Duma seçimi: Putin savaş gölgesinde ne bekliyor?
Duma seçimi, Ukrayna savaşı sürerken Putin yönetimi için halk desteğini gösterme ve savaş politikalarına meşruiyet kazandırma aracı olarak öne çıkıyor.
Rusya’da Devlet Duması için düzenlenen üç günlük oy verme süreci, Ukrayna savaşının gölgesinde başladı. Siyasi rekabetin daraldığı, ekonomik baskıların arttığı ve seçim sonrasına ilişkin belirsizliklerin büyüdüğü ortamda yapılan Duma seçimi, Kremlin açısından yalnızca parlamentonun oluşumunu belirleyen bir oylama olarak görülmüyor.
Batılı analiz kuruluşları ile bağımsız gözlemciler, sonucu büyük ölçüde öngörülebilir kabul edilen seçimin, yönetim için toplumsal desteği sergileme ve savaş politikalarına meşruiyet kazandırma amacı taşıdığını değerlendiriyor.
Putin yönetimi sandıktan meşruiyet arıyor
Siyasi analistlere göre Kremlin, seçim sonuçlarında ortaya çıkacak yüksek destek oranlarını Ukrayna’daki askeri politikaların toplum tarafından onaylandığının göstergesi olarak sunmayı planlıyor. Bu nedenle Duma seçimi, yönetim açısından iç siyasi kontrolün yeniden teyit edilmesi bakımından önem taşıyor.
Devlet Başkanı Vladimir Putin, seçim öncesindeki televizyon konuşmasında oy kullanma sürecini Ukrayna’daki operasyonlar ve dış baskılara karşı ulusal birlik vurgusuyla ilişkilendirdi. Putin’in 2024 başkanlık seçimlerini kazanarak 2030’a kadar görevde kalmayı güvence altına almasının ardından parlamento oylaması, yönetimin iç cephedeki gücünü göstermeyi amaçlayan bir sınama niteliği taşıyor.
Muhalefetin hareket alanı daraltıldı
İktidardaki Birleşik Rusya partisinin parlamentodaki ezici çoğunluğunu koruması bekleniyor. Savaş karşıtı tutumuyla bilinen liberal Yabloko partisinin seçim listelerinin iptal edilmesi ise muhalif görüşlerin meclise taşınma ihtimalini daha başlangıçta sınırladı.
Komünist Parti ile aşırı sağcı Liberal Demokrat Parti, uzmanlar tarafından “sistem içi muhalefet” olarak tanımlanıyor. Bu partiler bazı iç politika başlıklarında iktidarı eleştirse de dış politika ve savunma konularında Kremlin’in çizgisinden belirgin biçimde ayrılmıyor.
Sürgünde yaşayan muhalif lider Aleksey Navalni’nin eşi Yulia Navalnaya’nın iktidar adaylarına karşı stratejik oy kullanma çağrısı da seçim ortamını değiştirmeye yetmeyebilir. Halk arasındaki ilgisizlik ve uzaktan elektronik oy verme sisteminin yaygınlaştırılması, alternatif kampanyaların etkisini sınırlayan unsurlar arasında gösteriliyor.
Seçim sonrası seferberlik kaygısı
Sandıkların kapanmasının ardından kamuoyunun en önemli gündemlerinden birini yeni bir askeri ya da ekonomik seferberlik ihtimali oluşturuyor. Ukrayna’nın Rusya’nın iç bölgelerine yönelik insansız hava aracı saldırıları bazı kentlerde yakıt sıkıntısına ve rafineri hasarlarına yol açarken, savaşın etkileri sivil yaşamda daha görünür hale geldi.
Uluslararası Stratejik Araştırmalar Enstitüsü uzmanları, askeri ihtiyaçların yeni personel alımını zorunlu kılabileceğini belirtiyor. Ancak Kremlin’in toplumda tepki yaratabilecek geniş kapsamlı bir seferberlik yerine, mevcut yasal düzenlemeler üzerinden kademeli ve seçici celp yöntemlerine başvurabileceği değerlendiriliyor.
Ekonomik alanda ise özel şirketler ile üretim tesislerinin savaş sanayisine daha doğrudan bağlanmasını sağlayacak adımlar gündemde tutuluyor. Moskova’nın Finlandiya sınırındaki tahkimatlarını güçlendirmesi ve NATO kanadındaki askeri yığınağı, Rus yönetiminin seçim sonrasında Batı ile uzun süreli bir yıpratma mücadelesine hazırlandığı yönündeki değerlendirmeleri güçlendiriyor.


