İran’ın Derin İsimlerinden Ali Laricani Hayatını Kaybetti
İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani, İsrail saldırılarında şehit oldu. İşte hayatı ve kariyeri hakkında detaylar.
İran, önceki gece Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani ve Besic Komutanı Gulam Rıza Süleymani’nin İsrail saldırıları sonucu şehit olduğunu duyurdu. Her iki isim de ABD ve İsrail tarafından hedef alınan kişiler arasında yer alıyordu. Laricani, savaş döneminde ön plana çıkan bir lider olarak biliniyordu.
Tahran’da düzenlenen cenaze törenine, Laricani ve Süleymani’nin yanı sıra diğer şehitlerin aileleri, resmi yetkililer ve vatandaşlar katıldı. Tören, geniş bir katılımla gerçekleştirildi.
Laricani, oğlu Mürtaza ile birlikte şehit oldu. İranlı yetkili, suikast listesinde olmasına rağmen Kudüs Günü’nde Tahran sokaklarında yürüyüş yaparak halkla bir araya gelmişti. Ölüm tehditleriyle ilgili soruya verdiği yanıt ise dikkat çekiciydi: “Şehadeti mutluluktan başka bir şey olarak görmüyorum. Zalimlerin dünyasında yaşamak sefaletten başka bir şey değildir.”
Daha önce, ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth’in İranlı liderler hakkında “fare gibi yer altında saklandıkları” yönündeki iddialarına karşılık olarak, “Bizim liderlerimiz halkın arasında, sizin liderleriniz Epstein adasında.” şeklinde cevap vermişti.
Laricani’nin en belirgin özelliklerinden biri, derin bir akademik geçmişe sahip olmasıydı. Şerif Teknoloji Üniversitesi’nde Bilgisayar Bilimleri eğitimi aldıktan sonra, Tahran Üniversitesi’nde Batı Felsefesi üzerine doktora yaptı. Özellikle Immanuel Kant üzerine yazdığı tezle tanınan Laricani, bu felsefi birikimini siyasi müzakerelerde avantaj olarak kullandı. Kant üzerine yazdığı eserler de mevcuttu.
Gençlik yıllarında Devrim Muhafızları içinde önemli görevler üstlenerek güven kazandı. Ardından Kültür Bakanlığı ve İran Devlet Televizyonu (IRIB) Başkanlığı gibi kritik pozisyonlarda bulunarak hükümetin ideolojik ve medya alanındaki yüzünü şekillendirdi.
Ali Laricani’nin dünya genelinde tanınmasını sağlayan en önemli dönem, Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreterliği sürecidir. İran’ın nükleer başmüzakerecisi olarak Batılı ülkelerle girdiği müzakereler, onun “soğukkanlı ve mantıklı” bir müzakereci olarak tanınmasına yol açtı. 2015 yılında İran ile Birleşmiş Milletler Daimi Üyeleri ve Almanya arasında imzalanan Kapsamlı Ortak Eylem Planı’nın Meclis’te onay sürecinde de önemli bir rol üstlendi. Ayrıca, 2008-2020 yılları arasında tam 12 yıl Meclis Başkanlığı görevini yürüttü ve bu süreçteki devlet adamlığıyla örnek gösterildi.




