Mahkeme Kararının Uygulanmaması Kamu Zararı Sayıldı

Mahkeme kararının uygulanmaması nedeniyle ödenen manevi tazminat ve yargılama giderlerinin kusurlu kamu görevlilerine rücu edilmesi kararlaştırıldı.

Sayıştay Temyiz Kurulu, idare mahkemesi tarafından verilen yürütmenin durdurulması kararının uygulanmaması sonucunda ödenen manevi tazminat ile yargılama giderlerinin kamu zararı oluşturduğuna karar verdi. Kurul, oluşan zararın kusurlu kamu görevlilerinden tahsil edilmesi gerektiğini belirtti.

Karara konu olayda, idare mahkemesinin yürütmenin durdurulmasına ilişkin hükmü yerine getirilmedi. Bunun üzerine ilgili kişi lehine manevi tazminata karar verildi. Tazminat ve mahkeme masrafları üniversite bütçesinden karşılandı. Sayıştay ise yapılan ödemelerin, sorumluluğu bulunan görevlilere rücu edilmesi gerektiği sonucuna vardı.

Sayıştay kararının ayrıntıları

Karar, Sayıştay Temyiz Kurulu tarafından 17 Nisan 2019 tarihli ve 46125 tutanak numaralı kararla verildi. Dosyanın numarası 44427, ilgili denetim dairesi ise 2. Daire olarak kayıtlara geçti.

Yasal sorumluluğun dayanağı

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 12. maddesine göre, memurun kasıt, kusur, ihmal veya tedbirsizliği nedeniyle idare zarara uğrarsa, zarar rayiç bedel üzerinden ilgili personelden tahsil edilebiliyor.

Kanunun 13. maddesi ise kamu görevlilerinin görevleriyle bağlantılı olarak kişilere verdikleri zararlar bakımından davanın doğrudan personel aleyhine değil, kurum aleyhine açılmasını öngörüyor. Bununla birlikte kurumun, genel hükümler çerçevesinde sorumlu personele rücu etme hakkı saklı tutuluyor.

Memurların devlete ve kişilere verdiği zararların belirlenmesi, takip edilmesi ve amirlerin sorumluluklarının düzenlenmesine ilişkin yönetmelik de bu süreçte uygulanacak usul ve esasları ortaya koyuyor.

Kararların uygulanmaması da sorumluluk doğuruyor

Sayıştay’ın değerlendirmesi, kamu görevlilerinin yalnızca yaptıkları işlemlerden değil, yerine getirmeleri gereken işlemleri yapmamalarından da sorumlu tutulabileceğini ortaya koyuyor. Bu kapsamda mahkeme kararının uygulanmaması, idarenin tazminat ve diğer yargılama giderleriyle karşılaşmasına yol açtığında kişisel mali sorumluluk gündeme gelebiliyor.

Kararın gereği gibi veya süresi içinde yerine getirilmemesi sonucunda ödenen manevi tazminatın yanı sıra faiz, yargılama giderleri ve vekâlet ücreti de şartların oluşması halinde rücu kapsamında değerlendirilebiliyor.

İdare kararları ne zaman uygulamak zorunda?

Anayasa’nın 138. maddesi ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28. maddesi, idareyi mahkeme kararlarının gereklerini gecikmeksizin yerine getirmekle yükümlü kılıyor. Kanunda bu işlemler için öngörülen süre 30 gün olarak belirtiliyor.

Yürütmenin durdurulması kararları bakımından da kararın uygulanması için kesinleşmesinin beklenmesi gerekmiyor. Sürenin geçirilmesi veya kararın eksik uygulanması, olayın özelliklerine göre idari, cezai ve mali sorumluluk doğurabiliyor. Bu nedenle kamu yöneticilerinin tebliğ edilen kararları zamanında takip etmesi, gerekli işlemleri belgeleyerek yürütmesi ve tereddüt halinde hukuk birimlerinden yazılı görüş alması önem taşıyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu