İsrail ile Ticaret: Gizli Rotalar ve Sahte Beyanlar Ortaya Çıktı
İsrail ile Türkiye arasındaki ticaretin gizli yollarla sürdüğü, sahte beyanlarla dolu bir hikaye gün yüzüne çıktı.
Türkiye ve İsrail arasındaki ticaretin gizli yollarla ve sahte belgelerle sürdüğü, bir kaptanın itiraflarıyla gün yüzüne çıktı. 17 yıllık deneyime sahip olan ve ismini vermek istemeyen kaptan, kapatılan radar sinyalleri, değiştirilen gemi isimleri ve Mısır üzerinden İsrail limanlarına taşınan yüklerin arka planını Sol Haber’e anlattı.
Rıza Kaptan, denizcilik kariyerine 17 yılını vermiş bir isim olarak, tankerlerden konteyner gemilerine kadar birçok farklı türde gemide görev yaptı. Bu mesleği, babasından ve dedesinden dinlediği hikayelerle öğrenerek büyüyen Rıza Kaptan, son seferinin hiç de alıştığı deniz hikayelerine benzemediğini ifade ediyor. Bu sefer, dalgalarla değil, gizli rotalar ve sahte belgelerle mücadele etmek zorunda kaldı.
Gizli Rotanın Şok Edici Detayları
Ocak ayının başında, henüz sözleşme detayları netleşmeden, Türkiye’deki Rimenes şirketine ait Panama bayraklı konteyner gemisi Orita’ya katılan Rıza Kaptan, geminin rotasının başlangıçta Mısır’ın İskenderiye limanı olarak belirlendiğini düşündü. Ancak Çanakkale Boğazı’na girdiğinde, varış noktasının aslında İsrail’in Aşdod limanı olduğunu öğrendiğinde büyük bir şaşkınlık yaşadı. Bu durumu, “Şok oldum. Ben İsrail’e gitmek istemiyorum dedim. Ama yerinize biri bulunmadan gemiden ayrılamazsınız” sözleriyle aktardı.
İsrail’in Gazze’de gerçekleştirdiği saldırıların ardından, Türkiye’de halkın en büyük taleplerinden biri, İsrail ile olan ticaretin durdurulmasıydı. Ancak hükümet, bu talebe karşılık vermek için 6 ay bekledi. Bu süreçte, askeri malzemelerden ham çeliğe kadar birçok ürün İsrail’e satıldı. 30 binden fazla Filistinlinin hayatını kaybetmesinin ardından, 9 Nisan 2024’te ticaret kısıtlandı ve 2 Mayıs 2024’te tamamen durdurulduğu açıklandı. Fakat, ticaretin gerçekten kesildiğine dair birçok kanıt bulunuyor.
Rıza Kaptan, geminin isminin nasıl değiştirildiğini şöyle anlatıyor: “Radar sisteminin üst kısmında yer alan kağıtta geminin ismi yazar. Kaptan o kağıdı ters çevirdi. Bir baktım Orita yazmıyor, onun yerine UN Northstar yazıyor. ‘İsrail limanlarında bu ismi kullanacağız’ dedi. Telsiz konuşmalarında hep ikinci ismi söyledik.”
Yalan Beyanlar ve Gizli Yükler
Deniz hukuku, açık denizlerde bir geminin kimliğini ve rotasını gizlemeyi yasaklasa da, Rıza Kaptan’ın bulunduğu gemide tam tersi bir uygulama söz konusuydu. Gemi, Türk makamlarına yalan beyanda bulunarak, son 10 liman bilgilerini İskenderiye olarak bildirdi. Bu bilgiler, geminin gideceği yer, geldiği yer ve taşıdığı yük hakkında kritik öneme sahipti.
Gemi, radar sisteminde günlerce Rodos açıklarında görünürken, aslında İsrail’in Aşdod ve Hayfa limanlarına uğrayarak Rusya’dan alınan yükleri bıraktı. Kayıtlara göre, bu konteynerlerde “avokado” ve “deodorant” bulunuyordu. Ancak mürettebatın mühürlü konteynerleri açma yetkisi olmadığı için, gerçekte ne taşındığı bilinmiyor. Ayrıca, Rusya’da kış aylarında avokado yetiştirme koşullarının uygun olmadığı da biliniyor.
Gemi, İsrail’den yeni yük aldıktan sonra Rusya’ya yöneldi. Rodos açıklarındayken, radar sistemini yeniden aktif hale getirdi.
İsrail ile Ticaret Savaş Ortasında Devam Etti
Şubat ayında, Rusya’dan İsrail’e düzenlenen ikinci sefer için yola çıktığında Rıza Kaptan, ailesinden gelen bir mesajla uyarıldı: “İsrail’de savaş çıktı, Allah rızası için gitme.” 28 Şubat’ta ABD ve İsrail, İran’ı hedef almaya başlamıştı. Gemi Aşdod limanına ulaştığında, Rıza Kaptan kendisini bir savaş ortamında buldu. “Ateş topları uçuyor, füzeler havada çarpışıyor, flaş gibi patlıyor. Liman çalışanları sığınaklara koşarken, mürettebat en güvenli yer olarak düşündükleri makine dairesine sığınıyordu. Ancak bu koşullarda bile ticaret durmuyordu ve bu ticaretin bir ayağı Türkiye’ye uzanıyordu.”
Aşdod ve Hayfa’dan yük alan gemi, rotasını bu kez Türkiye’ye çevirdi ve İzmit’te hem Hayfa hem de Aşdod’dan yüklenen ürünleri bıraktı. Rıza Kaptan, bu süreçte İsrail’den Türkiye’ye ithalat yapıldığını doğruladı. İsrail’in bombalar yağdırdığı günlerde bile iki ülke arasındaki ticaretin devam ettiğini belirtti. Bu ticaretin yapılabilmesi için Türk makamlarının yanıltıldığı ve geminin kimliğinin gizlendiği anlaşılıyor.
Ocak ayı istatistiklerinde, İsrail’den Türkiye’ye yapılan ihracatın sıfır olarak kaydedilmesi, ticaretin durdurulduğu yönündeki resmi açıklamaları çürütüyor. Ticaret Bakanlığı, bu durumu Filistin ile sürdürülen ticaretin İsrail limanları üzerinden yapıldığını belirterek açıklamaya çalıştı. Ancak Rıza Kaptan’ın tanıklığı, bu savunmayı geçersiz kılıyor. Çünkü gemi, Türk makamlarına bildirilen belgelerde İsrail limanlarına uğramamış görünüyor.
Rıza Kaptan, İzmit limanında dilekçesini yazarak gemiden ayrılmayı talep etti ve yerine geçecek bir personel bulundu. Böylece boğazdan geçerken gemiden indi.




