Bugün 1 Muharrem 1448: Hicretin Anlamı ve Önemi
1 Muharrem 1448, Hicret’in ruhunu ve insanlık için taşıdığı önemi hatırlatıyor.
Bugün 1 Muharrem 1448 tarihi, takvimlerimizde yeni bir Hicrî yılın başlangıcını işaret ediyor. Ancak Hicrî yılbaşı, yalnızca bir tarihin değişimi değil; insanlık tarihindeki önemli bir dönüm noktasını anımsama fırsatıdır.
Hicret denildiğinde akla gelen ilk şey, Hz. Muhammed’in (sav) ve sahabelerinin Mekke’den Medine’ye gerçekleştirdiği yolculuktur. Fakat hicret, sadece coğrafi bir hareket değil; zulümden adalete, cehaletten bilgiye, korkudan güvene ve parçalanmışlıktan kardeşliğe geçişin sembolüdür.
Miladi takvimler genellikle savaşlar, krallar ve siyasi olaylarla doludur. Oysa Hicrî takvim, bir medeniyetin doğuşunu simgeler. Çünkü hicret, yalnızca bir yer değişikliği değil; insanlığın karanlıktan aydınlığa çıkışının bir ifadesidir.
Mekke’de zulme uğrayan, malları ellerinden alınan ve yurtlarından sürülen müminler, Yesrib’e doğru yola çıktıklarında aslında yeni bir şehir kurmak için gitmiyorlardı. Onlar, yeni bir insanlık, yeni bir toplum ve yeni bir medeniyet inşa etme gayesiyle hareket ediyorlardı. Bu nedenle Yesrib, Medine’ye dönüştü; medeniyetin, şehirleşmenin ve birlikte yaşamanın merkezi haline geldi.
Günümüzde İslam dünyasının durumu, hicretin ruhuna olan ihtiyacımızı her zamankinden daha fazla hissettiriyor. Gazze’de savaşın ortasında hayatta kalmaya çalışan çocuklar, Doğu Türkistan’da kimliklerini savunmaya çalışan Müslümanlar, Arakan’da yurtlarından edilen mazlumlar ve dünyanın dört bir yanında adalet arayan milyonlarca insan, hicretin geçmişte yaşanmış bir olay olmadığını bizlere hatırlatıyor.
Çünkü hicret, her dönemde yeniden yaşanması gereken bir bilinçtir. Bugün bizler de nefsimizin esaretinden kurtulup Allah’a kulluğa, bencillikten kardeşliğe, aşırı tüketimden sorumluluk bilincine ve umutsuzluktan yeniden dirilişe doğru hicret etmeliyiz. Mekânlarımız değişmese bile, kalplerimiz ve hayatlarımız değişmiyorsa gerçek hicret gerçekleşmiş sayılmaz.
Hicret, büyük değişimlerin bedel ödemeden gerçekleşmeyeceğini öğretir. Medine’ye giden yol, Mekke’nin sıkıntılarından geçmiştir. Zaferler, sabırla şekillenen mücadelelerin ardından gelir.
Bugün 1 Muharrem 1448… Yeni bir Hicrî yılın başlangıcında kendimize şu soruyu sormalıyız: Hangi karanlıklardan hangi aydınlıklara hicret etmeye hazırız?
Hicret, yalnızca bir takvim değişikliği değil; ümmetin yeniden kendine dönüş çağrısıdır. Gazze’nin acısı, Doğu Türkistan’ın gözyaşları, Arakan’ın feryadı ve Sudan’ın çığlığı bu dönemde yüreklerimizi sarsıyor. Müslümanların sekülerizm, parçalanmışlık, duyarsızlık ve emperyalizmin yarattığı görünmez engellerden kurtularak yeniden Kur’an’a ve Sünnet’e yönelmesi için bir vesile olmasını diliyoruz. Hicrî 1448 yılı; menfaatlerin değil, hakkın ve adaletin; kavmiyetçiliğin değil, ümmet bilincinin; korkuların değil, Allah’a teslimiyetin hâkim olduğu bir dirilişin başlangıcı olsun. Rabbimiz, bizleri Mekke’nin karanlığından Medine’nin aydınlığına yürüyen ilk muhacirlerin azmiyle, İslam’ın hayat veren ilkelerine yeniden hicret eden kullarından eylesin.
Hicrî 1448 yılımız mübarek olsun.




