Sema Karakoca cinayeti: 16 yıl sonra bile sır perdesi aralanamadı

Sema Karakoca’nın cinayeti üzerinden 16 yıl geçmesine rağmen sır perdesi hala aralanamadı. Olayın bilinmeyen detayları ve gelişmeler burada.

Bir doğum günü kutlaması, ardından gelen esrarengiz bir kayboluş ve 13 gün sonra bir dere yatağında bulunan parçalanmış bir ceset… 19 yaşındaki üniversite öğrencisi Sema Karakoca’nın cinayeti üzerinden 16 yıl geçmesine rağmen hala aydınlatılamadı. Türkiye’nin en sarsıcı faili meçhul cinayet dosyalarından biri olan bu olayın bilinmeyen detayları, hala merak konusu.

Yıl 2011, tarih 15 Şubat. Bursa Uludağ Üniversitesi Felsefe Bölümü 1. sınıf öğrencisi Sema Karakoca, 19. doğum gününü arkadaşlarıyla kutluyordu. O akşam, neşeli ve umut dolu bir atmosferde geçen kutlama, kimseye yıllarca çözülemeyecek bir cinayet dosyasının başlangıcını haber vermiyordu.

Ertesi gün, 16 Şubat sabahı, Sema, Görükle Mahallesi’ndeki öğrenci yurdunu saat 11.30 civarında terk etti. Bu sıradan çıkış, onun hayatta görüldüğü son anlardan biri olarak kayıtlara geçti. Akşam saatlerinde yurda dönmeyince, yurt yönetimi durumu polise bildirdi. Ancak Sema, o sabah yurttan çıkmış ve bir daha geri dönmemişti.

Kayboluşuyla ilgili ilk arama çalışmaları sessiz sedasız başladı. Anne Emine ve baba Mehmet Ali Karakoca, Ankara’dan Bursa’ya gelerek arama faaliyetlerine katıldılar. Ancak, Sema’nın nerede olduğu ve başına ne geldiği sorularına yanıt bulunamıyordu. 13 gün süren arama çalışmalarının ardından, 1 Mart 2011’de Nilüfer ilçesine bağlı Badırga Köyü yakınlarındaki bir dere yatağında genç bir kadının cesedi bulundu. İlk incelemelerde, cesedin Sema Karakoca’ya ait olduğu belirlendi, zira vücudunda ağır tahribatlar ve kesik bacaklar vardı.

Baba Mehmet Ali Karakoca, morgda karşılaştığı cesedin Sema’ya ait olmadığına inanmak istedi ama DNA testleri, acı gerçeği ortaya koydu. Bu durum, sadece Karakoca ailesini değil, tüm Türkiye’yi derinden etkiledi. Soruşturma, jandarma tarafından devralındı ve olay yeri titizlikle incelendi. Ancak katilin izine ulaşmak için yapılan çalışmalar sonuç vermedi.

Olay yeri inceleme ekipleri, cesedin bulunduğu yerin çevresinde her türlü delili aradı. Kesik bacaklar ve cinayette kullanılan aletlerin bulunması için geniş çaplı arama çalışmaları yapıldı, ancak hiçbir sonuca ulaşılamadı. Olayın vahşeti, otopsi raporlarıyla daha da açığa çıktı. Genç kızın vücudunda yapılan incelemeler, cinayetin sıradan bir öfke sonucu işlenmediğini gösteriyordu.

Jandarma, Sema’nın cep telefonunun son sinyal verdiği baz istasyonunu belirleyerek, bu bölgedeki telefon hareketlerini inceledi. Ayrıca, Sema’nın kaybolmadan önce bir bankamatikten para çektiği görüntüler de soruşturma dosyasına eklendi. Ancak, bu bilgiler katilin kimliğini açığa çıkarmak için yeterli olmadı.

Soruşturma sürecinde, Sema’nın erkek arkadaşı ve çevresindeki birçok kişi gözaltına alındı. Ancak delil yetersizliği nedeniyle serbest bırakıldılar. Yıllar içinde cinayet dosyası zaman zaman yeniden değerlendirildi, fakat yeni bir somut delil elde edilemedi. Sema’nın ailesi, yıllarca süren mücadelelerine rağmen kızlarının katilinin bulunmasını bekliyor.

Bugün, Sema Karakoca cinayeti dosyası, hala Bursa Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği’nin çalışma dosyaları arasında yer alıyor. Yetkililer, ortaya çıkabilecek en küçük yeni bulgunun bile soruşturmanın seyrini değiştirebileceğine inanıyor. Aile ise, yıllardır olduğu gibi bugün de katilin adalet önüne çıkarılmasını bekliyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu