Kudüs’teki gelişmelere ve kırmızı inek ritüeline de değinen Ebu Asım, kurban törenleri için hazırlık yapıldığını ve ithal edilen kızıl ineklerin küllerinin ayinlerde kullanılmasının planlandığını belirtti. Gazze’de her gün can kayıplarının yaşandığını söyleyen Ebu Asım, “Karşımızda tek bir düşman bulunmaktadır. Hepimiz yekvücut ona karşı durmalıyız” ifadelerini kullandı.




