Türkiye’de Babalık Anlayışı: Zaman ve İlgi Ön Planda
Areda Survey’in araştırması, Türkiye’de babalığın maddi destekten çok zaman ve ilgi ile tanımlandığını ortaya koydu.
Areda Survey tarafından gerçekleştirilen Babalar Günü araştırması, Türkiye’deki babalık algısının maddi destekten ziyade duygusal yakınlık ve zaman ayırma üzerine kaydığını ortaya koydu. Araştırmaya katılan 1.100 kişi, iyi bir babanın tanımında artık maddi güçten çok, çocuklarına ayırdığı zaman ve gösterdiği sevgi ile güvenin öne çıktığını belirtti.
Katılımcıların %85,9’u, bir babanın yüksek gelir sahibi olmasından ziyade, çocuğuna zaman ayırmasının daha değerli olduğunu ifade etti. Bu bağlamda, iyi bir babanın en önemli özelliği olarak zaman ayırmayı görenlerin oranı %35,1, sevgi göstermeyi öncelikli olarak değerlendirenlerin oranı %32,2, güven vermeyi öne çıkaranların oranı ise %17,2 olarak belirlendi. Aile bütçesini sağlama konusunda iyi babalığı tanımlayanların oranı ise yalnızca %8,5’te kaldı.
Kadınların %39,7’si, iyi bir babalığın temel ölçütü olarak çocuğa ayrılan zamanı değerlendirirken, erkeklerde bu oran %30,5 olarak tespit edildi. Araştırmanın dikkat çeken bulgularından biri, katılımcıların %85,9’unun, bir çocuk için babanın zaman ayırmasının yüksek gelirden daha değerli olduğunu belirtmesiydi. Yüksek gelir tercih edenlerin oranı ise %14,1’de kaldı. Kadınlarda bu oran %90,8, erkeklerde ise %81 olarak kaydedildi.
Günümüz çocuklarının en çok istediği baba modeli, katılımcıların %40,6’sına göre, kendileriyle vakit geçiren babalardı. Maddi destek sağlayan baba %26,1 ile ikinci, çocuğunu dinleyen baba ise %22,9 ile üçüncü sırada yer aldı. Kadınların %52,1’i çocukların en çok birlikte zaman geçirebilecekleri bir baba istediğini düşünürken, erkekler arasında %34,5 ile maddi destek sağlayan baba seçeneği öne çıktı.
Araştırma, günümüz babalarının çocuklarıyla daha yakın ve arkadaşça bir ilişki kurduğunu gösteriyor. Katılımcıların %52’si, günümüz babalarının çocuklarına karşı daha arkadaşça davrandığını, %37,4’ü daha ilgili olduklarını, %10,6’sı ise daha paylaşımcı hale geldiklerini belirtti. Ancak, babaların sevgilerini çocuklarına ne ölçüde gösterebildiği konusunda katılımcıların %48,4’ü ‘kısmen’ yanıtını verdi. Babaların sevgilerini yeterince gösterebildiğini düşünenlerin oranı %28,3 olurken, %23,4’lük kesim bu görüşe katılmadı. Sevginin ancak kısmen gösterilebildiğini düşünenlerin oranı erkeklerde %52,6, kadınlarda ise %44,1 olarak ölçüldü.
Araştırmaya katılanların %57,4’ü, bugünün babalarının kendi babalarından daha iyi bir baba profili çizdiğini düşünüyor. Bu görüşe katılmayanların oranı %31,8, iki kuşak arasında belirgin bir fark bulunmadığını ifade edenlerin oranı ise %10,8 olarak belirlendi. Bugünün babalarını önceki kuşaktan daha iyi bulanların oranı kadınlarda %69,6, erkeklerde ise %45,5 olarak kaydedildi.
Babalık anlayışında bir değişim gözlemlense de, ekonomik sorumluluklar Türkiye’deki babaların en büyük sorunları arasında yer almaya devam ediyor. Katılımcıların %47,8’i Türk babalarının en büyük sorununun ekonomik yük olduğunu belirtti. Aile içi iletişim %17,3 ile ikinci, çocuklara yeterince zaman ayıramamak ise %15,2 ile üçüncü sırada yer aldı. İş stresini en önemli sorun olarak görenlerin oranı ise %12,7 oldu. Ekonomik yükü ilk sıraya koyanların oranı erkeklerde %57,1, kadınlarda %38,5 olarak ölçüldü. Kadınların %27,4’ü ise aile içi iletişimi babaların yaşadığı en önemli sorunlardan biri olarak değerlendirdi.
Araştırmada katılımcılara Babalar Günü’nde bir babayı en çok neyin mutlu edeceği soruldu. Katılımcıların %42,6’sı ailesiyle bir arada olmanın babaları en fazla mutlu edecek unsur olduğunu belirtti. Hatırlanmak ve aranmak %36 ile ikinci, çocuğuyla vakit geçirmek ise %16,2 ile üçüncü sırada yer aldı. Bir babanın en çok ailesiyle birlikte olmaktan mutluluk duyacağını düşünenlerin oranı kadınlarda %48,7, erkeklerde %36,4 oldu. Araştırmanın sonuçları, Türkiye’de babalığın giderek maddi imkânlardan çok çocukla geçirilen zaman, kurulan iletişim ve gösterilen sevgi üzerinden değerlendirildiğini ortaya koydu.
Araştırma, 15-19 Haziran 2026 tarihleri arasında Türkiye genelini temsil eden 1.100 kişinin katılımıyla gerçekleştirildi. Çalışmada Areda Survey’in Profil Bazlı Dijital Paneli kullanıldı ve veriler CAWI (Bilgisayar Destekli Web Anketi) yöntemiyle toplandı.




