Umudun Evi: Ali Emre’den Gençlere İlham Verici Mesajlar

Ali Emre, Muş Alparslan Üniversitesi’nde gençlere umut ve direniş temalı bir konuşma yaptı.

Şair ve yazar Ali Emre, 14 Mayıs Perşembe akşamı Muş Alparslan Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi’nde bir konuşma gerçekleştirdi. İlim ve Hakikat Arayışı Topluluğu tarafından düzenlenen etkinlik, Tayyip İLBİLGİ adlı öğrencinin açılış konuşmasıyla başladı. Kur’an tilavetinin ardından, Topluluk Danışmanı Erdal Eker, topluluk faaliyetleri hakkında bilgi vererek, umudun, azmin ve imanın Gazze’de somut bir hale geldiğini ifade etti.

Ali Emre, programda emeği geçenlere teşekkür ettikten sonra, gençliğin önemine değinerek konuşmasına başladı. Kimlik ve kişilik sahibi olmanın, hayata genç bir bakış açısıyla yaklaşmanın, gözlem yeteneği kazanmanın ve müslüman bir topluluk içinde yer almanın değerini vurguladı. Emre, ıslah ve inşa çabalarının ancak bu bilinçle gerçekleştirilebileceğini belirtti. Umudun yaralı ve dağınık evini ayakta tutabilmek için, topluluk üyelerinin özgüven sahibi olmaları, daha fazla okumaları ve düşünmeleri gerektiğini ifade etti. Ayrıca, tarih okuması yaparak geleceğe yönelik sağlam bir tasarım oluşturmalarını ve inançlarını dönüştürücü bir özne bilinciyle hareket etmelerini istedi.

Peygamberlerin en önemli özelliğinin tanıklık olduğunu dile getiren Emre, kalbi ve zihni temiz gıdalarla beslemenin, birlikte sevinip acıların paylaşılmasının önemine vurgu yaptı. “Büyük işler genellikle küçük topluluklar tarafından gerçekleştirilmiştir. Bu nedenle, nitelikli ve adanmış insanların sayısını artırmak çok önemlidir.” diyen Emre, insanı olumsuz etkileyen yaklaşımlardan uzak durulması gerektiğini belirtti.

Ali Emre, siyer bilgisinin yeni bir bakış açısıyla ele alınması gerektiğini ifade ederek, Hz. Hatice’nin evi gibi, Erkam Bin Erkam’ın evinin de İslam’ın ilk akademisi olduğunu anlattı. Bu mekânların, gençlerin yetişmesinde önemli bir rol oynadığını belirten Emre, umudun ilk evi olarak bu yerlerin sağladığı enerjiyi ve kardeşliği örneklerle açıkladı. “Hz. Hatice, Hz. Ömer ve Mus’ab Bin Umeyr gibi örnekler üzerinden İslam’ın yüceliğini kanıtlamak mümkündür. Edebiyat ve sanatı bu yönde hareketlendirmeliyiz.” dedi. Gençlere en az bir dil öğrenmeleri, bir spor dalıyla ilgilenmeleri ve bir enstrüman çalmayı öğrenmeleri tavsiyesinde bulundu.

İslam dünyasının geçmişteki ve son yüzyıldaki zaafları ile başarılarını analiz eden Emre, güncel gelişmelere ve Müslümanların mevcut durumuna da değindi. Türkiye’deki insani ve İslami gelişmelere yer vererek, düşmanlık ve çürümeye karşı nasıl direnebileceğimiz konusunda hatırlatmalarda bulundu. Birlik ve kardeşlik içinde küresel bir direnişin nasıl gerçekleştirilebileceği konusunda çıkarımlarını paylaştı. Okumanın ve akletmenin önemini vurgulayan Emre, gençliğin kıymetini bilmenin ve dayanışmanın gerekliliğini ifade etti.

Ali Emre, konuşmasının ikinci bölümünde Filistin direnişine ve özellikle Gazze’ye odaklandı. Gazze’nin, büyük acılara rağmen, bugün tüm insanlık için umudun evi haline geldiğini belirtti. Katliamların yanı sıra oradaki direnişin de gündeme getirilmesi gerektiğini ifade etti. Gazze direnişinin, dünya genelinde birçok insanda etkili olduğunu ve bu direnişin ilham kaynağı olduğunu vurguladı. Genç yaşlı herkesin bu direnişi anlatması gerektiğini belirten Emre, boykotun ve direnişin edebiyata taşınmasının önemine dikkat çekti.

Yusuf suresindeki üç gömlek metaforunu kullanarak, zorluklar içinde devrimci bir bilinçle özgüven sahibi olmanın gerekliliğine değinen Ali Emre, konuşmasını Gazze için yazdığı ‘Cellâtlara Direnen Şehir’ şiirini seslendirerek tamamladı. Program, soru-cevap kısmıyla sona erdi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu