Suriye’deki Azınlıklara Yönelik Saldırılara Ortak Tepki

Sivil toplum kuruluşları, Suriye’deki azınlıklara yönelik saldırılara karşı uluslararası kamuoyuna çağrıda bulundu.

Suriye’de Aleviler, Kürtler, Dürziler, Êzidîler ve diğer inançsal ile etnik azınlıklar, kimlikleri nedeniyle ciddi tehditlerle karşı karşıya. Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), Avrupa Arap Alevileri Federasyonu (AAAF), Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA), Almanya Türkiyeli İşçiler Konfederasyonu (ATİK), Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu (DİDF) ve Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) gibi sivil toplum kuruluşları, bu duruma dikkat çekmek amacıyla ortak bir açıklama yaptı.

Açıklamada, Suriye’de yaşananların bir istatistikten ibaret olmadığı, aksine açık bir insanlık suçu olduğu vurgulandı. Bu bağlamda, basın ve kamuoyunun sessiz kalmaması gerektiği ifade edildi. Söz konusu açıklamada, “Bugün Suriye’de, dünyanın gözleri önünde; Aleviler, Kürtler, Dürziler, Êzidîler ve diğer inançsal ve etnik azınlıklar, yalnızca kimlikleri nedeniyle katlediliyor, yerlerinden ediliyor ve yok sayılıyor. Çocuklar öldürülüyor, anneler evlatsız bırakılıyor, topraklar sessiz çığlıklarla doluyor. Yaşanan bu büyük acılar çoğu zaman rakamlara indirgeniyor, haber aralarında kayboluyor ve sessizliğe gömülüyor. Oysa yaşananlar bir istatistik değil; açık ve ağır bir insanlık dramıdır.” denildi.

Bu sivil toplum kuruluşları, Suriye’deki azınlıklara yönelik devam eden saldırıların insanlığa karşı işlenmiş suçlar olduğunu belirterek, uluslararası hukuka göre bu suçların cezasız kalamayacağını vurguladılar. Ayrıca, Rojava’ya yönelik saldırıları gerçekleştiren DAİŞ, El Kaide ve HTŞ gibi grupların meşrulaştırılmasının kabul edilemeyeceği ifade edildi. HTŞ kontrolündeki kamplardan serbest bırakılan DAİŞ üyelerinin, gelecekte Alevilere ve masum sivillere yönelik saldırılar düzenleyeceği uyarısında bulunuldu.

Açıklamada, “Ortadoğu’da halkları birbirine kırdırmayı hedefleyen yeni bir Sykes–Picot benzeri paylaşım planının hayata geçirilmesine göz yummayacağız. Mazlumların birlikteliğini esas alan; barışın ve ortak yaşamın tesisi için öz savunma temelinde direnen Alevilerin ve Rojava halklarının yanındayız.” denildi. Bu çağrı, unutturulmak istenen hayatlar, susturulmak istenen çığlıklar ve adalet bekleyen halklar için yapıldığı belirtildi.

Basın emekçileri, gazeteciler ve tüm kamuoyuna, kalemleriyle, kameralarıyla ve sesleriyle bu acılara tanıklık etmeleri, gerçeğin karanlıkta kalmaması için çağrıda bulunuldu. “Çünkü sessizlik suça ortaklıktır; tanıklık ise direniştir.” ifadeleriyle açıklama sonlandırıldı.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu