David Petraeus: Uyum sağlamayan büyük güçler geriler

David Petraeus, Ukrayna savaşının yeni nesil çatışmaları gösterdiğini belirterek Batı ordularını teknoloji, strateji ve kurumsal uyum konusunda uyardı.

Eski CIA Direktörü ve ABD Merkez Kuvvetler Komutanı David Petraeus, Birleşik Krallık Lordlar Kamarası’nda yaptığı konuşmada, savaş yöntemlerinin hızla değiştiğini ve Batı ordularının bu dönüşüme ayak uydurmakta zorlandığını söyledi. Petraeus’a göre büyük güçler, yalnızca cesaret ya da kaynak eksikliği nedeniyle değil, değişen koşullara uyum sağlayamayan kurumları yüzünden gerileme riski taşıyor.

Ukrayna’daki savaşı 21. yüzyılın askeri dönüşümünü gözlemlemek açısından önemli bir alan olarak nitelendiren David Petraeus, geleneksel tank ve topçu birliklerinin sürekli gözetleme, hassas saldırılar ve insansız sistemler karşısında daha kırılgan hale geldiğini belirtti. Kara, hava ve denizde uzaktan kumandalı araçların kullanımının arttığını kaydeden Petraeus, bu sistemlerin cephede insan gücünün rolünü giderek değiştirdiğini ifade etti.

Petraeus, gelecekte tam otonom araçların devreye girmesiyle insansız operasyonların çok daha büyük ölçeklere ulaşabileceği uyarısında bulundu. İnsan pilotların sayısıyla sınırlı olmayan sistemlerin, mevcut savunma kapasitesini aşabilecek yoğunlukta araç sürülerinin kullanılmasına imkân tanıyabileceğini söyledi.

Askeri üstünlüğün yalnızca gelişmiş teknolojiye sahip olmakla elde edilemeyeceğini vurgulayan eski komutan, asıl belirleyici unsurun bu teknolojiyi ilk ve etkili biçimde kullanabilmek olduğunu dile getirdi. Orduların teşkilat yapısını ve savaş anlayışını yeni şartlara göre değiştirmemesi halinde, yüksek savunma bütçelerinin tek başına sonuç vermeyeceğini belirtti.

David Petraeus, İngiltere ve ABD’nin savunma kurumlarının geçmiş dönemler için oluşturulmuş plan ve yapıları günümüz çatışmalarına uyarlaması gerektiğini söyledi. Büyük güçlerin çoğu zaman kaynak yetersizliği nedeniyle değil, yeni bir dönemin gerektirdiği değişime direnç gösterdikleri için çöktüğünü ifade eden Petraeus, rakipleri farklı yöntemlerle savaşırken eski konseptleri geliştirmeye devam etmenin ciddi bir risk oluşturduğunu kaydetti.

Konuşmasında Afganistan’dan çekilme sürecine de değinen Petraeus, yerel ordunun dış desteğe ne ölçüde bağımlı olduğunun bu dönemde ortaya çıktığını anlattı. ABD ve koalisyon güçlerinin ülkeden ayrılmasıyla birlikte, Afgan ordusuna ait uçak ve helikopterlerin bakımında görev yapan 15 binden fazla Batılı sözleşmeli personelin de sahadan çekildiğini belirtti.

Bakım ve lojistik desteğin kesilmesinin, yaklaşık 35 bin kişiden oluşan Afgan özel kuvvetlerinin hareket kabiliyetini ciddi biçimde azalttığını söyleyen Petraeus, bu birliklerin ülke genelindeki saldırılara karşı hava desteğine ve hızlı sevkiyata dayandığını ifade etti. Hava hareketliliğinin ortadan kalkmasıyla özel kuvvetlerin diğer birliklere destek veremediğini belirten eski CENTCOM Komutanı, bu kapasite kaybının Afgan ordusunun çözülmesini hızlandırdığını dile getirdi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu