İran Dışişleri Bakanı Irakçi, Vance’e İstatistiklerle Yanıt Verdi
İran Dışişleri Bakanı Irakçi, JD Vance’in açıklamalarına istatistiklerle karşılık vererek terör eylemlerinin sonuçlarını paylaştı.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Irakçi, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamalara yanıt olarak, İran’da son dönemde yaşanan terör eylemlerinin yol açtığı yıkım ve can kayıplarına dair çarpıcı istatistikler sundu. Vance, ABD’deki protestoculara yönelik yaptığı konuşmada, “Bir kiliseye saldırırsanız ya da bir federal memura zarar verirseniz, sizi hapse göndermek için elimizden gelen her şeyi yaparız” şeklinde ifadeler kullanmıştı.
Irakçi, Vance’in bu açıklamalarına karşılık olarak, İran’daki terör saldırılarının boyutunu gözler önüne seren veriler paylaştı. Irakçi’nin açıkladığı verilere göre, son terör eylemleri sonucunda İran’da meydana gelen maddi hasar ve can kayıpları oldukça dikkat çekici.
Maddi Hasarlar:
- 305 ambulans ve otobüs
- 24 akaryakıt istasyonu
- 700 yerel market
- 300 özel konut
- 750 banka
- 414 kamu binası
- 749 karakol
- 120 Besic merkezi
- 200 okul
- 350 cami
- 15 kütüphane
- 2 Ermeni kilisesi
- 253 otobüs durağı
- 600 ATM
- 800 özel araç
Can Kayıpları:
- Toplam hayatını kaybedenler: 3.117 kişi
- Siviller ve güvenlik güçleri: 2.427 kişi
- Teröristler: 690 kişi
Irakçi’nin sunduğu istatistikler, ABD yönetiminin söylemleri ile uygulamaları arasındaki çelişkileri gözler önüne serdi. JD Vance, Minneapolis’teki protestolarla ilgili yaptığı açıklamada, “Eğer bir polis memuruna saldırırsanız, gereken her şeyi yaparız. Protesto barışçıl olmazsa ya da bir kiliseye saldırılırsa, ibadet özgürlüğünü korumak için çok sert karşılık veririz” demişti. Bu ifadelerin, Donald Trump ve diğer ABD’li yetkililerin İran’daki olaylarda şiddet eylemlerine karışan gruplara verdikleri destekle çeliştiği vurgulandı. İranlı yetkililer, ABD’nin bir yandan İran’ı terörle mücadele ettiği için tehdit ederken, diğer yandan şiddet yanlısı gruplara destek verdiğini belirtiyor.
Açıklamada, “Amerikan mantığında barış, insan hakları ve egemenlik kavramlarının ABD için farklı, dünyanın geri kalanı için ise başka anlamlar taşıdığı” ifade edildi.




