Batman’da Modern Dünyada Müslümanca Yaşamak Üzerine Seminer
Batman’da düzenlenen seminerde Prof. Dr. Halis Aydemir, modern dünyada Müslümanca yaşamanın zorluklarını ve çözümlerini ele aldı.
Özgür-Der Batman Şubesi tarafından düzenlenen aylık seminerler çerçevesinde, Ahmet Güneştekin Konferans Salonu’nda “Modern Dünyada Müslümanca Yaşamak” konulu bir etkinlik gerçekleştirildi. Programın sunuculuğunu Mahmut Batuk üstlenirken, Abdurrahman Men’in Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan etkinlik, Özgür-Der Batman Şube Başkanı Ramazan Çelikal’ın selamlama konuşmasıyla devam etti.
Prof. Dr. Halis Aydemir, İslam’ın, Allah’ı tanıma, sevme ve saygı gösterme gerekliliğini vurgulayarak, her dönemin kendine özgü imtihanları olduğunu belirtti. Aydemir, bu bağlamda, “Cenab-ı Allah, kullarını hangi dönemde imtihan ederse etsin, dönemler arası kıyas yaparak bir devrin diğerine göre daha avantajlı veya zor olduğunu düşünmek yanlıştır. Allah, kullarını adil bir şekilde imtihan eder ve müminlerin bu süreci başarıyla tamamlaması için imtihanı her daim kolaylaştırır” şeklinde konuştu.
Aydemir, hızlı değişim ve iletişim çağının sosyal yaşam üzerindeki etkilerine değinerek, dijital cihazların zihinleri esir alarak davranışları köklü bir şekilde değiştirdiğini ifade etti. Bu durumun Müslüman nesillere olumsuz etkiler yarattığını belirten Aydemir, bu zorlukların “modern zamanda Müslümanca yaşamak mümkün değildir” gibi umutsuz düşüncelere yol açmaması gerektiğini vurguladı.
Modern çağın en büyük kötülüğünün duyguculuk olduğunu belirten Aydemir, cahiliye döneminin isimlendirilmesine dair farklı bir bakış açısı sundu. “Cahiliye döneminin bu isimle anılmasının temel nedeni, insanların duygularına sınır koyamamasıdır. Modern çağın Müslümanlara en büyük kötülüğü de budur: İnsana ‘duyguculuğu’ ve yalnızca duygularıyla hareket etmeyi dayatmasıdır” dedi.
Aydemir, Ashab-ı Uhud örneğini vererek günümüzdeki zorlukların o dönemde yaşanan acılarla kıyaslanamayacak kadar hafif olduğunu ifade etti. O dönemin müminlerinin, ateşin içinde bile Allah’ın lütfettiği bir huzuru hissettiklerini vurgulayarak, dünyaya yeniden gelselerdi, o ilahi yakınlığı yeniden yaşamak için ateşe atılmayı isteyeceklerini dile getirdi.
Her dönemde Müslümanca yaşamanın zorlukları olacağını ancak Allah’ın rızasını gözetenler için bu yolu her zaman kolaylaştıracağını söyleyen Aydemir, “İster zamanımızdan ister malımızdan verelim; hak yolunda sergilenen her fedakarlık Allah katında büyük bir değer görür ve kişiye kolaylık olarak geri döner” şeklinde konuştu. Ayrıca, iyi bir Müslüman olma yolunda her bireyin yerine getirmesi gereken manevi sorumluluklar olduğunu hatırlatarak, bu sorumlulukların başlangıçta “vehmi” yani sanal bir zorluk gibi göründüğünü belirtti. Aydemir, “Eğer kişi bu zorluğu göze alırsa, Cenab-ı Allah ona hayatı kolaylaştıracak ve attığı her adımı bereketlendirecektir” diyerek konuşmasını tamamladı.




