Özdağ’dan Mansur Yavaş görüşmesine dikkat çeken yanıt
Ümit Özdağ, Mansur Yavaş’ın Erdoğan’la görüşmesini değerlendirdi. Özdağ, asıl sorunun Yavaş’ın neden değil, Erdoğan’ın neden görüştüğü olduğunu söyledi.
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında orman yangınlarından ekonomiye, terörsüz Türkiye sürecinden Suriye politikasına kadar çeşitli başlıklarda değerlendirmelerde bulundu. Toplantının sonunda Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kabul edilmesine ilişkin soruyu da yanıtladı.
Konuşmasına orman yangınlarından etkilenen vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini ileterek başlayan Özdağ, gerekli önlemler alınmadığı için ülkenin orman varlığının zarar gördüğünü savundu. Türkiye’nin giderek orman bakımından yoksullaşan bir ülke haline geldiğini belirten Özdağ, yangınlara karşı hazırlık ve tedbirlerin yetersiz kaldığını öne sürdü.
Özdağ, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzasıyla Resmî Gazete’de yayımlanan otoyol ve köprülerin özelleştirilmesine ilişkin kararı da eleştirdi. İktidarın kaynak sıkıntısı yaşadığını ve seçim hazırlığı yaptığını iddia eden Özdağ, kamuya ait varlıkların gelir oluşturmak amacıyla satışa çıkarıldığını savundu.
Orta Vadeli Program’daki enflasyon hedeflerine de değinen Özdağ, yıl sonu enflasyon beklentisinin yüzde 28,4’e yükseltilmesini ekonomi yönetiminin başarısızlığının göstergesi olarak yorumladı. İki yıl önce 2026 yılı için yüzde 8,5 olarak açıklanan hedefin bugün çok daha yüksek bir seviyeye taşındığını belirten Özdağ, 2029’da enflasyonun yüzde 9’a indirileceği yönündeki öngörülerin kamuoyunda karşılık bulmadığını söyledi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda yürütülen uyuşturucu ve fuhuş operasyonlarına da değinen Özdağ, operasyonları olumlu karşıladığını ancak tutuklanan bazı kişilerin Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’le Londra’da para arayışında bulunduğunu iddia etti. Bu kişilerin devlet bürokrasisi ve siyasetle nasıl yakın ilişkiler kurabildiğinin açıklanması gerektiğini savundu.
AK Parti iktidarının 24 yıldır ekonomideki yapısal sorunları çözemediğini ileri süren Özdağ, mevcut iktidarın bu sorunları giderecek siyasi iradeye sahip olmadığını söyledi. Özdağ, ekonomik problemlerin kaynağının yine iktidarın uyguladığı politikalar olduğunu iddia etti.
Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin değerlendirmelerinde ise Özdağ, sürecin anayasa değişikliği ve terör örgütü mensuplarına yönelik düzenlemeler eksenine taşındığını öne sürdü. PKK’nın silah bıraktığına dair ellerinde doğrulanmış bir bilgi bulunmadığını belirten Özdağ, örgütün Suriye, Irak ve İran’daki unsurlarının silahsızlanmayacaklarını açıkladığını savundu.
Suriye’de YPG’nin özerk ve paralel bir yapılanma oluşturduğunu iddia eden Özdağ, bölgedeki gelişmelerin Suriye’nin üniter yapısının güçlendirildiği yönündeki açıklamalarla örtüşmediğini söyledi. PKK bağlantılı kişilerin bölgede kamu kurumlarında istihdam edildiğini de öne sürdü.
Diyarbakır’daki tabela ve dil uygulamalarına ilişkin iddiaları da gündeme getiren Özdağ, bazı belediyelerin Türkçe tabelalarını Kürtçe tabelalarla değiştiren esnafa vergi indirimi sağlayacağı yönündeki iddiaların araştırılması gerektiğini belirtti. Özdağ, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ve valilikten konuya açıklık getirmelerini istedi.
Suriye politikasını da eleştiren Özdağ, Suriye Türkmenlerinin sahipsiz bırakıldığını savundu. Suriye’de Türkçe seçmeli derslerin kaldırılıp yerine Fransızcanın konulduğu yönündeki iddiaları gündeme getiren Özdağ, Türkiye’nin bu gelişmelere karşı yeterli tepkiyi göstermediğini öne sürdü.
Özdağ, Terörsüz Türkiye sürecine karşı hazırlayacakları bildiriyi vatandaşların imzasına açacaklarını açıkladı. Sürece ilişkin görüşlerini İmralı’daki pazarlıklarla değil, Türkiye’nin bütün kentlerinde halkla paylaşacaklarını ifade etti.
Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın tutuklanmasının ardından yapılan belediye başkan vekilliği seçimini de değerlendiren Özdağ, yargı müdahalesi sonucunda belediyenin yönetiminin AK Parti’ye geçtiğini savundu. Bu durumun demokrasi ve adalet ilkeleriyle bağdaşmadığını söyledi.
Mansur Yavaş’ın Erdoğan görüşmesi
Bir gazetecinin Mansur Yavaş’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından kabul edilmesini sorması üzerine Özdağ, görüşmenin normal şartlarda olağan karşılanması gerektiğini belirtti. Ancak Türkiye’deki siyasi atmosfer nedeniyle bu buluşmanın kamuoyunda soru işareti oluşturduğunu ifade etti.
Görüşmeden kendisinin haberdar olmadığını söyleyen Özdağ, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun görüşmeyi önceden bilmesinin kendisine göre daha şaşırtıcı olduğunu dile getirdi. Bir belediye başkanının tek bir genel başkana bağlı olması gerektiğini savunan Özdağ, iki farklı genel başkana bilgi verilmesini anlamlandıramadığını söyledi.
Mansur Yavaş’ın dengeli bir siyaset izlediğini belirten Özdağ, bu yaklaşımın Yavaş’ın siyasi tarzıyla uyumlu olduğunu ifade etti. Türkiye’deki siyasi ve hukuki baskı ortamının da bu tutumu zorunlu hale getirdiğini öne sürdü.
Ankara’nın çözülmesi gereken çok sayıda sorunu bulunduğunu ve bunların finansal kaynak gerektirdiğini belirten Özdağ, bu nedenle Cumhurbaşkanı ile görüşmenin Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı açısından gerekli olabileceğini söyledi. Özdağ, “Asıl soru Mansur Yavaş neden Erdoğan’la görüştü değil, Erdoğan neden Mansur Yavaş’la görüştü? Bunun yanıtını önümüzdeki günlerde anlayacağız” dedi.
Lazkiye, Halep ve Şam’a turistik otobüs seferleri düzenlenmesi ihtimalini de değerlendiren Özdağ, güvenliğin sağlandığı bölgelere Türk vatandaşlarının turist olarak gidebileceğini belirtti. Suriyelilerin ülkelerine dönmesi gerektiğini savunan Özdağ, iktidara gelmeleri halinde vatandaşlık verilenler de dahil olmak üzere Suriyeli sığınmacıların ülkelerine dönüşünü sağlayacaklarını söyledi.
Özdağ, Suriyelilerin geri dönmesinin Suriye’nin toprak bütünlüğünü güçlendireceğini ve ülkeyi İsrail karşısında daha dirençli hale getireceğini ileri sürdü.




